Afrika’nın en büyük yağmur ormanlarının sahibi; Demokratik Kongo Cumhuriyeti

KongoT1Yeraltı rezervleri, yağmur ormanları ve akarsu kaynakları ile birçok doğal zenginliğe sahip Afrika’nın yüzölçümü bakımından 3. büyük ülkesi Demokratik Kongo Cumhuriyeti, 1980’li yıllardan itibaren ekonomisinde çok sayıda sorunla mücadele etse de halen kıtanın kalbi durumunda.

Madencilik, mobilya, balıkçılık ve havacılık sektörlerinde Türk yatırımcılara fırsatlar sunan ülke, Türk ağaç makine imalat ve ihracatçıları için de önemli bir pazar. Zengin ormanları nedeniyle ağaç işleme makinelerine talebin yoğun olduğu Demokratik Kongo Cumhuriyeti, barındırdığı potansiyel ile Türk firmaları tarafından keşfedilmeyi bekliyor.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti çok verimli topraklara, zengin doğal kaynaklara, dünyadaki en büyük yağmur ormanlarına, büyük maden ve mineral rezervleriyle hidroelektrik üretim potansiyeline sahip bir Afrika ülkesi.  Elmas ve altının yanı sıra stratejik önemi olan koltan, uranyum gibi madenler ülkenin yeraltı zenginliklerini oluşturuyor. Ayrıca akarsular bakımından dünyanın en büyük havzalarından birine ev sahipliği yapan ülke, orman ürünlerinden de önemli miktarda gelir elde ediyor. Ülkede konuşlandırılmış Birleşmiş Milletler personelinin ve iş nedeniyle bulunan yabancıların sayısı 10 binleri bulmuş durumda. Bu da başlı başına bir alım gücü doğuruyor ve kalabalık nüfus göz önünde bulundurulduğunda önemli bir ticaret potansiyeli yaratıyor. Tüm bunlara rağmen Demokratik Kongo Cumhuriyeti dünyadaki en fakir ülkeler listesinin ilk sıralarında yer alıyor. Doğal kaynağı bol bir ülke olan Demokratik Kongo’nun ticaret fazlası vermesi beklenirken, kargaşa ve iç savaş 1990’ların ortalarından itibaren ülkenin ticaret hacminin son derece küçülmesine ve sürekli ticaret açığı vermesine sebep oldu. 1960 yılında bağımsızlığını kazandığında Güney Afrika’dan sonra Afrika kıtasının en çok endüstrileşmiş ikinci ülkesi iken ekonomisi 1980’lerin ortalarından sonra gerileyen Demokratik Kongo; enflasyon, yolsuzluk, istikrarsızlık, açık olmayan ekonomik ve mali politikalar, belirsiz hukuki altyapı gibi mevcut problemlerle mücadelesini sürdürüyor. 1996 yılından sonra başlayan iç savaş nedeniyle ulusal üretimin ve gelirin düşmesi, dış borcun artması gibi sorunlar da yaşayan ülkede; bugün kayıt dışı ekonominin büyüklüğünün resmi GSYİH’nın neredeyse dokuz katına ulaştığı tahmin ediliyor. Birkaç çok uluslu şirket haricinde ülkede faaliyet gösteren birçok şirket, operasyonlarının bir kısmını halen kayıt dışı yapıyor.

Hükümet milli geliri artırmayı hedefliyor

IMF’nin Demokratik Kongo Cumhuriyeti için üç yıllık genişletilmiş kredi uygulaması Aralık 2012’de sona erdi. Buna göre hükümetin sıkı mali politika sürdürmesi, enflasyonu düşürmesi ve yapısal reformları gerçekleştirmesi amaçlandı. Önümüzdeki dönemde hükümetin üzerinde önemle durduğu bir diğer hususu, milli gelir artışını temin etmek oluşturuyor. Bu çerçevede, yakın zaman önce hayata geçirilmiş olan KDV uygulamasının geliştirilmesi bekleniyor. Ayrıca vergi muafiyetlerini modernleştirmek, vergileri daha verimli ve etkin hale getirmek, gümrükleri modernize etmek ve madencilik sektörünün milli gelire katkısını artırmak da amaçlanıyor. Ancak, maalesef bugüne dek hükümetin bu konudaki çabaları ancak sınırlı bir düzeyde kaldı. Yabancı yatırımlarda da hedeflenen düzeyde bir artış olmayınca, harcamaların artması ile bütçe açığının giderek büyüdüğü görülüyor.

Demokratik Kongo Merkez Bankası’nın ise en önemli hedefi enflasyonu kontrol altında tutabilmek. Merkez Bankası 2013 yılında bu hedefini gerçekleştirdi. 2011 yılı sonunda yüzde 20 olan enflasyon oranı, 2013 yılı Kasım ayı sonu itibarıyla yüzde 2’ye düştü. Bu oran son 10 yılda gerçekleşen en düşük enflasyon oranı oldu. Bununla beraber, hükümet bir dönem borçlanma maliyetlerini karşılayabilmek amacı ile faizleri düşük tuttu, bu da düşük enflasyon için gerekli olan sıkı para politikasının bir süre daha uygulanamayacağını gösteriyor.

İthalat ve ihracat listesinin başında Çin var

2001 yılından sonra her yıl ortalama yüzde 6 büyüyen ülkenin başkenti olan Kinşasa, en az 10 milyon kişilik nüfusuyla ülkenin ticaret, sanayi ve yönetim merkezi durumunda. Ülkenin dış alımının ve maden dışı dış satımının büyük bölümü batıdaki Aşağı Kongo Bölgesi’nde bulunan ülkenin en önemli limanı Matadi Limanı üzerinden gerçekleştiriliyor. Ülkede elmas, altın, bakır, kobalt, demir, koltan, uranyum, çinko ve gümüş gibi madenler çıkartılıyor. İhracatın yarısından fazlasını, başta elmas olmak üzere madenler oluşturuyor.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin ekonomisi, hammadde ihracatına dayalı bir ekonomi. Buna rağmen, Kongo’da ihracatçılar için herhangi bir teşvik ya da devlet yardımı yok. Hatta ülkeden ihracat yapmak ülkeye ithalat yapmaktan çok daha zor bir prosedüre tabi. Pek çok devlet kuruluşu, birbirinden bağımsız olarak ihracat sürecine müdahale edebiliyor. 2014 yılında ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 13, ithalatı ise yine bir önceki yıla göre yüzde 8 oranında gerileyen Demokratik Kongo’nun en önemli ihraç mallarını elmas, ham petrol, kobalt, bakır ve kahve oluşturuyor. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin ithalatındaki en önemli malları ise işlenmiş gıda, madencilik ve diğer makineler, ulaşım teçhizatı ve yakıt teşkil ediyor. Toplam ihracatının yüzde 40’ını Çin’e yapan Demokratik Kongo’nun 2014 yılında en önemli tedarikçileri arasında ise Çin, Güney Afrika, Zambiya ve Belçika bulunuyor.  Demokratik Kongo, son yıllarda yeniden şehirleşme ve yapılaşma süreci yaşıyor.  Bu anlamda da özellikle inşaat sektörü açısından geniş bir potansiyelin olduğu ülkede, mobilya yatırımları ve ihracatı mümkün. Enerji konusunda, ülkede bakır olduğundan hidroelektrik santral kurmak isteyenler için imkanların olduğu ülkede, iş yapan irili ufaklı Türk firmaları var. Bu firmalar inşaat sektörü ağırlıklı olmak üzere tekstil ve mobilya sektörlerinde de faaliyet gösteriyor.

KongoT4 KongoT5

İki ülke arasındaki ticari denge 2012’de bozuldu

Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne ihracatımız, barış sürecinin başlamasıyla bir artış seyri gösterdi ve 2012 yılı sonunda 23,9 milyon dolar düzeyine ulaştı. Ancak yine de bu rakam, gümrüklerdeki yolsuzluklar, birçok Türk ürününün Belçika, Birleşik Arap Emirlikleri ve Güney Afrika Cumhuriyeti gibi üçüncü ülkeler üzerinden Demokratik Kongo Cumhuriyeti pazarına sokulması ve bavul ticaretinin de resmi rakamlara dahil edilememesi nedenlerinden ötürü gerçek ticaret seviyesini yansıtmıyor.

Son 10 yılın verilerine göre, iki ülke arasındaki ticarette sürekli olarak ülkemiz lehine bir trend söz konusu iken 2012 yılından itibaren bu denge bozuldu ve 2014 yılında 157 milyon dolarlık bir dış ticaret açığı oluştu. Dış ticaret açığının en önemli sebebi, 2014 yılında gerçekleştirilen 196 miyon dolarlık “Rafine edilmiş bakır ve bakır alaşımları (ham)” ithalatı oldu.

Demokratik Kongo’ya ihracatımız 41 milyon dolar

Demokratik Kongo’nun ithalatında Türkiye’nin payı yüzde 0,6 ile oldukça düşük. 2014 yılında Türkiye’nin Demokratik Kongo’ya ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 4 oranında artış göstererek 41 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylece Türkiye, Demokratik Kongo’nun ithalat yaptığı ülkeler sıralamasında 20. sırada yer aldı.

İthalatımız yüzde 214 arttı 198 milyon dolar oldu

Türkiye 2014 yılında Demokratik Kongo’nun toplam ihracatında 7. sırada yer alıyor. Türkiye’nin Demokratik Kongo’dan ithalatı 2014 yılında bir önceki seneye göre yüzde 214 artış göstererek 198 milyon dolar olarak gerçekleşti. Demokratik Kongo’dan ithalatımızın tamamına yakınını rafine edilmiş bakır ve bakır alaşımları (ham) oluşturuyor. Ayrıca kereste ithalatı da yapılıyor. Pazar payımızın artırılması ve bölgeye yönelik yeni ihracat imkanlarının oluşturulması amacıyla yapılacak çalışmalarda; mobilya, madencilik, kimyasallar, inşaat malzemeleri, müteahhitlik,  orman ürünleri, otomotiv yedek parça, makine sanayi, tarım alet ve makineleri başta olmak üzere uluslararası standartlara uygun ürünleri ihraç eden firmalarımız açısından önemli bir potansiyel bulunuyor.

KongoT6

Orman zenginliği sektör için büyük potansiyel

Afrika kıtasının günümüzde hala var olan en büyük yağmur ormanlarının bulunduğu, tropik iklim ağaçlarının tomruk ihracatçılarından olan Demokratik Kongo Cumhuriyeti, ağaç işleme makinelerinin her alt sektörü için önemli bir pazara sahip bulunuyor.

Afrika kıtasının en büyük ülkelerinden Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin topraklarında akan kıtanın, ikinci en büyük nehri Kongo Nehri bulunuyor ve bir anlamda ülkenin omurgasını oluşturuyor.  Ekvator iklimi nedeniyle aşırı derecede yağmur alan ülkenin sınırları içinde Afrika kıtasının günümüzde de hala var olan en büyük yağmur ormanları bulunuyor. Bitki örtüsü ve yaban hayat açısından zengin çeşitliliğe ve doğal alanlara sahip olan ülkenin toprakları tropikal yağmur ormanlarına sahip Kongo Havzası’nın neredeyse yüzde 60’ını kaplıyor. Bu tür ormanlarda daha çok uzun ve ince gövdeye sahip, sert yapraklı kauçuk ağacı, tik ağacı, mahagoni ağacı gibi ağaçlar göze çarpıyor. Nemli savan alanlar daha kurak savan alanlarına geçişlerde ise akasya ağaçları görülüyor. Orman zenginliği açısından dünyanın en önemli ülkelerinden biri olan Demokratik Kongo Cumhuriyeti, aynı zamanda Afrika kıtasının orman endüstrisi ve ağaç ihracatında da etkin bir yere sahip. Ağaç yoğunluğuna bağlı olarak ağaç işleme makinelerine olan talebin de yüksek olduğu Afrika, 2014 yılında dünyadan 232,103 milyon dolarlık ithalat yaptı. Türkiye’nin aynı yıl Afrika’ya ağaç işleme makineleri ithalatı 11,657 milyon dolar oldu. Bu rakamlardan da görüleceği üzere Türkiye ağaç işleme makineleri sektörü Afrika kıtasındaki potansiyeli tam anlamıyla değerlendiremiyor. Aynı durumun Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile de yaşandığını belirten sektör yetkilileri, ağaç işleme makinelerinin her alt sektörü için bu ülkede önemli bir pazar olduğunu vurguluyor. Yurt dışı yayınlardan alınan bilgiye göre; Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin 2014 yılında Türkiye’den ağaç işleme makineleri ithalatı sadece 1,5 milyon dolar olarak gerçekleşti.  Ağaç ile ilgili her türlü makineye ihtiyaç duyan Demokratik Kongo Cumhuriyeti, bu rakamlardan da anlaşılacağı üzere, barındırdığı potansiyel ile Türk firmaları tarafından keşfedilmeyi bekliyor.

KongoT3

İthalat Rejimi Hakkında

Demokratik Kongo yönetimi ülkeye getirilmek istenen ve belli bir miktarın üzerindeki her malın yüklenmesinden önce kontrol edilmesi için bir program yürütüyor. İhracatçı, göndereceği malların detaylı tarifini Demokratik Kongo otoriteleri tarafından kontrol edilmesine onay verdiğini gösteren bir belgeyle birlikte Kongo Kontrol Ofisi’ne (OCC) gönderiyor. OCC gelen malın miktarını, kalitesini ve fiyatını kontrol ediyor. OCC’nin verdiği yükleme öncesi izin sertifikası ve malların kontrol edildiğine ilişkin belge olmaksızın ülkeye gelen mallar, tekrar incelenmeye tabi tutulmakta ve malların F.O.B değerinin yüzde 40’ı oranında cezaya tabi olmakta. Hem OCC hem de Gümrük Teşkilatı (OFIDA) hazırlanması gereken tüm dokümanlar Fransızca olarak isteniyor. Söz konusu kontrol belgesinin yanı sıra fatura, malların listesi, nakliye faturası, ithalat lisansı, sigorta sertifikası ve menşei sertifikası da istenen belgeler arasında. İthalat lisansları, OCC’nin standartları doğrultusunda ticari bankalar tarafından sağlanıyor. Petrol ürünleri ithalatında ise özel bir lisans gerekiyor. Ülkeden transit geçip başka ülkeye gidecek mallar herhangi bir vergiye tabi değil; fakat bazı harç, muamele ücreti ve banka ücretleri mevcut.

İş adamlarının pazarda dikkat etmesi gereken hususlar

KongoT2a-Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde para transferlerinde yaşanan güçlükler ve dolandırıcılığın yaygın olması Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile ikili ticaretimizde karşılaşılan en önemli sorunlardan biridir. Ayrıca, ülkemizden gönderilen malların Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne normalden çok daha uzun sürede ulaşmasından dolayı güçlükler yaşanmaktadır.

-Yerel halk, ülkede yıllarca süren savaşların, siyasi çalkantı ve ekonomik istikrarsızlıkların sorumlusu olarak

yabancıları, özellikle de Batılıları görmektedir. Bu durum, ülkeye ilgi duyacak iş çevrelerimizin mutlaka dikkate alması gereken toplumsal bir risk faktörüdür.

-Yasal güvenceler, ticari mevzuat ve diğer usuller konusunda Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin bir hukuk

devleti olmadığının her zaman hatırda tutulması yerinde olacaktır. Ayrıca, Demokratik Kongo’da devletle iş yapmayı hedefleyen iş çevrelerimiz için, devletin sürekli darboğazda olduğunu ve ödemeleri konusunda her zaman sıkıntı çektiğini belirtmekte fayda görülmektedir.

-Demokratik Kongo’nun resmi dili, işadamlarının ve hükümet yetkililerinin konuştuğu dil olan Fransızcadır. Demokratik Kongo Cumhuriyeti

pazarında iş yapabilmenin ön koşullarından birisi de Fransızca bilmek ya da bir tercümanla çalışmaktır. İngilizce yaygın olarak kullanılmamaktadır.

-Ülkede kablo bazlı telefon altyapısı son derece zayıftır, buna rağmen cep telefonu kullanımı gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır.

-İstanbul’dan Kinşasa’ya THY ile direkt uçuş bulunmaktadır.