Altermak Ortağı Mustafa Acıpayamoğlu: “Türkiye makine mezarlığına dönüşmemeli”

Türkiye’deki mobilya üreticilerinin artık bütün dünyaya mal ihraç eder duruma geldiğini ve bu nedenle AB ülkelerindeki rakipleri gibi yüksek teknolojiyi kullanmak istediklerini aktaran Mustafa Acıpayamoğlu, “Sektördeki firmalara mümkün olduğu kadar kaliteli şirketlerle anlaşma ve işbirliği yapıp Türkiye’ye kaliteli ürün satmalarını öneriyoruz. Türkiye’yi makine mezarlığına dönüştürmeden makine sektörünün kalitesini korumak adına daha iyi ürünler getirilmesini tavsiye ediyoruz” dedi.

Ahşap sektöründe 1995’ten bu yana boya sistemleri, panel ebatlama, kenar bantlama, çoklu delik, pres makineleri gibi muhtelif makinelerin satışıyla hizmet veren Alternatif Makina’nın (Altermak) iki kurucu ortağından birisi olan Mustafa Acıpayamoğlu, Türkiye’nin son yıllardaki gelişimini değerlendirerek, teknoloji kullanımını başarılı bulan bir işadamı. Avrupa’daki büyük üretici firmaların kullandığı teknolojilerin aynı şekilde Türkiye’de de kullanıldığını söyleyen Acıpayamoğlu, bunda sektörden gelen talebin de çok etkili olduğunu belirtiyor. Türkiye’deki mobilya üreticilerinin artık bütün dünyaya mal ihraç eder duruma geldiğini ve bu nedenle AB ülkelerindeki rakipleri gibi yüksek teknolojiyi kullanmak istediklerini aktaran Acıpayamoğlu, “Bu gerçeği sektörün çok iyi değerlendirmesi ve buna göre üretim ve ithalat yapması gerekiyor. Ahşap sektörüne makine satışı hizmeti veren firmalarımız yurt içi ve yurt dışı fuarları takip ederek son teknolojileri ve pazara yansıtmalılar. Sektördeki firmalara, mümkün olduğu kadar kaliteli firmalarla anlaşma ve işbirliği yapıp Türkiye’ye kaliteli ürün satmalarını öneriyoruz. Türkiye’yi makine mezarlığına dönüştürmeden makine sektörü kalitesini korumak adına daha iyi ürünler getirilmesini tavsiye ediyoruz” diyor.

Ahşap sektöründe hizmet verenin de hizmet alanın da personel eğitimine yönelik çalışmalarını sürekli kılmaları gerektiğine de değinen Acıpayamoğlu, sektördeki firmaların mevcut personelin teknik eğitim seviyelerini artırıp, müşterilerin mağdur olmasını önlemek için teknik ekiplerine önem vermeleri gerektiğini vurguluyor. “Mobilya üreticisi firmaların bünyelerindeki en az teknik lise mezunu elemanların, yüksek makine teknoloji CNC makinelerini kullanmaları gerekir. Satıcı firmaların da ilk montaj kurulum anında makinenin kurulumunu hatasız yapıp bu makinenin kullanıcılarına kusursuz eğitim vermeleri gerekiyor. Öte yandan eğitim verilen personelin sık sık değişmemesi de başka önemli bir nokta. Tecrübe sahibi, konuyu bilen, eğitim sürecini tamamlamış ve hakim olan birisinin çıkarılıp yerine yeni birisinin getirilmesi firma verimliliğini olumsuz yönde etkileyecektir” diyen Mustafa Acıpayamoğlu, Altermak ve sektörle ilgili sorularımıza şu yanıtları verdi:

Ağaç işleme makineleri sektörüne nasıl ve ne zaman girdiniz? Şirketinizi tanımamız için kısaca ilk kurulduğu dönemi ve faaliyetlerinizi aktarır mısınız?

Altermak çalışmış olduğu sektörlerin ihtiyaç duyduğu modern üretim hatlarını tesis etmek amacıyla 1995 yılında diğer kurucu ortağımız Rahmet Çağatay ve benim tarafımdan kuruldu. Kuruluşundan başlayarak, zaman içerisinde global pazarda boya makineleri ve ağaç işleme makineleri alanında lider olan Wagner, V. Alberti, Italpresse, Striebig gibi markaların Türkiye distribütörlüğünü aldı. Bugün Altermak olarak Türkiye’de ahşap ve metal sektörlerinde, hem imalat hem de boyama sistemlerinde anahtar teslimi projeler yapan, bunu aktif hale getiren, tüm makine parkurlarını tedarik edebilen, aynı zamanda toz boya ve yaş boya üretim bantlarını kuran, teknik servis ve yedek parça hizmetini veren uzman bir işletme konumundayız. 23 çalışanımız bulunuyor. Türkiye’nin her noktasında üretim yapan tesislerin en büyük teknolojik destekçisi olmayı amaçlıyoruz. Bilgi birikimimiz, etkin ve uzman ekibimizle, müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çalışıyoruz.

Yıllar itibariyle firmanızın gelişimini anlatır mısınız?

Kurulduğumuz yıl olan 1995’ten bugüne kadar boya sistemleri, panel ebatlama, kenar bantlama, çoklu delik, pres makineleri gibi muhtelif makineler ile ahşap sektörüne girdi. 1996 yılında ivme kazanarak ithalat ve fuar katılımlarıyla hız kesmeden büyümeye devam etti. Tabi ilerleyen zamanlarda zorlu ve sıkıntılı aşamalarda yaşandı.

Krizlere birçok kez işletmemize yatırım yaparken yakalandık ve krizler sırasında kapasitemizi küçülterek işlerimizi devam ettirip, çarkı durdurmamaya çalıştık. Ahşap makineleri piyasasında bulunduğumuz yeri korumaya çalışarak ürün yelpazemizi, çeşitliliğimizi, ürün ve hizmetlerimizi geliştirerek iç piyasada söz sahibi bir konuma geldik. Bu konumumuzu korumak, rekabet ortamında daha da söz sahibi olmak için her sattığımız üründe, yedek parça ve servis garantisi sağlayarak, güncel teknolojileri ithal ederek, üretici firmalara sunmaya çalıştık. Böylece firmamızı başarıyla bugünlere taşımış olduk.

Firmanızın kurulduğu günden itibaren başarılı bir gelişim sürdürerek bugünlere gelişinde başka ne gibi faktörler etkili oldu? Başarınızın sırlarını bizimle paylaşır mısınız?

Bizim için önde gelen en önemli kriterlerin başında dünyaca kabul görmüş gelişmiş teknolojik makinelerin satışını Türkiye’de gerçekleştirmektir. Satış sonrası kaliteli teknik destek ile müşteri memnuniyetini üst seviyede yer almasını sağlamak ve teknik servis personelimizin bilgisini eğitimlerle güncel tutmak ise çalışanımıza ve hizmetimize verdiğimiz önemden kaynaklanıyor. Bunlar da şirketimizin başarısını direkt etkiliyor. Ayrıca son teknolojik gelişmelere haiz makineleri alıcıyla buluşturmak için yurt içi-yurt dışı fuar organizasyonlarına katılarak da müşterilerimizle ve sektörle iletişimimizin ve satışlarımızın canlı olmasını sağlıyoruz.

Altermak, boya makineleri ve ağaç işleme makineleri ithalatı, servis ve yedek parça hizmetleri sunarken, aynı zamanda sektörün gelişimine, yüksek teknoloji kullanımının artmasına da katkıda bulunuyor. Bu amaçla fuarların düzenlenmesinde katkıda bulunan firmamız, insan kaynaklarının eğitimine yönelik çalışmalar organize ediyor.

Sektöre yönelik ürün satış yelpazenizi hangi ürünler oluşturuyor?

Yaş ve toz boyama sistemleri, sıcak-soğuk pres makineleri, çoklu delik delme makineleri, CNC freze makineleri, zımpara makineleri, ebatlama makineleri (yatay-dikey), yatay kesim makineleri, dikey kesim makineleri, yedek parça ve teknik servis hizmetimizle, gelişen teknolojiyle beraber ürün yelpazemizi geniş tutmaya çalışıyoruz.

Müşterilerinize, sağladığınız teknik servis hizmetlerinin kaliteli, sürekli ve hızlı olarak yerine getirilmesi için nasıl bir satış sonrası hizmeti sistemi kurdunuz?

Hizmet kalitesi; hizmetin istenen amaca ulaşma derecesidir. Ürünlerin istek ve ihtiyaçlara göre tasarlanıp, üretilmesi, satışının gerçekleştirilmesi yeterli olmaz. Ürünlerin taşınması, teslimi, montajı, bakım‐onarımı gibi satış sonrası müşteri hizmetleri, müşteri tatmini açısından önemli rekabet araçlarından biridir. Satış sonrası hizmetlerin en yoğun olduğu sektörlerden birisini de ahşap makineleri sektörü oluşturuyor. Bu bağlamda ilgili konuda eğitim almış ve tecrübeli personel bulundurmamız, 7/24 servis hizmeti vermemiz, üreticinin ihtiyacı olan, üretimi aksatmadan kısa sürede yedek parça temin etmemiz oluşturduğumuz sistemin parçalarını oluşturuyor. Aynı zamanda hizmet bedelinin, gelen parçaların süre ve ekonomik açıdan optimum derecede olması, müşterinin sorununun kısa sürede çözülmesi ve ilgiliye kısa sürede ulaşması bizi sektörde başarılı bir noktaya taşıdı.

Firmayla ilgili bilgileri aldıktan sonra biraz da sektörle ilgili görüş ve yorumlarınızı öğrenmek isteriz. Ağaç işleme makineleri sektörü sizce başarılı bir noktaya ulaştı mı? Sektörün bugün hak ettiği noktada olduğunu düşünüyor musunuz?

Sektör başarılı noktaya ulaştı. Fakat global ve yerel krizler, son dönemlerde hem ağaç işleme makine sektörünü hem de diğer sektörleri olumsuz yönde etkiledi.

Firmanız ağaç işleme makineleri ithalatı, servis ve yedek parça hizmetleri sunarken, aynı zamanda sektörün gelişimine yüksek teknoloji kullanımının artmasına da katkıda bulundu. Teknoloji kullanımı konusunda sektörü başarılı buluyor musunuz?

Teknoloji kullanımı konusunda sektörü başarılı buluyorum. Avrupa’daki büyük üretici firmaların kullandığı teknolojiler aynı şekilde Türkiye’de de kullanılıyor. Bizler de yurt içi ve yurt dışı fuarları takip ederek son teknolojileri ve pazarımıza yansımasını kontrol altında tutuyoruz. Türkiye’deki mobilya üreticileri artık bütün dünyaya mal ihraç ettikleri için AB ülkelerindeki rakipleri için onların kullandığı teknolojileri kullanmaları gerekiyor. Bu meyanda biz de bütün üreticilerimizi en son teknolojik ürünlerden haberdar ediyoruz.

Türk sanayisindeki makineleşme sürecini nasıl yorumlarsınız? Gelişen sanayi sektörü içinde makine kullanımının yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?

Sanayi devrimi ülkemizde 1980 sonrasında etkin olarak yaşanıyor. Genellikle yurtdışından ithal makinelerle yapılan üretim gelişse de, işgücü niteliği aynı hızda gelişemiyor. Mesleki teknik eğitimin geç ve yetersiz başlaması, Türkiye sanayisini yönlendiren sanayicilerin önemli bir kısmının üretim teknikleri, insan kaynakları, AR-GE, inovasyon, sosyal yaşama dahil olma konularındaki yetersizlikleri sektörde açık yarattı. KOBİ’lerin bir araya gelmeleri teşvik edilmeli. En zayıf yanımız olan kaynak yetersizliğinin aşılabilmesi için projeye teşvik verilmeli. Bunların yetersizliği doğal olarak makine kullanımını aza düşürüyor.

Mobilya sektörünün ve ona üretim yapan makine sektörünün gelişimi için sizce neler yapılmalı? Sektörde yaşanan sorunlar nelerdir, bunlara ilişkin çözüm önerileriniz nedir?

Mobilya üretici firmaların bünyelerinde en az teknik lise mezunu elemanların yüksek makine teknoloji CNC makinelerini kullanmaları gerekir. Satıcı firmaların da ilk montaj kurulum anında makinenin kurulumunu hatasız yapıp bu makinenin kullanıcılarına kusursuz eğitim vermeleri gerekiyor. Bunun dışında makinelerin periyodik bakımlarının yapılması gerek. Makinelerde kullanılan kesici takımların çok kaliteli olması gerekir. Bu eğitim verilen personelin sık sık değişmemesi de başka önemli bir nokta. Tecrübe sahibi konuyu bilen, eğitim sürecini tamamlamış ve hakim olan birisinin çıkarılıp yerine yeni birisinin getirilmesi firma verimliliğini olumsuz yönde etkileyecektir.

Sektördeki firmalara gelişimlerini hızlandırmaları için neler yapmalarını tavsiye edersiniz? Sektöre önerileriniz nelerdir?

Sektördeki firmaların mevcut personelin teknik eğitim seviyelerinin artırıp, müşterilerin mağdur olmasını önlemek için teknik ekiplerine önem vermeleri gerekiyor. Mümkün olduğu kadar kaliteli firmalarla anlaşma ve işbirliği yapıp Türkiye’ye kaliteli ürün satmalarını tavsiye ediyoruz. Türkiye’yi makine mezarlığına dönüştürmeden makine sektörü kalitesini korumak adına daha iyi ürünler getirilmesini tavsiye ediyoruz.


Türkiye pazarındaki dinamizmin orta vadede süreceğine inanıyor musunuz? Pazarın doygunluğa ulaşması için ne kadar süreç var?

Türkiye pazarındaki dinamizmin orta vadede süreceğine inanıyoruz. Türkiye’de inşaat sektöründe hız kesilmedikçe ve yavaşlamadıkça buna paralel olarak mobilya sektörü de hız kaybetmez ve aynı ivmeyle devam eder. Türkiye’de evlenen insanların sayısındaki artış, öğrencilerin sayısının fazlalaşarak yeni kurulan üniversitelere bağlı olarak farklı şehirlere yerleşmesi ve ayrı yaşamak isteyen genç nüfusun ihtiyaçlarının hasıl olacağından dolayı bu dinamizmin daha da devam edeceğini düşünüyoruz.

AİMSAD’ın sektördeki önemini, nasıl bir boşluğu doldurduğunu düşünüyorsunuz? Gelecek dönemde AİMSAD’tan beklenti ve talepleriniz nedir?

Derneğimizin kuruluşunda bizzat hazır bulundum ve hatta yönetim kuruluna seçildim. Fakat yoğun iş temposu ve seyahatlerin fazlalığı bu sorumluluktan uzaklaşmama neden oldu ve bu görevi daha iyi yapabilecek arkadaşlarımıza devretme ihtiyacını duydum. Bugün itibariyle sadece dernek üyesi bir kuruluş yetkilisi olarak tüm toplantılara ve aktivitelere mümkün olduğunca katılmaya çalışıyorum.

Sektördeki imalatçı ve ithalatçıların topluca hareketini sağlamak için AİMSAD gibi bir derneğe ihtiyaç vardı. Böyle bir derneğin var olması tüm firmalara aynı çatı altında toplayarak bir oluşum ve birliktelik kazandırdı. Toplu olarak hareket edebilme ve organize olabilme özelliğine sahip olundu. İthalat ve ihracat aşamasında Türkiye’deki mevzuatların ya da mevzuat değişikliklerinin bildirilmesi ve mevcut sorunları ile bu sorunların giderilmesi için yapılması gerekli yeniliklerin tüm üye firmalara haberdar edilmesi yoluyla bilinçlendirilmesi yapılmış oldu. Bu bahsetmiş olduğum konular bugün AİMSAD sayesinde daha net anlaşılabilir ve çözümlenebilir durumdadır.