Avrupa’nın üretim için en güçlü tercihi Türkiye olacak

Ağaç işleme makineleri sektörünün son yıllardaki gelişimine bağlı olarak çok iyi bir noktaya ilerlediğini dile getiren Artemak Makine Ltd. Şti. Sahibi Sinan Kılakay, “Yurt dışındaki izlenimlerime göre çok yakın bir zamanda Avrupa’nın ağaç işleme makineleri sektöründeki en güçlü üretim merkezi Türkiye olacak. Şunu kesinlikle söyleyebilirim; Avrupa kesinlikte gelecek dönemde Türkiye’den daha çok ağaç işleme makinesi satın alacak” yorumunu yapıyor.

Gençlik yıllarında tamir, bakım ve servisini yaptığı ağaç işleme makinelerinin satışını gerçekleştirmek için 2004 yılında Akay Makine’yi kuran Sinan Kılakay, sektörde henüz 24 yaşında şirket sahibi olan genç bir işadamı. Sattığı makinelerin üretimini yapma kararı alması ile 2011’de Artemak Makine firmasını kuran Kılakay, bugün hem satış hem de üretim faaliyetlerine yurt içi ve yurt dışında devam ediyor.

Geçen yıl gerçekleştirdiği AR-GE yatırımı ile Türkiye’de ilk kez imal edilen yeni bir ürüne imza atan Sinan Kılakay, ürün yelpazesini genişleterek 2016 yılına hızlı bir giriş yaptı. Firma hedeflerini büyüten Kılakay, firması kadar sektörün geleceğinden de oldukça umutlu…

Yaptığımız görüşmede firma olarak hayata geçirdikleri yatırımların yanı sıra sektördeki gelişmeleri de değerlendiren Sinan Kılakay, ağaç işleme makineleri sektörünün geleceğine yönelik çok olumlu yorumlarda bulundu.

Sohbetimize öncelikle firmanızı tanıyarak başlayalım. Artemak ne zamandan beri sektörde ve faaliyetleri neler?

Sektöre 2000’li yılların başında girdim ve firma olarak faaliyetlerimize 2004 yılında Akay Makine’yi kurarak başladık. İlk önce ikinci el ve sıfır mobilya makinelerinin alım satımını yapan bir firmaydık. Yurt dışına yapılan ziyaretler neticesinde, orada üretilmiş olan makineleri Türkiye piyasasında pazarlayan firmamız, üretim kararı alarak Artemak Makine adındaki şirketi kurarak 2011 yılında üretime başladı. Akay Makine’yi satış firması, Artemak Makine’yi de üretim firması olarak kurduk. Birçok nedenden dolayı makine üretme kararı aldık.  Yurtdışından ithal edilen makinelerin fiyatlarının aşırı yüksekliği, yedek parça sıkıntısı, servis sıkıntısı ve yurtiçindeki distribütör- lerin fiyatlar konusunda katı tavır sergilemesi bunların başında geldi. Böylece sattığımız makinelerin üretimini yapmaya karar verdik ve İnegöl OSB’deki fabrikamızda çoklu delme makineleri üretmeye başladık. Tek çeşit makine ile  başladığımız çoklu delme makinelerinin çeşidini zamanla 21’e kadar çıkardık. 2015 yılına kadar da Türkiye pazarında Artemak markası adı altında bu makineleri sattık. 2014-2015 yıllarında ise sektör bir daralma yaşadı. Bu dönemde ne yapabiliriz diye düşündük ve AR-GE yaparak 2016 yılına yeni bir ürün grubuyla girdik.

Özellikleri nedir bu yeni ürün grubunun?

Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan bir makine ürettik. Halen de tek üreticisi  Artemak. Ürettiğimiz CNC 7-DK Servo Motorlu Çoklu Delme Makinesi, üzerinde bulunan yedi kafası sayesinde aynı anda 152 adet delik açma kapasitesine sahip. Bu ürün seri üretim yapan mobilyacıların bir anlamda imdadına yetişti. Gerek kullanım kolaylığı sağlaması, gerekse yerli makineler içinde muadilinin olmayışından dolayı yatırımcıların ve üreticilerin tercih ettiği makine konumunda. Diğer yandan; Türkiye’de üretilmiş olmasıyla makinemiz, Avrupa ve dünyaya ihraç edilebilecek olması nedeniyle katma değeri yüksek yatırım malı olarak da ekonomimize katkı sağlayacak. Yine yaptığımız AR-GE çalışması sayesinde CNC daire makinesi, kenar yapıştırma ve yatar daire makinelerinin üretimine başladık. Yatar daire makinesi kesici gruplarına girdik. Bu ürünlerimizi bu yıl TÜYAP İstanbul Ağaç İşleme Makinesi Fuarı’nda sergileyeceğiz. Sektörün daralma yaşadığı dönemi AR-GE çalışması yaparak fırsata çevirdik bir anlamda. Yeni bir ürün yelpazesi açtık üretim boyutunda. Yeni bir ürün ile girdiğimiz 2016 yılından çok umutluyuz.

Yeni ürün size ne gibi olanaklar, fırsatlar sağlayacak?

Bu yatırımla birlikte panel grubunda üretim yapan bir mobilya firmasına kendi ürün grubumuzu oluşturup satabilecek noktaya geldik. Bu yıl hedeflerimiz tabi ki artacak. Büyük bir yatırım yaptık. Metal üzerine CNC işleme merkezleri kurduk. 200 adetlik çoklu delme makinesi üretiminin 2016’da yüzde 50 oranında artmasını bekliyoruz. Fabrikamızı fiziki olarak yüzde 50 oranında büyüttük ve yeni bir üretim hattı açtık. Böylece dört çeşidimiz oldu. Ayrıca hizmet verdiğimiz firma ölçeğimiz de genişledi. Artık irili ufaklı her türlü mobilya firmasına ürün verebilir duruma geldik. Dört ana ürün grubunda çeşitli büyüklüklerde makine üretimi yapabiliyoruz. Şu anda fabrikamızın büyüklüğü 4 bin 500 metrekare. Çalışan sayımız ise 35.

Gelecek dönemde üretim tesisi kurma hedefiniz var mı?

Üretimden ziyade gelecekte satış noktaları kurmayı planlıyoruz. İnegöl’de yakın zamanda bir showroom açacağız. Satış noktalarını artırmayı amaçlıyoruz. Kayseri, İstanbul gibi Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde bayiliklerimiz var. Bunların sayısını zamanla artıracağız. Aynı zamanda komşu ülkelerimizden Azerbaycan ile de bir ticaretimiz var.

Yeri gelmişken ihracatla ilgili çalışmalarınızı da öğrenmek isteriz. Ürünlerinizi hangi ülkelere satıyorsunuz, yeni pazarlar hedefliyor musunuz?

Türkiye bizim için öncelikli pazar. Ama ihracatı da ihmal etmemeye çalışıyoruz. 2016 yılında daha aktif hale getirmek istiyoruz. Şimdiye kadar Azerbaycan, İran gibi ülkelere ihracatımız oldu. İtalya, Polonya gibi Avrupa ülkelerine yönelik ihracat yapmak istiyoruz gelecek dönemde. 2015’te Almanya’daki Ligna Fuarı ’na katılmıştık.

Orada çok güzel iş bağlantıları kurduk. 2016’dan itibaren bu iş bağlantılarını hayata geçirmeyi istiyoruz. 2016’da tek hedefimiz satış. Şu anda üretimimizin yüzde 25-30’unu ihraç etmemiz bizim ilk etaptaki hedefimiz olacak. Yurt dışında bazı Türki Cumhuriyetler’de bayiliklerimiz bulunuyor. Zamanla bunların sayısı da artabilir.

Uzun yıllardır sektörün içindesiniz. Bu süreçte mobilya sektörünün ve ağaç işleme makineleri sektörünün gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

2015 yılında bir daralma oldu Türkiye genelinde. Tüm dünyada sıkıntı yaşanıyor. Bu ister istemez Türkiye’yi de etkiledi. Biz de bu dönemi      AR-GE yatırımı yaparak geçirdik. Ancak daha uzun dönemli bir değerlendirme isterseniz özellikle şunu söylemek isterim; sektörde son yıllardaki en önemli gelişme, mekanik makinelerden CNC kontrollü makinelere geçişlerin yaşanması oldu. Sektörde mobilyacılar makineleşerek CNC’ye yöneldiler. Mobilya sektöründeki teknolojiyi daha yoğun kullanma eğilimi, ağaç işleme makineleri sektörüne de yansıyor; bizim de bu yönde yeni ürün ve yatırımlar yapmamızı gerekli kılıyor. Son 10 yılda sektör kaliteye önem vermeye başladı. Fiyattan ziyade artık kalite aranır oldu. Öte yandan mobilya sektöründe hızlı bir moda akımı var. Bu da ağaç işleme makinelerinin özelliklerinde değişimlere yol açıyor. İnegöl’de üretim yaptığımız için modayı çok yakından takip ediyoruz.

İnegöl’de kurulup büyüyen bir firmasınız. İnegöl’ü mobilya sektöründeki etkinliği açısından nasıl anlatırsınız?

İnegöl mobilya sektörünün bir anlamda kalbi ve modaya direkt yön veren bir yapıya sahip. İnegöl sektörün gelişimi açısından dünyayı araştırıyor, yeni pazarlar buluyor, aynı zamanda sektörün önünü açmak için çok ciddi destek oluyor. Biliyorsunuz geçtiğimiz yıl Türkiye’nin ilk ve tek mobilya AVM’si İnegöl’de kuruldu. Mobilya AVM İnegöllü mobilyacıların dünyaya kendilerini tanıtabileceği bir platform oldu. Dışarıdan da büyük bir aferin aldı. Bu noktada şunu özellikle vurgulamak isterim; İnegöl’deki mobilyacılar birbirlerine çok bağlılar. Öyle ki, hepsi bir araya gelip İtalya’daki fuara kendi başlarına bir uçak kaldırabiliyorlar. Dünyadaki hiçbir fuarı kaçırmıyorlar. Başarının anahtarını bu şekilde ellerinde tutuyorlar. Birçok sektöre örnek olacak bir birlikteliği var İnegöl’ün. Ayrıca komşu ülkelere ticarette de çok başarılılar. Bu özelliklerini alt alta koyarsak İnegöl diğer sektörlere de rol model olabilir, örnek olabilir.

Türk mobilyası yurt dışında nasıl tanınıyor peki?

Gayet iyi tanınıyor. Bütün ülkelere ulaşabiliyor sektör. Özellikle lojistiği çok iyi sağlıyor. Öyle ki, Uzakdoğu, ABD gibi birçok uzak bölgeleri bile pazar olarak görebiliyor. Dünyada Türk mobilyası için ciddi bir pazar potansiyeli var. Yurt dışındaki bağlantılarımız sırasında dikkatimizi çeken en önemli konulardan biri de ağaç işleme makineleri alanında Türkiye’ye ilginin giderek artması. Mobilya makineleriyle ilgili Türkiye ön plana çıkmaya başladı.

Nasıl bir ilgiden bahsetmek mümkün bu noktada?

Üretim konusunda Türkiye’ye ilgi var. Ağaç işleme makineleri sektörü çok iyi bir noktaya gidiyor. Şunu kesinlikle söyleyebilirim, Avrupa kesinlikte gelecek dönemde Türkiye’den çok daha fazla mal alacak. Avrupa, Türkiye’yi üretimde bir pazar olarak seçecek ve Türk üreticilerle daha yoğun şekilde iletişime geçecek.

Avrupa için Türkiye neden cazip olacak?

Avrupa’da daralma var, işçilik fiyatları çok yüksek. Türkiye’de ise fiyatlar daha uygun, ayrıca Avrupa standartlarını da yakalamaya yakınız. Türkiye ağaç işleme makinelerinde gelecekte çok iyi bir noktada olacak. Çin’den bile çok daha avantajlıyız birçok konuda. Bunların başında lojistik geliyor. Çin’e göre coğrafi olarak Avrupa’ya çok daha yakınız. Çin’den Avrupa’ya makine sevkiyatı 45 günde tamamlanıyor. Türkiye’den ise bu süre birkaç günde gerçekleşebiliyor. Ambargonun kalkması ve İran pazarının açılması da bize çok artı sağladı. İran, ambargonun kalkması ile Türkiye açısından önemli bir fırsat ülke haline geldi. Bu yıldan itibaren bu pazara da daha fazla yönelebiliriz.

Şu dönemi daha avantajlı geçirmek adına sektör temsilcilerine neler önerirsiniz?

Ben gelecekte çok güzel günler olacağını düşünüyorum. Ama biraz sabırlı olması gerekiyor sektördeki arkadaşlarımızın. Bu dönemi de iyi  değerlendirmek, kaliteye önem vermek gerek. AR-GE’ye ve yeniliklere daha çok zaman ve bütçe ayırmalıyız.

Teknolojiyi ürünlere yansıtmalıyız. Öte yandan, oturduğumuz yerden ticaret yapamayız. Bu nedenle dünya pazarını iyi araştırmak gerekiyor. Dünya bizim için çok önemli. Sadece Türkiye ile yetinmemeliyiz. Yurt dışına sürekli geziler düzenlenebilir. Tüm bu bireysel çabaların dışında sektörün biraz daha birbirine bağlanması gerekiyor, aynı biraz önce anlattığım İnegöl örneğinde olduğu gibi. İnegöl birbirine bağlandı ve bir güç oluşturdu. Ağaç işleme makineleri sektöründe de bu gücü sağlamak gerek. Sektörde bu gücü birleştirme görevini AİMSAD üstleniyor. AİMSAD bunu başarıyor, daha da başarılı olacağına inanıyorum. AİMSAD köprü oluyor sektördeki ilişkiler açısından. Sektörün sorunlarını da dinliyor.

Sektörün en önemli sorunlarından biri mesleki eğitim konusundaki yetersizlik. Bu anlamda sektördeki eğitim kalitesi nasıl artırılabilir?

Artemak olarak sektör adına sosyal sorumluluk projelerimiz de var. Bunların başında eğitim geliyor. İki yıl önce ‘Eğitime Yüzde Yüz Destek’ kapsamında, Dörtçelik Endüstri Meslek Lisesi’ne makine desteği sağladık. Lisenin mobilya bölümüne çoklu delik makinesi bağışında bulunduk. Türkiye’yi geleceğe taşıyacak başarılı genç kuşakların yetişebilmesi için okullarımızın kaliteli eğitim imkanlarına kavuşabilmesi önemli. Bu bağlamda biz Artemak Makine olarak üzerimize düşeni yaptık ve bundan sonra da imkanlarımız çerçevesinde yapmaya devam edeceğiz. Eğitimin kaliteli ve tam teşkilatlı teknolojiyle birlikte sürdü- rebilmesinin bir maliyeti var. Bir ülkenin eğitim kalitesinin yüksekliği o ülkenin milli gelirinin yüksekliğiyle de ilişkili. Birey olarak toplum olarak, sanayici ve iş adamları olarak, eğitime yapılacak olan katkıların, ülke olarak başarı çıtamızı yükselteceği bir gerçek. Yıllar sonra geri dönüşümlerinin meyvelerini vererek misliyle artmasını daha başarılı ve eğitimli bir Türkiye olmayı temenni ediyorum. Bunun için gelecek dönemde de firma olarak elimizden gelen desteği göstermeyi sürdüreceğiz.