Isparta’nın gülleri dünya kozmetik sektörünün vazgeçilmezi oldu

Türkiye’nin gül bahçesi olarak bilinen Isparta ve yöresinden elde edilen gülyağı,  dünyanın en büyük ve ünlü parfüm markalarının hemen hemen hepsinde kullanılacak kadar değerli. Yaklaşık 20 ülkeye ihraç edilen gülyağıyla önemli bir gelir imkanı yakalayan Isparta; kış turizmi, meyve bahçeleri ve doğal güzellikleriyle de kendini görenlere sevdiriyor.

Çiçek literatüründe “güzelliğin timsali” olarak yorumlanan gül, kozmetik ürün- lerinin ana maddelerinden olmasının yanında Isparta’nın yurt dışına adını duyurduğu en önemli ihraç kalemlerinden birini oluşturuyor.  Isparta’da yetiştirilen güllerden elde edilen yağlar, dünya ihracatının yüzde 40 ila 50’sini karşılarken, dünyanın en büyük parfüm markalarının da vazgeçilmezi durumunda.  “Uçucu yağların kraliçesi” olarak da adlandırılan gül çiçeğinin en önemli üretim merkezlerinin başında gelen Isparta,  Türkiye yağ gülü üretiminin yüzde 84,41’ni karşılıyor. Isparta’dan giden gülyağı, Christian Dior, Chanel, Calvin Klein gibi dünyanın en büyük parfüm markalarının hemen hemen hepsinde kullanılıyor. İngiltere, Fransa, Almanya, Suudi Arabistan ve Hindistan başta olmak üzere 20 ayrı ülkeye ihracatın yapıldığı şehirden 7 bin ton çiçekten elde edilen 2 ton gül yağı ile 15 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiriliyor. Kentte yaklaşık 20 bin dekarlık alanda yetiştirilen gül çiçeklerinin, parfüm ve kozmetik sanayisinin vazgeçilmezi olduğunu söylemek mümkün.

Isparta yöresinde gül yağı üretiminin geçmişi 1880’li yıllara dayansa da bugün 1954 yılında kurulan Gülbirlik tarafından sürdürülüyor.

Gülbirlik, günlük gülyağı üretimi ile Türkiye’nin ve dünyanın bu alanda en büyük üretici ve ihracatçı kuruluşu. Halen, dünyanın parfüm ve kozmetik sanayinin önde gelen kuruluşlarının gülyağı ve gül ihtiyaçları, Gülbirlik tarafından karşı- lanıyor. Isparta’da gülyağı, gül    konkreti, gül suyu ve gülden mamul krem, sabun, parfüm ve losyon üretimi yapan fabrika ve imalathaneler de oldukça fazla.

Böylesine önemli bir potansiyeli elinde bulunduran Isparta, kozmetik ve parfüm endüstrisinin tüm ülkede gelişmesi için büyük bir Kozmetik Vadisi oluşturma potansiyeline sahip. Yetkililer, bölgede yer alan resmi kurumların, özel şirketlerin, araştırma merkezlerinin ve eğitim kurumlarının işbirliği ile kurulabilecek ‘Kozmetik Vadisi’nin, yüksek rekabet gücüyle dünya kozmetik piyasasında söz sahibi konuma gelebileceğine dikkat çekiyor.

Şehrin tarihini öğrenmek istiyorsanız müzeler sizi bekliyor

Tarihi ve kültürel değerler açısından zengin bir şehir olan Isparta’da gezilecek pek çok yer var. Antiocheia Antik Kenti ve Adada Antik Kenti Isparta’nın en çok ziyaret edilen ören yerleri arasında yer alıyor. Helenistik Dönem’den kalma bu iki antik kentte önemli arkeolojik buluntular sergileniyor. Men Tapınağı ise Yalvaç ilçesine 5 kilometre uzaklıktaki Gemen korusunda bulunuyor. Tapınak M.Ö. 4. Yüzyıl’da Ay Tanrısı Men adına yapılmış. Men kültürünün en önemli merkezleri arasında yer alan Antiocheia Antik Kenti, Tanrı Men’e sunulmuş pek çok eserle donatılmış. Men Tapınağı’nın dışında 2 kilise, stadyum ve evler yer alıyor.

Kubad Abad Sarayı, Eğirdir Kalesi, Sığırlık Kalesi, Uluborlu Kalesi, Atabey Ertokuş Kervansarayı, Atabey Ertokuş Medresesi, Eğirdir Dündar Bey Medresesi, Kutlubey Ulu Camii, Mimar Sinan Camii, Kavaklı Camii, Eğirdir Hızırbey Camii, Yalvaç Devlethan Camii, Firdevs Bey Bedesteni, Aya Baniya (Aya Payana) Kilisesi, Ayastefanos Kilisesi; Isparta’da yer alan ve gezebileceğiniz tarihi eserler arasında bulunuyor.

Kentin tarihi hakkında bilgi sahibi olabilmek için  Isparta Müzesi, Uluborlu Müzesi ve Yalvaç Müzesi’ni  de gezmenizi tavsiye ederiz. 16 binden fazla eserin bulunduğu Isparta Müzesi’nde Pisidia mezar taşlarının örnekleri, Aksu Zindan Mağarası önünden getirilen Eurymedon Heykeli, mermer heykeller ve Senirkent Yassıören’de bulunan Geç Arkaik Dönem, Greko-Pers mezar stelleri sergileniyor. Salondaki vitrinlerde ise gaga ağızlı testiler, taş baltalar, idoller ve bronz yüzük, küpe, süs takıları, pişmiş toprak eserler, kandiller, müzenin sahibi olduğu iki define, Isparta çevresine ait geleneksel halılar, kilimler, cicimler de sergileniyor.

St. Paul Yürüyüş Yolu ise günümüzde önemli turizm aktiviteleri arasında yer alıyor. St. Paul uzun mesafe yürüyüş yolu; Antalya Perge’den başlayıp, Isparta’da Sütçüler Çandır, Yazılı Kanyon, Adada Antik Kenti, Eğirdir ve Yalvaç Pisidia Antiocheia Antik Kenti’nde son buluyor. Yaklaşık 450 kilometre olan St. Paul Yolu, Türkiye’nin en uzun ikinci yürüyüş yolu olup, yolun 300. kilometresi Isparta sınırlarında son buluyor.

Kar tatili için Davraz Kayak Merkezi’ne gidin

Her mevsim keyifli bir tatil imkanı sunan Isparta’da dilerseniz kış aylarında da güzel bir tatil yapabilirsiniz. Özellikle kış sporlarına ilginiz varsa Davraz Kayak Merkezi’ni görmenizi öneriyoruz. Şehir merkezine 26 kilometre uzaklıkta olan Davraz’a Diyadin yolu takip edilerek gidiliyor. Bu yol yaklaşık 20 dakika sürüyor. 1997 yılında hizmete açılan kayak merkezi, 2.637 metre yükseklikte bulunuyor. Burada doğal dokunun yumuşaklığı ve mükemmel kar kalitesi, kayak meraklıları için uygun ortam sunuyor. Parkurlar 4 kilometreye kadar ulaşıyor. Telesiyejler ise saatte 1.000 kişi taşıyabilecek kapasitede. 1.211 metre uzunluğunda yolculuk yapılıyor.

Türkiye’deki en güzel pistlere sahip kayak merkezlerinden biri olan Davraz’da Nisan ayı ortalarına kadar, kayak ve snowboard yapılabiliyor. Ayrıca dağın yüksek yamaçlarından Isparta Ovası’nı ve Eğirdir Gölü’nü değişik açılardan görebilirsiniz.

Doğal güzellikleri de görülmeye değer

Isparta bünyesinde eşsiz doğal güzellikler barındıran bir şehir. Isparta geziniz sırasında bu güzellikleri keşfetmeden gezinizi bitirmeyin. Bu keşiflerden birini yapmanızı önerdiğimiz Kovada Gölü ve çevresi, 1970 yılında milli park olarak ilan edildi ve 1992 yılında koruma altına alındı. Çevresi 21 kilometre, derinliği 6-7 metre olan gölde sazan, kadife ve tatlı su levreği, tatlı su ıstakozu var. 153 su kuşunun tespit edildiği bölgede, ziyaretçiler kampçılık, yürüyüş, manzara seyretme ve tırmanma aktiviteleri yapabilirler.

Yazılı Kanyon, Gökçay, Kızıldağ Milli Parkı, Tota Yaylaları ve İçmeleri, Milas Mesire Yeri, Eğirdir Gölü, Karacaören Baraj Gölü, Gölcük Krater Gölü ve Milli Parkı ile Lavanta Vadisi de Isparta’da mutlaka görmenizi önerdiğimiz yerlerden. Öte yandan, Isparta mağara turizminin en geliştiği illerimizden biri. İnönü Mağarası, Kuz Mağarası, Zindan Mağarası, Pınargözü Mağarası; Isparta mağaraları arasında en çok gezilenler arasında bulunuyor.

YAPMADAN DÖNMEYİN!

– Isparta’dan gülyağı, gülsuyu, gül kremi, gül yapraklı gül lokumu, elma cipsi (çıtır elma) ve halı almadan,

– Isparta’nın gül bahçelerinden gül toplamadan,

– Isparta’nın Kelebek Vadisi’nde fotoğraf çekmeden,

– Isparta’nın nefis Fırın Kebabından, Kabune Pilavından ve Yalvaç Güllacından yemeden,

– Gülbeyaz Davraz Kayak Merkezi’nde kayak yaparken Eğirdir Gölü’nü seyretmeden,

– Haziran ayında yapılan Isparta Uluslararası Gül-Halı, Kültür ve Turizm Festivali’ni görmeden,

– Isparta ve Yalvaç Müzesi’ni gezmeden,

– Aksu Zindan Mağarası’nda asırların birikimini fotoğraflamadan,

– İslamköy Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi’ni gezmeden,

– Eğirdir’in Canada ve Yeşiladası’nı görmeden, Yeşilada’da balık yemeden,

– Eğirdir Hızırbey Camii’ni görmeden,

– Eğirdir Akpınar Köyü’ne çıkıp, gölün manzarasını fotoğraflamadan,

– Kovada Gölü Milli Parkı’nda ve göllerin kıyısında, piknik yapmadan,

– Eğirdir ve Gelendost’un elmasını tatmadan,

– Gelendost Ertokuş Kervansarayı’nı gezmeden,

– Sütçüler Yazılı Kanyon’da Kral Yolu’nda nehirle birlikte yürümeden,

– Şarkikaraağaç Kızıldağ Milli Parkı ve Mavi Sedir Ormanı’nda yürümeden,

– Uluborlu’nun kirazını tatmadan,

– Yalvaç Pisidia Antiokheia Antik Kenti’ni ve Yalvaç Men Kutsal Alanı’nı gezmeden,

– Yalvaç Çınaraltı’nda oturup sohbet etmeden,

– Yalvaç’ın kök boyalı kilimini, el işlemeli deri ürünlerini almadan,

– Yenişarbademli Dedegül Dağı’na tırmanmadan, Melikler Yaylası’nda kamp yapmadan,

– Yenişarbademli Pınargözü Mağarası’ndan çıkan suda serinlenmeden…

NE ALINIR?

Isparta modern alışveriş merkezlerinin yanında geleneksel ürünlerin bulunabileceği satış merkezlerine de sahip. Özellikle gül ürünleri ve el dokuma halıları her mevsim satın alınabilir. Mimar Sinan Caddesi’nde gül ve gül ürünleri imalatçısı firmaların satış mağazalarında, gül tesbihinden gül kokan seccadeye, gül kreminden gül lokumuna kadar gülle yapılmış her türlü ürünü bulabilirsiniz. Yine Mimar Sinan Caddesi üzerinde bulunun Halı Sarayı’nda istediğiniz ölçüde Isparta el halıları ya da minyatür halıları bulabilirsiniz. Isparta merkezde Firdevs Bey Bedesteni’ne ve Üzüm Pazarı’na, Halı Sarayı’na, Mimar Sinan Caddesi’nde gül ürünleri satan mağazalara, Eğirdir’de Dündar Bey Pazarı’na Yalvaç’ta geleneksel el sanatlarının bulunduğu Rampalı Çarşı’ya uğramadan ayrılmayın. Bu mekanlarda mutlaka hediye edeceğiniz bir ürün bulacaksınız.

NE YENİR NE İÇİLİR?

Isparta’ya geldiyseniz mutlaka fırın kebabının tadına bakmalısınız. Fırın kebabı uzun şişlere geçirilmiş kuzu, keçi, oğlak kaburgalarının pişirilmesiyle yapılan bir tür yemek. 18. Yüzyıl başlarında Isparta’da yaşayan Rumlar, özel fırınlarda, yalnız erkeç etinden kebap yapmaya başlarlar. Fırın kebabı o günden bugüne Isparta’nın vazgeçemediği bir yemek olur. Ancak günümüzde, yalnızca erkeç etinden değil damak zevklerine uygun olarak kuzu, koyun, oğlak ve erkeç etlerinden yapılıyor. Kebap üzüm hoşafı ile birlikte servis ediliyor. Fırın kebabını en iyi yapan mekanların başında ise Kebapçı Kadir,  Ferah Kebap, Hacıbenli Kebap geliyor. Isparta yemeğinin üstüne de Yalvaç Güllacı’nı, Isparta Kabak Tatlısı’nı veya Isparta Helvası’nı yemeden ayrılmayın.

Ayrıca muhteşem manzarası ile Gökçay’daki Kervansaray Lokantası iştahınızı daha da kabartacaktır. Nefis Isparta yemeklerini için Gülsofrası, Büyük Isparta Oteli ve Basmacıoğlu Oteli de gidebileceğiniz yerler arasında. Eğer canınız balık yemek isterse, Eğirdir Gölü’nün doyumsuz manzarası karşısında levrek, sazan veya alabalığınızı yiyebilirsiniz. Yeşilada’da bulunan restoranların hepsini tereddüt etmeden tercih edebilirsiniz. Eğirdir’e gittiğinizde mutlaka sazan dolması yemelisiniz. Sütçüler Yazılı Kan-yon’a giderseniz ise kanyonun iştahınızı arttıran o temiz havasını aldıktan sonra,  Canlar veya Baysallar Alabalık Lokantası’nda fırında pişen nefis alabalığı yemeden dönmeyin.

ISPARTA’NIN ORMANLARI YATIRIMA ÇAĞIRIYOR

Arazisinin yarıya yakın bölümü ormanlarla kaplı olan Isparta’da orman ürünleri işleme sanayisi de sürekli gelişim içinde. Isparta ekonomisinde Cumhuriyet’in ilk yıllarından bu yana önemli bir sektör olan orman ürünleri endüstrisi, imalat sanayisi içinde işyeri ve çalışan sayısı açısından dokuma giyim eşyası ve deri sanayisinden sonra ikinci sırada yer alıyor. Bu açıdan bölge ekonomisinin en önemli öğelerinden birini oluşturuyor. Ticaret ve Sanayi Odaları’ndan alınan verilere göre; orman ürünleri endüstrisinde Isparta’da 112 firma faaliyet gösteriyor.  Bu işletmeler yıllık 100 bin metreküp kereste işler hale gelmiş durumda. İlde bu sanayi kolunda imal edilen başlıca ürünler arasında; çeşitli amaçlar için kereste, yonga levha, kaplama, melamin kaplamalı yonga levha, mobilya, tüfek dipçiği, kabze ve karabin yer alıyor. Ürünlerin büyük kısmı iç pazarda tüketilirken, bir kısmı ise ihraç ediliyor. Isparta’dan yapılan orman ürünleri ihracatı yılda 12 milyon doları aşıyor.

Isparta orman bakımından Türkiye’nin şanslı bölgelerinden biri. Türkiye’de ormanlık alanların yüz ölçüme oranı yüzde 27 iken, Isparta’da bu oran yüzde 43 ile Türkiye ortalamasının çok üstünde. Bölgede ormanlık alanların fazla oluşu ise kereste ve ağaç ürünleri sektörünü önemli hale getiriyor. Isparta ilinde 2011 yılı itibarıyla toplam 127 bin 449 m3  endüstriyel odun üretimi gerçekleştirildi. Endüstriyel üretimin 61 bin 121 m3’lük kısmı tomruk, 535 m3’lük kısmı tel direk, 6 bin 67 m3’lük kısmı maden direk, 3 bin 326 m3’lük kısmı sanayi odunu, 20 bin 853 m3’lük kısmı kağıtlık odun, 35 bin 597 m3’lük kısmı lif yonga odunu niteliğinde.

T.C. Kalkınma Bakanlığı tarafından yapılan ve tüm illeri kapsayan “İllerde Öne Çıkan Sanayi Sektörleri” çalışmasında orman ürünleri, Isparta’da öne çıkan sektör olarak belirlendi. Buna göre; inşaat kerestesi ve doğrama imalatı, ağacın hızarlanması, planyalanması ve emprenye edilmesi ve ahşap konteynır imalatı, bölgede öne çıkan sektörler olarak görülüyor. Ormancılık sektörü, ürettiği odun kökenli orman ürünleri ile birçok sanayi ko-luna hammadde sağlıyor. Diğer bir ifadeyle, ormancılık sektörü birçok sanayiyi besliyor ve böylece katma değer yaratılması ile istihdam artışında etkin rol oynuyor.

Öte yandan, Türk mobilya sektörünün büyümesi, uluslararası pazarlara açılması ve son yıllarda dünya ortalamasının üstünde bir performans göstermesi de Isparta’daki orman ürünleri sektörünün gelişimine itici güç oluyor.  Yüzölçümünün ortalama yarısının ormanlarla kaplı olması, sektörün ihtiyaç duyduğu hammaddeye rahatlıkla ulaşabileceğinin önemli bir göstergesi. Hammaddeye yakınlığının yanı sıra bölgede yer alan organize sanayi bölgelerinin varlığı da yatırımcılar ihtiyaç duydukları altyapıya ulaşma imkanı sunuyor. Süleyman Demirel Üniversitesi Orman Fakültesi ise hem sektörün gelişmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor hem de ihtiyaç duyduğu nitelikli işgücünü yetiştiriyor.

Bu tür fırsatlar göz önüne alındığında bölge mobilya sektöründe ve orman ürünleri endüstrisinde önemli bir yatırım alanı olabilme gücüne sahip. Bunun yanı sıra; kara, deniz ve demiryolu taşımacılığına uygun lojistik üstünlüklerin ve halihazırda Türkiye’deki bu sektörde büyük üretimlerin yapıldığı üç büyük bölgenin (Ankara, İstanbul, Orta Anadolu) artık doyum noktasına ulaşması sebebiyle Isparta avantajlı konuma geçiyor. Bütün bunlar gösteriyor ki, Isparta orman ve orman ürünleri sektöründe Türkiye’de yapılabilecek yatırımların merkezi olabilecek imkana sahip bulunuyor.

IspartaTablo1a