İtalya’yı krizden büyümeyi destekleyen politikalar çıkaracak

İtalya, Euro bölgesi ülkeleri arasında borç krizinin etkilerini en ağır hisseden ülkelerin başında geliyor. Durgunluk ve daralma, İtalyan ekonomisinde gündelik hayatın kronik bir parçası olurken, bu konjonktür ülke ekonomisinin zorluk ve tehditlerini artırıyor. Her ne kadar Avrupa Merkez Bankası (AMB) sağladığı geçici yardımlar ve uyguladığı parasal genişleme politikalarıyla Euro bölgesi borç krizi ile mücadele etmeye çalışsa da İtalya’nın bu krizden kurtulması ve bu zorluk-tehditleri aşması, alacağı yapısal önlemleri gerekli kılıyor.

ITLYTablo1Avrupa’nın 3. büyük ekonomisi olan İtalya’da hem bütçe açığı, hem de kamu borç stoku önemli bir noktaya ulaştı. Ekonomik kırılganlığın arttığı, siyasal polarizasyonun şiddetlendiği İtalya’da, 2016 yılı önemli gelişmelere gebe. Durgunluk ve daralma, İtalyan ekonomisinde gündelik hayatın üzücü bir parçası haline geldi. 2008 yılında patlak veren küresel ekonomik krizin ardından, Gayri Safi Yurtiçi Hasılası oranı gerileyen, sanayideki gücünü kaybeden, kamu borçları büyüyen İtalya, son yıllarda yaşadığı ekonomik durgunluk, siyasi çalkantılar ve reform programlarını uygulamadaki aksaklıklar nedeniyle basın tarafından ‘Avrupa’nın hasta adamı’ biçiminde anılıyor. Uzmanlara göre bu sıkıntının aşılması için yapılması gerekenler var. Bunların başında da köklü yapısal değişikliklere ihtiyaç duyan İtalya’nın ekonomik yapısının çözüm odaklı reformlara gerekliliğinin yanı sıra kemer sıkma politikalarında ısrarcı olmaktan vazgeçip bunun yerine büyümeyi destekleyen girişimleri teşvik etmesi geliyor.

Avrupa Birliği ortalamasına göre yıllık ortalama büyüme oranı düşük kalan ülkenin, kuzeyinde gelişmiş bir sanayi ile köklü ve zengin özel şirketler öne çıkarken, ülkenin güney kesimleri devlet destekli tarım ve ufak çaplı sanayi alanları ile ayakta duruyor. İtalya’da genel olarak ülkenin coğrafi yapısından kaynaklanan nedenlerden ileri gelen yapısal sorunları bulunuyor. Hammadde eksikliği ve enerji kaynaklarının azlığı da öne çıkan diğer sorunlar arasında yer alıyor. Ülkenin coğrafi yapısı genel olarak dağlık olması, yoğun tarım yapılabilecek toprakları oldukça kısıtlıyor. Öte yandan enerji sektöründe büyük ölçüde dışa bağımlılık da yaşanıyor. Sektörel veriler incelendiğinde, 2015 yılında İtalya’nın enerji sektörü dışındaki diğer tüm ürün sektörlerinde ticaret fazlası olduğu görülüyor. Doğal kaynaklardan yoksun ve uygun enerji politikaları geliştiremeyen İtalya ekonomisi için, enerji bir sorun teşkil etmeye devam ediyor. Bu doğrultuda, petrol ve yakıt fiyatları İtalya’nın dış ticaret dengesi üzerinde etkilerini hissettiriyor. İtalya ekonomisi ayrıca altyapı yatırımlarının gelişmemesi, pazara yönelik reformların uygulanamaması ya da yapılmaması ve araştırma konusunda yatırımlar yapılmaması nedeniyle de güç yitiriyor.

Roma, doğrudan yabancı yatırımların hedefi

Öte yandan Dünya Bankası’na göre İtalya iş kurma, yatırım yapma ve ticaret konularında oldukça uygun ülkeler arasında gösteriliyor. Buna karşın, ülkede bürokrasi alanında, mülkiyet haklarının korunması ve yüksek vergilendirmeler konusunda sorunlar göze çarpıyor. Uluslararası denetim ve danışmanlık şirketi EY tarafından yeni gerçekleştirilen “Avrupa’nın Çekiciliği Anketi” kapsamında Roma doğrudan yabancı yatırımların hedefi olan Avrupa ülkeleri sıralamasında Brüksel ve Madrid’in ardından ilk 10’a girmeyi başarırken; Londra ikinci, Paris üçüncü ve Berlin dördüncü sıraları paylaştı. Ankete katılan kişilerin yüzde 7’si doğrudan dış yatırımlar için Roma’nın çekici olduğu yanıtını verdi.

Geçtiğimiz yıl İtalya’daki doğrudan yabancı yatırım (FDI) projeleri 55 adete ulaştı ve her bir proje için ortalama 20 olmak üzere, toplam 1.383 yeni iş imkanı yaratıldı. Bu rakamların, 2013 yılıyla mukayese edildiğinde çok daha iyi olduğu görülüyor. 2013 yılında her bir proje için ortalama 14 olmak üzere toplam 732 yeni iş imkanı yaratılmıştı. EY Yönetim Kurulu Başkanı (CEO) Donato Iacovone, anket sonuçlarını, Avrupa’nın süper güçlerinin çekicilik oyunlarını büyük şehirler üzerine oynadıklarını ve günümüzde dijital sektördeki ilerlemelerin ve altyapı üzerinde yeni bakış açılarının Avrupalı ve yabancı yatırımcılar açısından İtalya’nın güçlü noktaları bulunduğu şeklinde yorumladı. Uluslararası şirketlerin, İtalyan şirketlerin azınlık hisselerini almaları yönündeki eğilimin sektörel değerlendirilmesi yapıldığında ise, özellikle bankacılık, kamu hizmetleri ve telekomünikasyon sektörlerinde bu eğilimin ağırlık kazandığı gözleniyor. Kimya, makine, tarım ve inşaat sektörleri de uluslararası yatırımcıların azınlık hisselerini almayı en fazla tercih ettiği diğer sektörler arasında yer alıyor. İtalya’da 2015 yılında, özellikle ABD ve İsviçreli firmalarca gerçekleştirilen şirket birleşme ve devralmalar öne çıkıyor. Genel görünüm itibarıyla, World Dutf Free dışında kalan birleşme ve devralmaların azınlık hisseleri satın alımı şeklinde olduğu görülüyor.

Büyüme oranı 2015’te son 3 yılın ardından pozitife döndü

Uluslararası Para Fonu (IMF) 2014 yılı verilerine göre İtalya dünyanın sekizinci, Avrupa’nın dördüncü büyük ekonomisi. Avrupa Birliği’nin kurucu üyesi olan İtalya, aynı zamanda ABD, Almanya, İngiltere, Fransa, Kanada, Japonya ve Rusya ile birlikte G8 adı verilen sanayileşmiş ülkeler grubuna dahil bulunuyor. İtalyan ekonomisi son yıllarda devam eden mali sıkılaştırma politikalarının, zayıf iş dünyası ve tüketici güveni sonucu olarak 2013 yılında yüzde 1,8, 2014 yılında da yüzde 0,4 oranında daraldı. Ancak tüm bu gelişmelere bağlı olarak İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki en uzun durgunluk döneminin ardından İtalya’da ekonomi az miktarda da olsa iyimserlik havası esiyor. İtalya Ulusal İstatistik Enstitüsü (ISTAT) tarafından açıklanan veriler, İtalya’da büyüme oranının 2015’te 3 yıl aradan sonra ilk kez pozitif rakamlara ulaşmış olduğunu gösteriyor.

İtalya’da 2015 yılında Ekim-Aralık ayları arasındaki son çeyreğinde ekonomi bir önceki çeyreğe göre yüzde 0.1 büyüdü. 2015 yılı genelindeki büyüme ise yüzde 0,6 gibi sınırlı da olsa bir büyüme gerçekleştirdi. 2016 yılı için ise ISTAT tarafından İtalya’da yılın ilk üç aylık dönemine ilişkin GSYİH verileri de olumlu gidişatı yansıtıyor. 2010 yılı baz alınarak, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılarak yapılan hesapla- malara göre, 2016 yılının ilk çeyreğinde GSYİH bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 1,0; bir önceki çeyreğe oranla ise yüzde 0,3 oranında artış kaydetti. Uluslararası Para Fonu’nun tahminine göre ise 2012 yılından itibaren bunalıma giren ve 2014 yılına kadar üç yıl üst üste küçülen İtalya ekonomisi, 2016 yılında yüzde 1.3, 2017 yılında ise yüzde 1.2 oranında büyüyecek.

 

Ekonomisinin temeli küçük ve orta ölçekli firmalardan oluşuyor

Diğer AB ülkelerine kıyasla verimsiz devlet bürokrasisi ve yüksek seviyelerdeki yolsuzluğun yanı sıra ağır vergi yükü ve yüksek oranlı kamu harcamaları bulunan İtalya ekonomisinde imalat sektörü aslında oldukça güçlü. Ana sanayiler arasında otomotiv, gemi yapımı, kimyasallar, mobilya, giyim ve tekstil, deri eşya ve ayakkabı, gıda prosesi, seramik ürünler, parçalar ve makineleri sayılabilir.

İtalya güçlü ekonomik yapısını, daha çok aile şirketi olan ve bu aileler tarafından yönetilen, sanayi grupları içerisinde bir araya gelmiş olan küçük ve orta ölçekli firmalara borçlu. İtalya ekonomisinin büyüklüğündeki diğer ülkelerde karşılaştırıldığında İtalya’da oldukça az sayıda dünya çapında çokuluslu şirket var. ISTAT’ın İtalya’nın üretim yapısını inceleyen raporunda, İtalya’da 4,5 milyon şirketin faaliyet gösterdiği, yüzde 95’inin mikro ölçekli şirket olduğu ve istihdamın yüzde 46’sına denk gelen 17,9 milyon kişiyi istihdam ettikleri belirtiliyor. Şirket bünyesinde çalışan sayısının ortalama 4 kişiden oluşurken, sadece yüzde 0,08’inin 250’den fazla çalışanı bulunuyor. Büyük ölçekli firmalar daha çok Kuzey ve Orta İtalya’da toplanırken Güney İtalya’da daha çok tarım ve turizm alanında faaliyet gösteren küçük işletmeler faaliyet gösteriyor. Bu durum İtalya’da üretim sektöründe tek bir ürünün öne çıkmasına neden olmuş. İtalya’nın dışsatımını yaparak ekonomisini canlı tuttuğu lüks tüketim malları son dönemlerde Çin gibi yükselmekte olan ve işgücünün ucuz olduğu ülkelerle rekabet içine giriyor. İtalya’nın dışarıya sattığı ürünler içinde en önde gelenler motorlu araçlar (Fiat Group, Aprilia, Ducati, Piaggio); kimyasal ve petrokimyasal ürünler (Eni); enerji ve elektrik mühendisliği sistemleri (Enel, Edison); elektrikli ev gereçleri (Candy, Indesit); uzay ve savunma teknolojileri (Alenia, Agusta, Finmeccanica); ateşli silahlar (Baretta); moda ve tekstil ürünleri (Armani, Valentino, Versace, Dolce & Gabbana, Robert Cavalli, Benetton, Prada, Luxottica); gıda ürünleri (Ferrero, Barilla, Martini & Rossi, Campari, Parmalat) ve lüks arabalar (Ferrari, Maserati, Lamborghini, Pagani, Alfa Romeo) ile yatlardan (Ferretti, Azimut) oluşuyor.

ITLYTablo22015’te dış ticaret hacmi 868 milyar dolar oldu

2008 küresel finans krizi gerçekleştiği sıralarda 1,1 trilyon dolara ulaşan dış ticaret hacmi, kriz ile birlikte 2009 yılında yaklaşık olarak yüzde 26 azalarak 821,3 milyar dolara düştü. Aynı dönemde dış ticaret açığı ise bir önceki yıla göre yüzde 55 azalarak 8,6 milyar dolara geriledi. 2010 yılında dünyada ekonomik koşulların düzelmesiyle birlikte gerek ihracatın gerekse de ithalatın artışı sonucu dış ticaret hacmi kriz öncesi seviyesine ulaşamasa da yüzde 14 artarak 933,8 milyar dolara ulaştı. Dış ticaret açığı ise yüzde 367’lik rekor bir artışla 40 milyar dolara yükseldi. 2015 yılında ise bir önceki yıla göre ihracatta yüzde 13,3, ithalatta yüzde 13,7 olarak görülen azalma, dış ticaret hacminin yüzde 13,5 ve dış ticaret dengesinin yüzde 10,1 düşmesi ile sonuçlandı. Buna göre İtalya’nın 2015 yılındaki ihracatı 458,9 milyar dolar, ithalatı ise son 4 yılın en düşük rakamı şeklinde 409,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2015 yılında ülkenin dış ticaret hacmi 868 milyar dolar oldu.

AB üyesi ülkelerin İtalya’nın ihracatında payı 2001 yılında yüzde 60,5 iken yıllar içerisinde azalarak günümüzde yüzde 50’ler seviyesine düştü. İtalya’nın ihracatında, 56 milyon 372 bin dolar ile Almanya ilk sırada, 46 milyon 874 bin dolar ile Fransa ikinci sırada, 39 milyon 775 bin dolar ile ABD üçüncü sırada yer alıyor. İthalatında ise sırasıyla, 63 milyon dolar ile Almanya, 35 milyon 484 bin dolar ile Fransa, 31 milyon 264 bin dolarla Çin ilk üç içinde bulunuyor.

2016 ve 2017 için büyüme tahminleri düşük

Standard and Poor’s’un (S&P) ekonomistleri, 2016 ve 2017 için İtalya’nın büyüme tahminlerini (Kasım 2015 tarihinde yapılan projeksiyonlar ile karşılaştırıldığında) aşağı çekiyor. 30 Mart 2016 tarihinde yayınlanan “Tek bir motor ile uçan Euro ekonomisi irtifa için savaşıyor” başlıklı raporda, S&P rating ajansı bu yıl için büyüme oranını yüzde +1,1 (daha önceden belirlenen oran: yüzde 1,3) ve 2017 yılı için büyüme oranını yüzde +1,3 (daha önceden belirlenen oran: % 1,4) olarak tahmin ediyor. S&P, GSYİH tahminlerini aşağı çeken ilk rating kuruluşu değil. Fitch rating ajansı da 7 Mart’ta İtalya için yaptığı büyüme tahminleri düşürdü. 2016 yılında büyüme oranı % +1 (Aralık ayında yapılan %+1,3 oranındaki tahminle karşılığında) ve 2017 yılında büyüme oranı %+1,3 (+% 1,5 ile karşılaştırıldığında) beklentiyi düşürdü. Bunun yanı sıra, şubat ayında AB Komisyonu İtalya için büyüme tahminlerini 2016 için %+ 1,4 (%+1,5 oranından) ve 2017 için %+1,3 (%+1,4 oranından) aşağıya çekti. Ayrıca, Şubat ayında, OECD 2017 yılı için İtalya’nın büyüme tahminini %+1,4 olarak teyit ederken, 2016 yılı için büyüme tahmini %+ 1 olarak (Kasım ayında yapılan tahminlerden %0,4 daha az) belirtiliyor.

ITLYGrsl2Avrupa mega yat üretim merkezi, İtalya

Yat ve tekne imalat sanayisinin dünya genelinde genel bir incelemesi ve değerlendirmesini yaptığımızda, İtalya diğer sanayide gelişmiş ülkeler olan ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda gibi tekne ve yat imalatında en ön sıralarda yer alıyor. İtalya aynı zamanda bu imalat sektöründe kullanılan yedek parça, malzeme, aksesuar, cihaz, teçhizat ve motor üretiminde de önemli bir paya sahip bulunuyor. 7 bin 800 kilometre kıyı şeridi uzunluğu ile Türkiye’ye yakın olan İtalya’da, tekne ve yat bağlama kapasitesi 178 bini buluyor. Mega yat üretim sektörünün ana pazarı olan Avrupa’da 2015 yılında 285 adet proje üretildi. İtalyanlar ise bu konuda en bilinen markaları olan Azimut ve Benetti ile toplam 64 projeyle en üst sırada yer aldı. Tersanelerinin büyük tonajlı gemi inşaları ve mega yat inşalarına yöneldiği İtalya, yat ihracatında Avrupa’nın önde gelen ülkesi durumunda. Boat International Group’un 2014 yılında yayınladığı dünyanın en büyük süper yat üreticileri raporuna göre ilk 3 sırayı, İtalya, Hollanda ve Türkiye aldı.

ITLYGrsl6

İtalya’da bankaların sorunlu kredileri 360 milyar euro ile Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın (GSYH) yüzde 20’sine yaklaşmış durumda. Avrupa’daki toplam sorunlu kredilerin üçte biri İtalya’da bulunuyor. İtalya zayıf bankaları kurtarmak için kamunun destek sağlayacağı bir fon planlıyor. Konuya yakın kaynakların verdikleri bilgiye göre İtalya’da hükümet zor durumdaki bankaları desteklemek için ellerindeki sorunlu kredileri alacak ve sermaye açıklarını kapatacak kamu destekli bir fon oluşturmayı değerlendiriyor.