Polonya, ekonomisi gibi yatırımcılarını da büyütüyor

Dünyanın 23’üncü, Avrupa Birliği’nin ise 6’ncı büyük ekonomisi olan Polonya, Orta Avrupa’da Türkiye’nin giderek ilişkilerini güçlendirdiği ticaret ortaklarından biri durumunda. Nitelikli iş gücü, cazip pazar büyüklüğü ve lojistik avantajları açısından Türk yatırımcılara önemli fırsatlar sunan ülke, aynı zamanda ağaç işleme makineleri sektörünün de alternatif pazarları arasına hızla giriyor. Avrupalı büyük mobilyacıların üretim yeri olarak seçtiği ağaç zengini Polonya, sektör için cazibesini artırıyor.

polonyat1Ekonomi alanında 1990’ların başında “şok terapi” programı izleyerek Orta Avrupa içindeki en sağlam ekonomilerden biri haline gelen Polonya, yapısal reformlar ve giderek canlanan özel sektör ile büyümeye devam ediyor. Liberal ekonominin temel prensipleri üzerine oturtulan “Şok Polonya Terapisi” olarak belirlenen eğilim ile ülkede; kamu kurumlarının özelleştirilmesi, serbest rekabet, piyasa ortamının oluşturulması, serbest para akışı, özel sektörün gelişimi için uygun şartların oluşturulması ve devlet tekelinin kaldırılması ya da sınırlandırılması gibi birçok uygulama hayata geçirildi.

Bu uygulamalarla son 25 yılda hızla büyüyerek özellikle başarılı ihracat performansıyla GSYİH’i iki katına çıkaran Polonya, dünya ekonomisindeki önemini ve payını yükseltmesinin yanı sıra merkezi ve Doğu Avrupa ülkeleri içinde en fazla doğrudan yabancı sermaye yatırımlarına konu olan ülke durumuna geldi. 1980-2015 tarihleri arasında Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) artışlarına bakıldığında Polonya’yı ilk sırada görebiliyoruz. Polonya 25 yıllık dönemde GSYİH’sını yüzde 492 artırarak İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya gibi büyük Avrupa ülkelerini geride bıraktı.

Polonya, önemli ölçüdeki yüzölçümü, nüfus ve ekonomik potansiyeli ile orta büyüklükte bir Avrupa ülkesi. Demokratik, serbest piyasa odaklı büyük bir ülke olarak Euro-Atlantik organizasyonlarında aktif rol oynayan ülkede, 1990’dan beri ekonomik liberalleşme politikaları izleniyor.

polonyag2

Alt yapı yatırımlarının hız kazanması, doğrudan yabancı sermayenin ilgisinin kesintisiz devam etmesi ve tüketim harcamalarının mali krizden nispeten daha az etkilenmesi gibi nedenlerden ötürü Polonya, son yıllarda pozitif büyüme gösteren yegâne AB üyesi ülke konumunda.

Küresel ekonomik kriz sırasında Polonya, konumunu sadece Orta Doğu Avrupa’da değil tüm kıtada koruma şansına sahip. AB içinde 2008-09 ekonomik krizinde durgunluktan kaçınabilen tek ekonomiye sahip olan Polonya’nın krizden çok etkilenmeyişinin sebebinde ise Euro Birliği’ne henüz dahil olmaması yatıyor. Ayrıca bir tek sektöre ağırlık vermek yerine dengeli bir sektör dağılımı yapan Polonya; Avrupa’nın merkezinde, elverişli bir konumda bulunması, kıtanın batı ve doğusunda yer alan ülkeleri hedef alan girişimciler için mükemmel bir yatırım imkanı sağlıyor.

polonyat2

Yatırım için Avrupa’nın en cazip ülkelerinden biri

Küresel şirketler, Avrupa’daki yeni yatırımları için, ekonomik kriz dönemlerinde güvenli bir sığınak olarak gördükleri Polonya’yı seçiyor. Avrupa’nın ana ulaşım ağlarının kesiştiği bir merkezde bulunması, malların tüm Avrupa ülkelerine ihraç edilmesine ve bu şekilde yarım milyar tüketiciye daha ulaşılmasına olanak veriyor. Orta ve Doğu Avrupa bölgesinde ticaret yapmak için en iyi ülke olarak belirlenen Polonya, FDI Intelligence raporuna göre, Çin ve ABD’nin ardından yatırım açısından dünya sıralamasında üst sıralarda yer alıyor. Dünya Bankası’nın hazırladığı “Doing Business 2016” rapora göre Polonya yatırım ortamının elverişliliği açısından 189 ülke içinde 25. sırada. Ernst&Young’ın ‘Avrupa Yatırım Çekiciliği Anketi’ raporuna göre ise, Polonya Almanya’nın ardından Avrupa’nın yatırım açısından ikinci cazip ülkesi. Ernst&Young uzmanları, Polonya’nın istikrarlı makroekonomik durumunun yanı sıra, nitelikli ve verimli çalışanlara, samimi ticaret ortamına ve şeffaf ve yasal vergi sistemine sahip olması nedeniyle yatırımcıyı cezbettiğine dikkat çekiyor.

Polonya, tüm bu özellikleriyle son yıllarda pozitif büyüme gösteren yegâne AB üyesi ülke konumunda. 2016’nın ilk çeyrek raporuna göre ülke ekonomisi yüzde 3’lük büyüme kaydetti. Merkez İstatistik Ofisi’nin (GUS) raporlarında her ne kadar yüzde 3.4’lük büyüme beklense de, yüzde 3’lük büyüme de gayet bir başarı olarak görülüyor. 2015’in raporlarına göre ise, Polonya ekonomisi, yılı yüzde 4.3’lük büyüme ile kapatmıştı.

Hedef pazar haritasını genişletiyor

Polonya’nın dış ticaret hacmi, 2015 yılında 392 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2015 yılında ülkenin ihracatı yüzde 8 oranında azalarak 198 milyar dolar, ithalatı ise yüzde 10 azalarak 194 milyar dolar oldu. Polonya dünya ihracatından aldığı yüzde 1,1’lik pay ile dünya ihracatında 25. sırada bulunuyor. Buna karşılık dünya ithalatında yüzde 1,2 pay alarak, dünya ithalatında da 24’üncü sırada yer alıyor.

Almanya, Polonya’nın en önemli ticari ortağı. Almanya’nın Polonya ihracatının yüzde 27’sini, ithalatının ise yüzde 28’ini elinde tuttuğu görülüyor. Rusya Federasyonu, Ukrayna, Beyaz Rusya ve Azerbaycan gibi eski SSCB ülkeleri ile Çek Cumhuriyeti, Slovakya ve Sırbistan gibi civar ülkeleri hedef pazarlar olarak gören Polonya, resmi ve ticari heyet ziyaretlerini yoğunlaştırdığı Güney Kore, Suudi Arabistan ve Katar gibi Uzak Doğu ve Körfez ülkelerinden de yabancı sermaye yatırımlarını çekmeyi amaçlıyor.

polonyat4

Başlıca ticaret ortakları: Almanya, Rusya, Hollanda, Çek Cumhuriyeti, İtalya ve Fransa
Başlıca ihracat kalemleri: Kara taşıtları, makine, sanayi ara ürünleri, gıda, canlı hayvan
Başlıca ithalat kalemleri: Kara taşıtları, makine, kimyasallar, petrol ürünleri, madeni yağ

Yabancı sermayenin yüzde 80’i AB kaynaklı

Tam üyelik sonrasında Polonya’nın AB ülkeleriyle dış ticareti yaklaşık yüzde 70 oranında arttı. 2014-2020 AB bütçesi kapsamında yapısal fonlardan yaklaşık 80 milyar euro tutarında yardım alacak olan Polonya’ya giriş yapan doğrudan yabancı sermayenin ülkelere göre dağılımına ilişkin verilere bakıldığında, ülkeye gelen doğrudan yabancı sermayenin yüzde 80’den fazlasının AB kaynaklı olduğu görülüyor. Yabancı yatırımlar, imalat sanayinin yanı sıra ticaret ve finansman alanlarında yoğunlaşıyor. Yabancı yatırımların yoğun olduğu imalat sanayi kollarını ise gıda işleme, otomotiv, kâğıt, elektrik ve kimya endüstrileri oluşturuyor.

İmalat sanayisinde yatırım yapılan sektörlerin başında otomotiv ve elektronik sektörleri geliyor. Polonya’da halen beş büyük firma (Fiat, GM-Opel, VW, FSO ve Intral) ticari araç ve binek otomobil üretiyor. Beyaz eşya üretimi de yabancı sermaye için cazip alanlardan biri. BSH, Whirpool, Samsung, LG, Indesit, Fagor Mastercook ve Amica başlıca beyaz eşya üreticileri arasında yer alıyor. AB’den çok sayıda gıda üreticisi firma, üretimlerini Polonya’ya kaydırıyor. ABD’li bilgisayar üreticisi Dell, İrlanda’daki fabrikasını Polonya’ya taşıyor. Yine dünya mobilya devi Ikea, Polonya’daki fabrikasında ürettiği mobilyaları çok sayıda ülkeye satıyor.

Ülkede perakende sektörü de henüz doygunluk seviyesine ulaşmış değil. Yeni yerleşim yerlerinde büyük alışveriş merkezleri sürekli kuruluyor. Öte yandan, 2020 yılına kadar Polonya, toplam enerji tüketimi içinde yenilenebilir enerji oranını yüzde 15’e çıkarmayı hedefliyor. Bununla beraber rüzgar çiftliklerinin sayısındaki artışın, rüzgar türbinlerinin aksam ve parçalarına yönelik talebi artıracağı öngörülüyor. Azalan ve yaşlanan nüfus, Polonya’da orta ve uzun vadede karşılaşılacak bir sorun. Yaşlı nüfusu için hayatı kolaylaştıracak ve nüfusun sağlığını koruyacak yaşlı dostu ürünler potansiyel olarak belirtilebilir.

polonyat5

14 bölgede vergi muafiyeti var

Polonya, yabancı firmalar için birçok yatırım teşviki sunuyor. Bu teşviklerden yararlanmak için 14 Özel Ekonomik Bölge’den birinde yatırımda bulunmak gerekli. Özel ve ayrıcalıklı şartlarda ekonomik faaliyete başlamak için tahsis edilmiş olan Özel Ekonomik Bölgeler, yeni yatırımcılara çekici vergi indirimleri, istihdamda kolaylıklar ve iyi hazırlanmış yatırım yerleri sunuyor. Bu bölgelerde sağlanan avantajlar; kurumlar vergisi muafiyeti, yatırım amaçlı arazilerin rekabetçi fiyatlarla satın alınabilmesi imkânı, yatırımla ilgili hizmetlerde ücretsiz yardım hizmetleri, bazı bölgelerde emlak vergisinden muafiyet imkânından oluşuyor. Toplam 7 bin 600 hektarlık bir alanı kapsayan bu bölgeler, Avrupa Komisyonu’ndan alınan izinle, firma büyüklüğü ve coğrafi konumuna göre yüzde 30 ila 70 arasında kurumlar vergisi istisnası ile bazı bölgelerde emlak vergisi istisnasına tabii olabiliyor. Bölgelerde faaliyette bulunan firmalara meslek içi eğitim ve yaratılan istihdama göre ayrıca teşvik sağlanıyor. Polonya hükümeti, bölge içindeki firmalara ücretsiz yatırım danışmanlığı hizmeti de sağlıyor. Özel Ekonomik Bölgelere sağlanan ayrıcalıklar, 2020 yılında sona erdirilecek.

İkili ticaret 2015’te 5 milyar doların üzerine çıktı

Türkiye ile 602 yıllık bir geçmiş bulunan Polonya, 40 milyona yaklaşan nüfusu ve yarım trilyon dolar ekonomisi ile önemli bir ticari ortak. Türkiye’nin Polonya ile 2015 yılında ikili ticaret hacmi; ihracatta 2.330 milyar dolar, ithalatta 2.978 milyar dolar olmak üzere 5.308 milyar dolar olarak gerçekleşti. Büyük ölçüde benzer sektörlerde üretim ve ihracat yapan Türkiye ve Polonya arasındaki mal ticareti ağırlıklı olarak otomotiv ana ve yan sanayi, tekstil, elektronik ve inşaat sektörlerinde girdi tedarikine yönelik yapılıyor.

polonyat3

Türk yatırımlarının sayısı artıyor

Polonya’da büyük bir bölümü hazır giyim sektöründe olmak üzere yaklaşık olarak 150 Türk firması faaliyet gösteriyor. Son dönemde, Atateks-Morera, Beko, DSD Dış Ticaret-Derri, Evita Tekstil-BGN, Gülom Tekstil-Red Star, Hakan Plastik, Hidromek, Leke Jeans, Profilo-Telestar, SKT Giyim-Uptown, Şık Makas-Cross Jeans, Adopen ve Evyap gibi şirketler, Polonya’da kurdukları firmalar, açtıkları mağazalar veya bayiler aracılığıyla kendi markalarını Polonya piyasasına sunuyor. Diğer taraftan Türkiye’de, elektrik-gaz-su, imalat sanayii, inşaat, madencilik ve taş ocakçılığı, toptan ve perakende ticaret, ulaştırma, haberleşme ve depolama hizmetleri ile gayrimenkul sektörlerinde toplam 74 adet Polonya menşeli firma faaliyet gösteriyor.

Polonya’da Türk müteahhitlerinin bugüne kadar toplam 1 milyar 229 milyon dolar tutarında 29 adet proje üstlendiği görülüyor. Polonyalı veya AB firmaları tarafından ihalesi kazanılan alt yapı projelerine taşeron olarak katılan Türk firmaları, atık su, kanalizasyon ve çevre düzenlemesi projelerinde faaliyette bulunuyor.

polonyaaa

“Avrupa’nın geleceğinde rol oynayacak iki ülkeyiz”

Varşova Büyükelçilik makamına yeni tayin edilen Tunç Üğdül, Türkiye-Polonya ilişkilerinin 2009 yılında imzalanan bildiriyle Stratejik Ortaklık seviyesine yükseltildiğini ve ikili işbirliğinde yeni bir devrin başladığını söyleyerek, Türk yatırımcılara şu mesajları verdi: “İkili işbirliğini her alanda geliştirme iradesi karşılıklı olarak mevcut. Türkiye ile Polonya, Avrupa’nın iki eski devleti olmanın yanı sıra, önümüzdeki dönemde önem ve güçlerini daha da arttırma potansiyelleri bulunan ve kıtanın geleceğinde ağırlıklı rol oynaması beklenen ülkelerdir. Ülkelerimiz arasındaki ilişkileri geliştirerek derinleştirmek, Büyükelçiliğimize başvuran herkese en iyi iyi hizmeti vermek, Türkiye’yi Polonya’da temsil görevini en iyi şekilde yerine getirmek amacıyla çalışmalarımızı titizlikle sürdüreceğiz.”

polonyat7

“Yatırım için uzun vadeli düşünün”

DEİK Türkiye-Polonya İş Konseyi Yürütme Kurulu Başkanı Kemal Tahir Güleryüz, iki ülke arasındaki ticaret imkanları hakkında ise şunları söyledi: “Polonya yabancı sermaye yatırımları ve AB yatırım desteklerinin katkıları ile Türkiye’deki firmalar için önemli bir potansiyel barındırıyor. Kozmetik, madencilik teçhizat ve makineleri gibi sektörler de Türk iş insanları için iyi bir yatırım fırsatı olabilir. Konut projeleri, telekomünikasyon, otel, hastane ve iş merkezi gibi büyük ölçekli inşaatlar projelerini kısa vadede gerçekleştirecek olan Polonya’da, Türk firmalarının pazar imkânı yüksek. Ama her yerde olduğu gibi, yatırım için öncelikle uzun vadeli düşünmek gerekiyor. Zira sosyal ve kültürel açıdan çok açık bir toplum değil. Karşılıklı güven teminine zaman ayırmak lazım. Bu temin edildikten sonra dürüst, düzgün, çalışkan ve iyi niyetli bir toplum bünyesinde çalışmanın keyfine varmak hiç de zor değil. Türkiye-Polonya İş Konseyi olarak Polonya’da yatırım yapmayı düşünen Türk firmalarına her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu ifade etmek isterim.”

agackesmesampiyonasi

Dünyanın en iyi orman işçileri Polonya’da yarışıyor

Polonya’da 1970’ten bu yana yapılan Dünya Ağaç Kesme Şampiyonası’nda dünyanın dört bir yanından katılan orman işçileri testereyle hünerlerini sergiliyor. Dünyanın en iyi orman işçileri, Polonya’nın Wisla kasabasında düzenlenen şampiyonada bir araya geliyor. Bu yıl 32’ncisi düzenlenen turnuvada 28 ülkeden 113 kişi yarıştı.

Polonya pazarı sektöre göz kırpıyor

Avrupa’nın yatırım yapılabilir en cazip ülkelerinin başında gelen Polonya, aynı zamanda mobilya üretimi açısından da önemli bir pazar. Dünyanın en büyük mobilya ihracatçılarının başında Çin, Almanya ve İtalya’dan sonra Polonya 10 milyar doları aşan dış satışıyla 4’üncü sırada geliyor. Markalaşmış ve yüksek fiyatlı ürün segmentinde ürünler üreten Polonya, Almanya ve İtalya ile birlikte AB’de mobilya sektörünün en rekabetçi ülkeleri arasında yer alıyor.

Hala Euro’yu kullanmıyor olması, Polonya’da üretim yapan mobilya yatırımcıları açısından üretim maliyeti konusunda büyük avantaj sağlıyor. Bu da Avrupalı mobilyacıların çok büyük kısmının Polonya’da üretim yapmasına neden oluyor. Buna en iyi örneği dünya mobilya devi Ikea’nın üretiminin yüzde 50’sini Polonya’da yaptırmasını gösterebiliriz. Ayrıca Polonya, mobilyanın hammaddesi ağaç/ahşap konusunda da çok zengin bir ülke. Dünyada yonga ve lif levha ihracatında ve kontraplak üretiminde yine ilk sıralarda bulunan ülkede yüzölçümünün yüzde 40’ının ormanlarla kaplı olması mobilya ve ağaç işleme sektörlerinin gelişmesine itici güç oluyor.

yongalevha

Makine üretimi artıyor

Polonya’da mobilya sektöründeki bu gelişim beraberinde ağaç işleme makinelerinin kullanımını da artırdı. Son 5 yıla kadar ağaçları kesip işlemeden satan Polonya, şimdi makinelere, teknolojiye ve bilgiye daha çok yatırım yapıp ağaçlarını işlemeye başladı. Bu süreçte Türkiye’den çok daha hızlı gelişim gösteren Polonya, 3 yıl önce adet bazında Türkiye’den daha az ağaç işleme makinesi üretirken, 2015 yılında Türkiye üretim adetlerini geçti. Nüfusu, yüzölçümüne göre mobilya üretim miktarı her yıl artan Polonya’da ağaç işleme makineleri sektörünün de büyüme hızında gözle görülür fark oluşuyor. Bu da Türk ağaç işleme makinecileri için Polonya’nın cazibesini artırıyor. Firmaların, işlenmesi gereken önemli bir pazar olarak değerlendirilen Polonya’da-ki bu büyüme trendinde yer alması Avrupa’daki pazara da hakim olma açısından büyük önem taşıyor.

polonyatablosn

İhracat potansiyele göre çok düşük

Türkiye ağaç işleme makineleri sektörü için giderek önem kazanan bir pazar haline gelen Polonya, sektörün ihracatı açısından ciddi bir potansiyele sahip. 2015 yılında 160 milyon doları aşkın ağaç işleme makinesi ithalatı yapan Polonya’ya sektörün ihracatının ise oldukça düşük kaldığını görüyoruz. Polonya’ya 2013’te yaklaşık 510 bin dolar değerindeki ihracatını 2014’te 890 bin dolara kadar çıkaran ağaç işleme makineleri sektörü, 2015 yılında ise önemli bir düşüşle 480 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Pazar araştırmalarına göre Türkiye’nin Polonya’ya yapabileceği ağaç işleme makine ihracatı ise 60 milyon doların üzerinde. Bu da sektör için Polonya’nın önemini rakamsal olarak ortaya koyuyor.