Tomruk işleme makinelerinde büyümenin itici gücü iç pazar talebi ve teknoloji oldu

Tomruk talebini ürettiğinin yanı sıra büyük oranda ithalat yoluyla karşılamaya çalışan Türkiye, tomruk işleme makinelerinin üretim ve ihracatında da son yıllarda önemli bir gelişim sergiliyor.

2015 yılında 12.6 milyon dolarlık ihracat, 11 milyon dolarlık ithalat gerçekleştiren Türkiye tomruk işleme makineleri sektörü, iç pazardaki taleple birlikte yurtdışındaki gelişmelerden de olumlu etkileniyor. Sektör yetkilileri, yerli tomruk işleme makineleri üretenlerin bu değişimi yakından takip etmeleri gerektiğine dikkat çekerken; tomruk işleme kapasitesinin gelecek dönemde daha da artacağına vurgu yapıyorlar.

Son yıllarda ahşaba olan eğilim beraberinde tomruk tüketimini de artırıyor. Avrupa ile kıyaslandığında ahşap kullanımı çok düşük seviyelerde olsa da kullanım alanlarında çeşitlilik yaşayan Türkiye’de bugün turizm sektöründen inşaattaki dış cephelere, yat sektöründen belediyelerin park-bahçe ve spor alanlarına kadar birçok alanda ahşabı görebiliyoruz. Yaşayan bir ürün olmasının yanı sıra dayanıklılık ve uzun süreli kullanım açısından da avantajlı bir ürün olan ahşaptaki bu ilgi, ağacın hammaddesi konumundaki tomruğun da tüketimini artırıyor.

Tomruk talebini ürettiğinin yanı sıra büyük oranda ithalat yoluyla karşılamaya çalışan Türkiye, tomruk işleme makinelerinin üretim ve ihracatında da son yıllarda önemli bir gelişim sergiliyor. 2015 yılında 12.6 milyon dolarlık ihracat, 11 milyon dolarlık ithalat gerçekleştiren Türkiye tomruk işleme makineleri sektörü, iç pazardaki taleple birlikte yurtdışındaki gelişmelerden de olumlu etkileniyor.

Tomruk sektöründeki değişim gelişim makine firmalarının da bu yönde yeni ürün ve yatırımlar yapmalarını zorunlu kılıyor. Ayrıca fuarlara katılarak yurt dışına açılmaları da firmaların ve ürünlerin gelişimi aşamasına çok büyük katkı sağlıyor. Sektör yetkilileri, yerli tomruk işleme makineleri üretenlerin bu değişimi yakından takip etmeleri gerektiğine dikkat çekerken; tomruk işleme kapasitesinin gelecek dönemde daha da artacağına vurgu yapıyorlar.

Tomruk sektörünün ekonomik hayatta önemi büyük

Dünyadaki birçok devletin toplam yüzölçümünden daha fazla bir orman varlığına sahip olan ülkemiz, ormanlık alan bakımından Avrupa ülkelerinin gerisinde değil. Ancak AB ortalamasına rağmen Türkiye’deki verimli orman alanı oldukça düşük bir seviyede bulunuyor. Türkiye orman ürünleri sanayiinin imalat sanayi içindeki payının yüzde 4 olduğu Türkiye’de yetişen ve ekonomik öneme sahip ağaç türlerinin tomruk, kereste ve kaplama sanayinde kullanımları dolayısıyla büyük önem taşıyor.

Dünya nüfusunun artması ve kişi başına düşen odun maddesi tüketiminin yükselmesi sonucunda dünyada mevcut orman kaynaklarının gittikçe kıtlaşmakta olduğu bilinen bir gerçek. Bu da sanayileşmiş ülkelerin kendi ormanlarının odun verimi ile yetinememesi sonucunu doğuruyor. Türkiye’de de tomruk talebinin artması, orman varlığının azalması, nüfusumuzun büyük boyutlara ulaşması ve Rusya krizinden sonra ithal tomruk fiyatlarının ucuzlaması sonucu son yıllarda tomruk ihtiyacının büyük bir kısmı ithalat yoluyla karşılanıyor.

Ormanlardan elde edilen odun hammaddesi, insanın ekonomik hayatında önemli yere sahip olduğu gibi, kullanıldığı yer itibarıyla da insan hayatında yadsınamaz bir yer tutuyor. Türkiye’nin ormanlarında en fazla meşe ağaç türleri (6,4 milyon hektar) yayılış gösteriyor. Ondan sonra alansal büyüklük sırasına göre kızılçam (5,4 milyon hektar), karaçam (4,2 milyon hektar), kayın (1,7 milyon hektar), sarıçam (1,2 milyon hektar), göknar (0,6 milyon hektar), ardıç (0,5 milyon hektar), sedir (0,4 milyon hektar), ladin (0,3 milyon hektar), 100 bin hektardan daha küçük alan kaplayan kızılağaç, kestane, sahilçam, fıstıkçamı, dişbudak, gürgen, 10 bin hektardan küçük alan kaplayan kavak, ıhlamur, okaliptus, servi, akasya, sığla yer alıyor. Ülkemizde yetişen ve ekonomik öneme sahip olan bu ağaç türlerinin tomruk, kereste ve kaplama sanayinde kullanımları dolayısıyla büyük önem taşıyor.

Dünyada tomruğu en çok üretip satan ülke; ABD

Dünyanın en büyük tomruk üreticisi ABD olurken, bu ülkeyi sırasıyla Hindistan, Çin, Brezilya ve Rusya Federasyonu takip ediyor. Türkiye ise dünya tomruk üretiminde 202 ülke arasından ilk 50 üretici arasında yer alıyor.

Dünya endüstriyel tomruk tüketimi içinde 2010’lu yıllarda özellikle Asya-Pasifik bölgesinde ekonomilerin güçlenmesi nedeniyle tomruk tüketimi arttı ve özellikle endüstriyel tomruk tüketimindeki artış, son 20 yılda dünya ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Asya-Pasifik ülkeleri içerisinde Çin, Japonya ve Endonezya en büyük tomruk tüketicileri arasında yer alıyor.

Dünya tomruk ihracatının önemli kısmı ABD ve Rusya Federasyonu tarafından yapılıyor. Bu iki ülkeden sonra ihracattan en yüksek payı sırasıyla Yeni Zelanda Malezya ve Papua Yeni Gine alıyor. Türkiye ise 191 ülke arasında ilk 100 içinde bulunuyor. Dünya tomruk ithalatının yaklaşık yarısını ise Çin Halk Cumhuriyeti gerçekleştiriyor. Onu sırasıyla Japonya, Avustralya, Güney Kore ve Almanya takip ediyor. Türkiye ise 218 ülke arasından dünyanın en büyük 20 tomruk ithalatçısı arasında yerini alıyor.

Türkiye’de üretim azalırken, ithalat artıyor

Son 30 yıla ait Türkiye’nin tomruk üretim miktarları incelendiğinde; en yüksek üretim 5,6 milyon m³ ile 1981 yılında gerçekleştiği görüldü. 2001 yılında 2,7 milyon m³’e kadar düşen üretim miktarı zamanla artarak 2010 yılı itibarıyla yaklaşık 4,4 milyon m³’e, 2011 yılında ise 5 milyon m³’e ulaştı. Ancak yine de bu miktar 1981 üretiminin yüzde 10 altında kaldı. Bu da Türkiye’nin tomruk üretiminin tüketime yetmediğini gösteriyor.

Türkiye 2010 yılında 1,95 milyon dolarlık tomruk ihracatı gerçekleştirirken, aynı yıl yurtdışından 147 milyon dolarlık tomruk ithal etti. Türkiye’nin tomruk ithal ettiği başlıca ülkelerin başında değer bazında sırasıyla; Ukrayna, Rusya Federasyonu, Kamerun, Romanya, Orta Afrika Cum. ABD, Gabon, Kongo, Bulgaristan ve Fransa geliyor. Türkiye’nin tomruk ithalatında ilk üç sırada bulunan Ukrayna, Rusya Federasyonu ve Kamerun’dan yaptığı ithalat, sektör ithalatının üçte ikisinden fazlasını oluşturuyor. İhracattan en çok payı değer bazında ise sırasıyla Irak, Bursa Serbest Bölge, Libya, Suriye, Makedonya, Cibuti, Hindistan, Singapur, Almanya ve K.K.T.C. alıyor. İlk üç sırada bulunan Irak, Bursa Serbest Bölge ve Libya sektörün ihracat değerinin yaklaşık olarak yarısını oluşturuyor.

Sektör teknolojik gelişmeleri yakından takip etmek zorunda

Türkiye’de tomruk ürün grubu imalat ve ticareti ile uğraşan birçok firma var. Özellikle özelleştirme kapsamında çalışmalara girilmesi ve 1992 yılından sonra bunların hızlandırılması nedeniyle tomruk ürünü ile ilgili hemen hemen tüm işlemler özel sektör kuruluşlarınca yürütülüyor.

Orman ürünleri sanayiinin alt sektörleri olan tomruk, kereste ve kaplama sektörleri, ormancılığımızla beraber yapılanmasını doğal kaynaklara zarar vermeden ve rasyonel bir şekilde geliştirmek zorunda. Türkiye’de bu sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin büyük bir kısmı küçük ve orta ölçekli üretim yapıyor. Uluslararası pazarda rekabet edilebilmesi ve gelişen teknolojinin yakından takip edilebilmesi bu sektörlerde araştırmaya dayalı teknik eğitimin verilmesi, ürün çeşitliliğinin ve tasarım gücünün arttırılmasını gerekli kılıyor. Bu nedenle, sektörün yapısal sorunları iyi bir şekilde analiz edilerek gerekli yapısal değişimler ve düzenlemelerin hızla gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bunun dışında, teknolojik gelişimi sürükleyici nitelikte ve uygulamadaki problemlere somut çözümlerin geliştirildiği AR-GE merkezlerinin oluşturulması gerekliliği de tomruk, kereste ve kaplama sanayinde üreticilerin karşılaştığı sorunların daha hızlı çözülmesini sağlayacak bir yol olduğu vurgulanıyor.

Tomruk sanayi ormancılıkla beraber yapılanmalı

Tomruk ihracatında son yıllarda görülen artışın önümüzdeki yıllarda da devam etmesi, sektördeki dış ticari ilişkilerin gelişme sürecini devam ettirmesine bağlı bulunuyor. Sektör yetkilileri, iç ve dış talebin karşılanmasında, günümüzde olduğu gibi gelecek dönemler için de Rusya Federasyonu ve Türk Cumhuriyetleri’nden temin edilen ucuz hammaddenin sektörün gelişmesine önemli katkıda bulunabilecek bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyorlar.

Tomruk üretim ve dış ticaretinin ORÜS Kurumu’na bağlı tesislerin özelleştirilme işlemlerinden olumlu yönde etkilendiğini aktaran sektör yetkilileri, toplumların geleceğini güven altına almak amacıyla doğal kaynakların araştırılması, korunması ve geliştirilmesinin bir zorunluluk olduğuna vurgu yapıyorlar. Bu kaynaklar içinde ormanların özel bir yerinin olduğuna dikkat çeken yetkililer, “orman ürünleri sanayiinin bir alt sektörü olan tomruk sektörü, ormancılığımızla beraber yapılanmasını doğal kaynaklara zarar vermeden ve rasyonel bir şekilde geliştirmek zorunda” fikrinde birleşiyorlar.

Sektördeki yetkililer ayrıca tomrukların ağırlıklı olarak endüstride değerlendirilmesinin yanında  hammadde  israfının  önlenerek üretimde zayiatın en aza indirilmesi gerektiğini vurguluyorlar. Buna ilaveten depolardan tomruk satışı yerine ormanda ağaç satışı politikasının benimsenmesi, konusunda yetişmiş, mesleki ve teknik eğitim almış elemanlarla  mühendis  istihdamına  öncelik verilmesi gerektiğini de dile getiriyorlar.

Tomruk işleme makineleri, 2015’te 1.6 milyon dolarlık ihracat fazlası verdi

Türkiye’de son yıllarda ahşaba olan eğilim beraberinde tomruk tüketimini de artırıyor. Tomruk talebini ürettiğinin yanı sıra büyük oranda ithalat yoluyla karşılamaya çalışan Türkiye, tomruk işleme makinelerinin üretim ve ihracatında da son yıllarda önemli bir gelişim sergiliyor.

Tomruk işleme makinelerinde 2014 yılında 15.8 milyon dolarlık ihracat, 16 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirildi. 2015 yılında ise ihracat 12.6 milyon dolar, ithalat ise 11 milyon dolar oldu. 2015 yılında hem ithalat hem ihracat bir önceki yıla göre düşüş gösterirken, tomruk işleme makinelerindeki ihracat fazlası 1.6 milyon dolar oldu.

kapkt0

Sektördeki planya, freze veya keserek kalıplama makineleri ihracatı 2015 yılında 10.6 milyon dolar, ithalatı ise 7.4 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2014 yılına göre ihracatta düşüş yaşanırken, ithalat aynı kaldı. 2014 yılında ihracat 13.2 milyon dolar, ithalat ise 7.2 milyon dolar olarak gerçekleşmişti.

kapkt1

Yarma, dilme veya soyarak yaprak halinde açma makinelerinde ihracat ve ithalat rakamları 2015 yılında düşüş gösterdi. 2014 yılında 2.2 milyon dolarlık ihracat 2015 yılında 1.6 milyon dolara, 2014 yılında 2 milyon dolar olan ithalat ise 2015 yılında 1.2 milyon dolara kadar düştü.

kapkt2

Tomruk işleme makineleri arasında yer alan kurutma fırınlarında gerçekleşen rakamlara baktığımızda ise ithalatın hakim olduğunu görüyoruz. 2014 yılında 6.7 milyon dolar olan ithalat 2015 yılında ciddi bir düşüş göstererek 2.3 milyon dolar olarak gerçekleşti. Kurutma fırınlarında ihracat ise 2014 yılında 395 bin dolar, 2015 yılında da 390 bin dolar oldu.

kapkt3

TOMRUK ÜRETİM SÜRECİ

Ormandan kesilen ağaçlar önce dalları budanarak yalın gövde haline getiriliyor; sonra kusur, eğrilik ve çap durumlarına göre 150 santimetreden küçük olmamak üzere standart boylara bölünüyor. Bu ağır parçalara tomruk adı veriliyor. Firmalar üretim sürecine almış oldukları ham tomrukları kesme (verim), sınıf ayırımı, tasnif, etiketleme, kurutma ve fırınlama işlemlerine tabi tutuyor. Kereste üretiminde, ağaçlar büyük hidrolik makaslarla kesilirken, ağaç kesilip yere devrildikten sonra motorlu testerelerle kesilerek taşınmaya uygun boyutlarda tomruk olarak hazırlanıyor. Ağaçların kesildiği yer traktör ve kamyonların hareketine elverişli ise tomruklar bu araçlarla taşınıyor. Teknolojik alt yapının da yüksek olması sayesinde, lazerli (kendi ölçeklerini kendisi belirleyen bir sistem) hızar makinelerinde tomruk önce boyuna göre iki ya da daha fazla parçaya bölünüyor. Bölünen parçalar raylar üzerinde hareket eden tekerlekli taşıyıcılar üzerine yuvarlanıyor. Taşıyıcı üzerindeki tomrukla birlikte rayın bir ucuna doğru giderken hızarlar tomruktan başka bir dilim keserek ayırıyor. Esnek çelikten yapılmış olan döner testerenin konumu tomruk özelliğine göre ayarlanarak dilimlerin istenen kalınlıkta olması sağlanıyor. Kısaca, tomruk kesme, baş ve yan kesme, kenar düzeltme, çoklu dilmeler, prizma ve diğer şerit testereler ile dilimleme aşamalarından geçiyor. Elde edilen kereste daha sonra kurutuluyor. Kurutma işlemi sıcaklığı, nem oranı denetlenen fırınlarda yapılıyor. Kurutma fırınlarında işlem iki hafta gibi bir süreç içerisinde tamamlanıyor.