Unimak Satış Müdürü Duygu Coşkun: “Sektöre kadın eli değmesinin artık zamanı geldi”

Ağaç işleme makineleri sektörünün en genç kadın yöneticilerinden olan 26 yaşındaki Duygu Coşkun, babası Nizamettin Coşkun’un kurduğu şirkette Satış Müdürlüğü görevini 4 yıldır yürütüyor. Sayıları çok az olan kadın yöneticilerin sektörde daha çok temsil edilmesi gerektiğini söyleyen Coşkun, kadın girişimcilere ve genç jenerasyona destek vermeye her zaman hazır olduğunu vurguluyor.

Mart ayı, eli değdiği yere bereket ve güzellik getiren; toplumda, iş ve ev hayatında birçok soruna göğüs gererek var olma çabası gösteren kadınlarımızın gününe ev sahipliği yapıyor. 8 Mart Kadınlar Günü dolayısıyla, AİMSAD Dergisi’nin bu sayısında, ağaç işleme makineleri sektörünün en genç kadın temsilcilerinden birini konuk olarak ağırladık.

Sektörde genç jenerasyonun kadın temsilcilerinden biri olarak 4 yıldır iş hayatında bulunan Unimak Mühendislik Hizmetleri Satış Müdürü Duygu Coşkun, babasının öğrettikleri ve aile şirketinin getirdiği tecrübeyle sektöre hızlı bir giriş yaptı. Çocukluğunda boş zamanlarını babasının atölyesinde ya da fuarlarda geçiren, üniversiteden mezun olduktan sonra ise hemen satış departmanına katılan Duygu Coşkun, ağaç işleme makineleri sektörünün genç kadın yöneticilerinden.

Babasının sıfırdan bugüne kadar getirdiği şirkette devralacağı bayrağı daha iyi bir noktaya taşımayı hedefleyen 26 yaşındaki Duygu Coşkun ile yaptığımız röportajda sektörde ve Türkiye’de kadının yerini ve olması gereken noktayı konuştuk.

ÇOCUKKEN ÜZERİNE OTURDUĞUM MAKİNELERİN ŞİMDİ SATIŞINI YAPIYORUM

Duygu Hanım öncelikle biraz sizi tanıyabilir miyiz? Ne zamandır sektördesiniz?

Ben 4 yıldır iş hayatındayım. Bahçeşehir Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Pazarlama Bölümü’nden mezun oldum. Okuldan mezun olur olmaz da ailemin desteğiyle iş hayatına giriş yaptım. Bitirdiğim yıl hemen yazın işe başladım. Aslında babamın yanı sıra annemin de Unimak’ta finans müdürü olarak çalışması, benim de çocukluğumdan beri işle ilgili gelişmeleri yakından takip etmemi sağladı. Aile şirketi olduğumuz için çocukluğumdan beri fabrikada çokça zaman geçirdim. Annem de babam da küçüklüğümden beri beni iş konusunda eğittiler. Çocukluğum profil kaplama makinelerinin arasında geçti. Babam fuarlara götürdü beni sürekli. O zamanlar istemeyerek giderdim fuarlara, canım çok sıkılırdı, ama şimdi o günlerin çok faydasını görüyorum. Çocukken fuarlarda dilimleme makinesinin, bobinlerin üzerinde otururken, şimdi müşteriye o makineyle ilgili tanıtım yapıyorum.

Öte yandan bizim evde sadece iş konuşulur, bütün sohbetimiz iş üzerinde döner. Kısacası hep işle büyüdüm. Psikolojik olarak işe hazırlandım. Mezun olunca iş hayatım başladı. Tüketicilik bitti, üretici olma dönemi başladı. Ailemin bana verdiği eğitimden de kaynaklı olarak, tüketici olmayı pek sevmedim, üretici olmayı tercih ettim.

Babanızın bu noktada etkisi fazladır sanıyorum. Nizamettin Bey’in kızı olarak sektöre giriş yapmanın zorlukları ya da kolaylıkları neler oldu?

Babam hem alaylı hem de mektepli bir mühendis. 42 yıldır bu mesleğin içinde. Gerçekten babam diye söylemiyorum, kendisi sektörün duayenlerinden. Onun için kendimi şanslı hissediyorum çünkü iyi bir hocanın elinde yetiştim. Ben henüz yolun başındayım, edinmem gereken pek çok tecrübe var. Ama bu noktaya gelmek bile zordu. Yaşıtlarıma göre bir yol kat ettiysem eğer Nizamettin Bey’in kızı unvanıyla olmadı. Tam tersi her şey benim için daha zordu çünkü babam çok mükemmeliyetçidir, disiplinlidir, askeri düzende yetiştirir. Hatayı hoş görür ama bir daha o hatayı yapmamak kaydıyla. Dolayısıyla benim için sektörde tutunmak daha zordu. 4 yıldır sektörün içindeyim, işimi çok seviyorum ve bırakmaya da hiç niyetim yok.

YURTDIŞINDA SHOWROOMLAR AÇMAK İSTİYORUM

Satış müdürü olduktan sonra departmanınızda neler değişti. Kadın eli nelere değdi?

Şu anda satış ekibinin başındayım. Benden yaşça daha büyük ve daha tecrübeli olanlara göre satışı çok iyi yönetemiyor olabilirim ama yine de iyi bir şeyler yaptığımı düşünüyorum. Gelen geri bildirim ve siparişlerden ve kurduğum iletişimden bunu anlıyorum. Makine sektöründekiler genelde makineyi üretir ve satar. Ama artık sadece üretmek değil o ürettiğinizi sunmak da çok önemli günümüzde. Ben üniversitede pazarlama alanında eğitim gördüm ve bu gördüklerimi de şirketimizde uyguladım. Logonun dizaynından rengine, promosyonlardan afiş ve broşürlere kadar marka ile ilgili her türlü ekipman ve dokümanı elden geçirdim ve yeniledim. Kısaca bugüne kadar hiç kadın eli ve gözü değmemiş pazarlama konularında görsele, estetiğe ve marka bütünlüğüne yönelik çalışmalar yaptım.

Babanız sıfırdan başlayıp şirketi bugünlere getirdi. İkinci jenerasyon olarak bayrağı siz devralacaksınız. Emanetiniz maddi ve manevi değeri çok fazla. Bu mirası devralıp bayrağı nereye götürmek istiyorsunuz? Gelecekle ilgili hayalleriniz neler?

Dediğiniz gibi babam sıfırdan gelip bugün 50’den fazla ülkeye ihracat yapan konusunda lider bir şirket ve tanınır bir marka oluşturdu. Zamanla bu bayrağı ben devralacağım. Bayrak devri benim açımdan çok mutluluk ve gurur verici. Öte yandan zor bir yanı da var; aldığım bu bayrağı daha ileriye götürmem gerekiyor. Biliyorsunuz makineyi satmakla bitmiyor, satış sonra hizmet ve servis de vermek, ürünü sattıktan sonra takibini yapmak gerekiyor. Müşterinin hiç affı yoktur. O yüzden yüzde 100 memnun etme amacıyla iş yapıyoruz. Benim hayalim ve amacım, hem bu memnuniyeti en üst seviyede tutmak, hem ihracat yaptığımız ülke sayısını artırmak hem de yurtdışında kendimize ait showroomlar açmak. Satış ve satış sonrası hizmetler verebileceğimiz, markamızın vitrini olacak showroomlar açmak istiyorum. Bunun için hedeflediğimiz ülkeler var. Daha çok ihracat yapmak ve uluslararası marka olabilmenin en önemli yollarından birinin bu olduğunu düşünüyorum. Ayrıca Amerika’yı çok önemsiyorum. Çok büyük bir pazar. Girmeyi başardık ama bizim için devamı daha önemli. ABD’ye geçtiğimiz haftalarda 8 konteynerlik makine hattı satışımız oldu. Bu ülkeye ihracatımızın artarak sürmesini amaçlıyorum.

 

Sektörde zamanla yönetimi devralacak genç jenerasyon üyelerinin tanışması ve iş ilişkisi kurmasının önemine değinen Duygu Coşkun, gençleri bir araya getirecek bir platformun kurulması konusunda hamiliği yapması için AİMSAD yönetimine çağrıda bulundu. Coşkun, bu yapının kurulmasından hayata geçirilmesine kadar her türlü aşamada çalışmaya ve yer almaya talip olduğunu da açıkladı.

KADIN OLDUĞUM İÇİN BENİMLE HİÇ GÖRÜŞMEK İSTEMEYEN MÜŞTERİLER OLDU

Ağaç işleme makineleri sektörü erkek egemen bir sektör. Kadın temsilci sayısı oldukça az. Sizce sektörün kadın yönetici ve girişimcilere kapısı açık mı? Şu anda sektördeki sanayici profiline baktığınızda zihniyet değişikliği olduğunu hissediyor musunuz?

Bundan 7-8 yıl öncesinde sektör, kadın yöneticilere pek hazır değilmiş. Ama şimdilerde ufak da olsa kadınların varlığı sektörde artıyor. Sanırım eskiden oluşan bu zihniyeti kırmaya başladık. Mesela ben sektöre ilk girdiğim zamanlarda daha benim bilgimin ne derecede olduğunu görüp fark etmeden, sadece kadın olduğum için hiç görüşmek istemeyen müşterilerimiz olurdu. Ama şu anda farklılaştı, kadın yöneticiyle iletişime daha açık olduklarını görüyorum. Hatta Türkiye’de benimle telefonla konuşup da, ‘siz bu sektörde konuştuğum ilk kadınsınız, lütfen sektöre devam edin, başarılarınızın devamını dilerim’ diyenler oluyor. Kadınların iş hayatında daha düzenli, disiplinli ve işini takip eder olmalarının farkına vardıklarını düşünüyorum.

Sadece Türkiye için değil de yurtdışı için de bu soruyu sormak isterim. Sektörün uluslar arası haritasına baktığınızda kadınlarla iletişim kurma noktasında nasıl bir yaklaşım var?

ABD ve Avrupa ülkeleri kadınlarla çalışmaya daha yatkın. Ortadoğu ise kadınla çalışmak istemiyor. Karşısında erkek görmek istiyor. Ama buna rağmen ben yılmıyorum. Ne kadar erkek görmek istese de, saçlarımı geriye toplayıp oturuyorum masaya. Çünkü ben bırakmadıkça, o bu durumu kabul etmek zorunda kalacak. Zaten bendeki kararlılığı görenler çok fazla itiraz edemiyorlar. Sanırım yavaş yavaş kırıyorum bu algıyı.

TAKDİR EDİCİ SÖZLERİ DUYMAK BANA GÜÇ VERDİ

Hiç umudunuzun kırıldığı zamanlar olmadı mı peki?

Oldu tabi ama geçtim artık o evreleri. Bazen küçük de olsa aklıma ‘bu sektörde erkekler hakim, acaba kadın olarak kendime yer bulamayacak mıyım?’ diye düşünmüyor değildim. ‘Acaba yanlış mı yapıyorum’ dediğim zamanlar oldu. Ama takdir edici sözleri duymak bana güç verdi. Başlattığım ve bitirdiğim satışlar beni sektörde kalmam için çok fazla motive etti. Bugün geldiğim nokta itibarıyla artık hiç yılmam diye düşünüyorum. Ben yaptığım işi çok seviyorum, onun yanında bir üretici olmayı seviyorum. Babam bize bu alışkanlığı çok güzel aşıladı.

“Kadın girişimcilere tecrübelerimi aktarmaya hazırım

Şu ana kadar sektörde kendi yaşıtım bir kadın yöneticiyle henüz tanışmadım. Öte yandan benim bildiğim ikinci jenerasyon kadın üst düzey yönetici yok. Galiba tekim. Ama bunu kıracağım. Beni gören diğer firma sahiplerinin ikinci jenerasyon kızları da sektöre girmek isteyebilir. Ya da bu işi yapmak isteyen kadın girişimcilere cesaret verir. Genç jenerasyon yada girişimci olsun bu sektöre girmek isteyen her kadına tecrübelerimi aktarmaya ve yol göstermeye hazırım.”

Türkiye’de kadının iş hayatına katılım oranını yeterli buluyor musunuz? Bu anlamda nasıl bir süreçten geçiyoruz?

Hükümetin kadının iş hayatına girmesini destekleyici aldığı kararlar ve uygulamalar var. Ama ne yazık ki hala AB standartlarının çok altında bir kadın çalışan sayısına sahibiz. Bence henüz emekleme aşamasındayız. Ancak ilerleyen süreçte Türkiye’deki çalışan kadın sayısının çok daha hızlı artacağını düşünüyorum. Çünkü kadınlar çok bilinçleniyor. Bence iş hayatı cinsiyete bakmamalı. İş hayatında kadınlar olarak her türlü eşitliği istiyoruz. Bir de kadınlar birbirlerini görerek örnek alıyor ve ona göre hareket ediyorlar. Birbirlerini görüp teşvik ediyorlar.

BENİ ÖRNEK ALIP DA SEKTÖRE GİRENLER OLURSA SEVE SEVE DESTEK VERİRİM

Siz, sektörde az sayıdaki kadın yöneticiden birisiniz. Bu sayı artsın ister misiniz?

Kadın elinin değdiği her yer değişiyor, güzelleşiyor gerçekten. Biliyorsunuz kadınlar hem istihdam edildikleri şirkette hem bulundukları sektörde verimliliği artırıyor. Ağaç işleme makineleri sektörüne kadın eli değmesinin artık zamanı geldi. Değse güzel olur. Ben sektörde genç jenerasyon arasında bir örneğim aslında. Sektörde ikinci jenerasyondan eğitimini tamamlamak üzere olan ya da sektöre girmeyi düşünen kadınlar olursa çok mutlu olurum. Kadınların birbirlerini örnek alma güdüleri çok yüksek. Beni örnek alıp da girenler olursa seve seve destek de veririm.

Bu noktada sektörde genç jenerasyondaki kadın yönetici adaylarına ne tavsiyelerde bulunursunuz?

Kadınlar çok sistematik. Aynı anda birden fazla şeyi düşünüp yönetebiliyor. Kadının bu yetisi, iş hayatında da başarı getiriyor. Çocuk yetiştirmek gibi çok önemli bir görevi üstleniyoruz, üstüne bir de iş hayatına giriyoruz. Her ikisinde de başarılı olmamız bekleniyor ve hata yapma toleransı yok. Evde anne ve eş, iş yerinde yöneticilik yapıp, arta kalan zamanda sosyal alana bile zaman ayırabiliyoruz. Bu kadar yetenekli iken kadınların babadan ya da eşten bir beklenti içine girmemesi, iş hayatına atılması gerektiğine inanıyorum. Üstelik üniversite eğitimi alıp yıllarca okuduktan sonra maddi-manevi verilen tüm emeklerin karşılığının alınacağı tek yer iş hayatıdır. İş hayatının tadı gerçekten çok güzel. Kendine güven duygusu, kendi paranı kazanma keyfi, iş hayatındaki hareketlilik insana çok şey katıyor. Okulu bitirip de evde oturan kadınların, iş hayatının keyfini mutlaka bir kez tatmaları gerektiğini düşünüyorum. Zaten bu keyfi alınca eminim yaptıkları işi bırakamayacaklar.

 

“Sektördeki genç jenerasyon için AİMSAD çatısı altında bir platform kurulmalı”

AİMSAD, babamın dernek üyeliğinden ve faaliyetlerinden gördüğüm kadarıyla sektörde çok önemli çalışmalara ve projelere imza atıyor. Bence sektörün zaten böyle bir derneğe kesinlikle ihtiyacı vardı. AİMSAD sayesinde sektörde insanlar birbirleri ile yeni yeni tanışmaya başladı. Firma kurucusu olup yıllardır sektörde olan sanayiciler bile yeni tanışıyor. Ben bu tanışma sürecinin genç jenerasyon tarafından da gerçekleşmesi gerektiğine inanıyorum. Dernek çatısı altında, sektörde sayıları giderek artan ve artacak olan ikinci yada üçüncü jenerasyon gençlerin yer aldığı bir komite yada birlikteliğin olması gerektiğini düşünüyorum. Gençlerin sektöre adapte edilmesi, bir network oluşturulması için bir araya gelmemiz çok önemli bir adım olur. Biz gençler sektörde bayrağı devralmaya geliyoruz. Sektörde güç birliği oluşturmak, birbirimizi tanımak, bir iş bağı kurmak için, gençlere ve dernek yönetimine çağrıda bulunmak istiyorum. Gençleri bir araya getirecek bir platform dernek altında kurulsun, ben bu yapının oluşturulmasından hayata geçirilmesine ve sürdürülmesine kadar her türlü aşamada çalışmaya ve yer almaya talibim. Bu oluşumun içinde en başta yer almaya ve gerekirse görev bile üstlenmeye hazırım. Kuracağımız bu birliktelik, sektöre adım atacak genç jenerasyonun büyük destekçisi olacaktır. Periyodik olarak yapılacak toplantılara katılan her yeni bir kişi, sektör adına büyük bir kazanç olacaktır. Sektördeki tanışıklık, hem firmalara hem de kişilere yeni kapılar açacaktır. Hepimiz genciz, aynı yollardan yürüyeceğiz. Zorlukları aşma konusunda herkesin deneyimlerini anlatacağı bir ortam oluşturmalıyız. Bunu başarırsak dernek ve sektör adına çok ciddi bir sinerji oluşur.