Ustalar teknolojiye direniyor

Atölyelerinde hediyelik eşya gibi birçok eser üreten ahşap oyma ustaları, teknoloji ve plastik ürünlere karşı direniyor. Yıllardır ahşaplara şekil veren ahşap ustaları, unutulmaya yüz tutmuş mesleklerini canlandırmaya çalışıyorlar.

Bursa’daki atölyelerinde aplik ve hediyelik eşya gibi birçok eser üreten ahşap oyma ustaları, teknoloji ve plastik ürünlere karşı direniyorlar. 40 yılı aşkın süredir baba mesleği olan ahşap doğrama işini yapan Ali Kireçtepe, “Bu mesleğe başlarken daha çok küçüktüm. Çıraklıktan yetişmeyim. Bu mesleği bana babam, babama da dedem öğretmişti. Babamın yanında yetişerek bu mesleği öğrendim. Mesleğimiz zor fakat dede mirası olduğu için vazgeçemiyorum. Vatandaşlar plastiğin zararlı olduğunu öğrendikten sonra ahşaba ilgi daha da arttı. Eski zamanlardaki gibi ahşaba dönülmeye başlandı.” dedi.

“Bu işlerin unutulmasından korkuyoruz”

Ahşabın, Hz. Âdem zamanından bu yana kullanıldığını dile getiren Kireçtepe, “Ahşap, her yer ve her sektörde kullanılabiliyor. Bugün insanlar maliyet yüksekliğinden dolayı maliyeti daha ucuz olan plastiği tercih ediyorlar. Eskiye oranla biraz daha ilgi var fakat sanat kaybı yaşanıyor. Maalesef günümüzde bunların ustaları yetişmemektedir. Bu nedenle biraz zahmet çekmekteyiz. Günümüzde ahşap ustaları çok azaldı. Önümüzdeki yıllarda bu işlerin unutulmasından korkuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ahşapçılar Çarşısı’nın en eski ustalarından olan Faruk Gündüz de ‘tutku’ olarak nitelendirdiği mesleğini küçük yaşlardan itibaren yapmaya başladığını söyledi.

Birçok yerde ahşap malzeme kullanıldığını belirten Gündüz, insanların ahşaba olan ilgisinin eskiye nazaran arttığını ifade ederek, “Vatandaşlar demir ve plastiğin zararını anladıktan sonra ahşaba daha fazla ilgi gösteriyor. Ahşap, yapı malzemesi olarak insan metabolizmasına çok uygudur. Ahşap o kadar sağlıklı ki, aç kalsam ahşap yiyerek geçinirim. O kadar sağlıklı ki, ahşapla hayatımı sürdürebilirim.” şeklinde konuştu.

Bir diğer ahşap ustası İrfan Malyar ise günümüzde el sanatlarının kıymetinin bilinmediğine dikkat çekti.

Kendilerine, sanattan ziyade ilk olarak ürünlerin fiyatlarının sorulduğunu dile getiren Malyar, “Maalesef sadece ahşabın maliyeti hesaplanıyor. Biz, bir işi ortalama 3-4 günde yapıyoruz. Bunun el emeği filan hiç düşünülmüyor. Makine ve plastik ürünler nedeniyle ahşabın değeri çok düştü. Bunlar olduğu sürece değer kazanacağını düşünmüyorum. Tabi başka sebepler de var. Mesela iyi ağaç bulmakta zorluk yaşıyoruz. Eski ağaçları bulamıyoruz. Örneğin dülger ağacını kullanıyoruz genellikle, fırınlı dülger diye verdikleri makineye girdiği zaman sıkıntı yaşatıyor. Malzeme sıkıntısı çok büyük. Bakalım ağaç, plastik ve makinelere karşı daha ne kadar durabileceğiz?” dedi.