Yeni işbirliği arayışları, Ukrayna-Türkiye yakınlaşmasını artırıyor

İkili diplomatik ilişkilerin 25’inci yılında olan Türkiye-Ukrayna, bu yıl başında iki ülke vatandaşlarının yeni cipli kimlik kartlarıyla ülkeye girişlerine olanak sağladığı kararla, yakınlaşma adına önemli bir adım attı. Ekim ayı başında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı ziyarette ‘Yatırımların Karşılıklı Tanıtımı ve Korunması Anlaşması’ ile ‘Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması’ imzalayan iki ülke arasında önemli bir husus olan Ukrayna ile Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) müzakerelerine ise halen devam ediliyor. STA’nın hayata geçirilmesiyle birlikte 2023 yılında 20 milyar dolarlık iş hacmine ulaşmak, iki ülkenin en büyük hedeflerinin başında geliyor.

Toplam 603 bin 628 kilometre yüz ölçümüyle tamamı Avrupa’da bulunan en geniş ülke olan Ukrayna’nın adı eski Slav dilinde “sınır ülkesi” anlamına geliyor. Ukraynalılar, Rus ve Beyaz Ruslar ile birlikte, Doğu Slavları’nı oluşturan üç halktan biri. Rusya’nın haricinde eski Sovyet cumhuriyetleri arasında nüfusu en fazla ve önemi en büyük cumhuriyet olan Ukrayna, tarihin çeşitli dönemlerinde bağımsız yaşasa da modern dönemin büyük kısmında Rusya’nın yönettiği bir siyasal birimin parçası oldu.

1. Dünya Savaşı sırasında Rusya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun çarpışmalarına sahne olan ülke, 1917 ile 1920 yılı arasında kısa ömürlü bir cumhuriyet döneminin sonunda Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) içinde yerini aldı. II. Dünya Savaşı sırasında Ukrayna topraklarının neredeyse tamamı Nazi Almanyası tarafından işgal edildi. Nazi katliamları Ukrayna’da en şiddetli şekilde kendini gösterdi ve 1944 yılında Nazi işgalinden kurtarılıncaya kadar savaşta yaklaşık 5 milyon Ukraynalı hayatını kaybetti. Ukrayna Sosyalist Cumhuriyeti’ne 1945 yılında Zakarpatya, 1954’de Kırım dahil oldu. Sovyetler Birliği’nde 1990’lara gelinirken “yeniden yapılanma” adı altında yaşanan çözülme sürecinde, tüm diğer eski Sovyet ülkelerinde olduğu gibi Ukrayna’da da milliyetçi dalga yükselişe geçti. Ukrayna, 24 Ağustos 1991 tarihinde Sovyetler Birliği’nden ayrıldı.

2013 yılında başlayan olaylar dizisi, Doğu Avrupa’nın coğrafi açıdan en büyüğü olan bu ülkeyi, uluslararası politika gündeminin üst sıralarına yerleştirdi. Ukrayna, Çernobil Nükleer Faciası (1986), Euro-2012 Şampiyonası ve Turuncu Devrim (2004) gibi olayların dışında, yakın zamanlara kadar dünya kamuoyunun gündemine gelmemişti.  Ülke, 2004’te meydana gelen renkli devrimin ardından günümüze kadar geçen sürede çok sayıda siyasi kriz ve iç karışıklık yaşadı. 10 yıl devam eden zorlu bir sürecin sonunda 2014’de Rusya işgaline maruz kalarak Kırım’ı fiilen kaybetti, ülkenin doğusunda ise yönetimin Rusya yanlısı milislerin eline geçmesine engel olamadı. Bölgede Ukrayna güvenlik güçleri ile Rusya yanlısı ve destekli milisler arasındaki çatışmalar hâlâ devam ediyor.

Nüfuz mücadelesinin nedeni; jeopolitik konumu

Ukrayna üzerinde 10 yılı aşkın süredir devam eden Rusya-Avrupa Birliği-Amerika Birleşik Devletleri üçgenindeki nüfuz mücadelesinin bu derece sert geçmesi, aslında Ukrayna’nın ne kadar önemli bir ülke olduğunu gösteriyor. Ülkenin bu öneminin başında ise jeopolitik konumu ön plana çıkıyor. Ukrayna’nın jeopolitik önemi Rusya açısından oldukça fazla. Rusya için Ukrayna, Avrupa pazarlarına gaz ihracı için ana transit yolu görevini görüyor. Ukrayna aynı zamanda Batı’dan Rusya’ya gelebilecek herhangi bir tehdidi yavaşlatan tampon bölge misyonu üstleniyor. Jeopolitik konumu nedeniyle Batı ile Rusya’nın güç mücadelesine sahne olan Ukrayna; aynı zamanda Rusya ile nükleer silahlar, Kırım, Ukrayna’daki Rusların hakları, Karadeniz Filosu, ekonomik ilişkiler gibi birçok konuda yaşadığı sıkıntı ve çatışma nedeniyle bir türlü siyasi ve ekonomik istikrara kavuşamıyor.

Ukrayna’nın nüfusu, 44 milyon 600 bin civarında. Nüfusu 3 milyon civarında olan başkent Kiev, ülkenin en büyük şehri. Donetsk ve Dnepropetrovsk kentleri, Ukrayna’nın sanayi merkezleri olarak başı çekiyor. Batı Ukrayna’daki Lvov de yine ülkenin başlıca şehirleri arasında yer alıyor. Ukrayna’da ağır sanayinin bulunduğu Güney ve Doğu Ukrayna’da halkın önemli bölümü Rusça konuşuyor. Bu bölgelerde Ukrayna kültürünün etkisi zayıf. Ukrayna milliyetçiliğine soğuk duran bu bölgelerde, Rusya yanlısı akımlar güçlü.

İthalatta da ihracatta da ilk sırada Rusya var

Ukrayna, Avrupa’nın en bereketli topraklarının bulunduğu bir ülke. Avrupa’nın tahıl ambarı olarak bilinen Ukrayna’da özellikle buğday, ayçiçeği, şeker pancarı ve sebze üretimi yapılıyor. Tarımın büyük ölçüde özel işletmelerce yapılmasına karşılık, toprakların mülkiyeti devlete ait.

Ukrayna, aynı zamanda eski Sovyet devletleri içinde en sanayileşmiş olanlarından. Tüm SSCB devletlerinde olduğu gibi Ukrayna’da da ekonomi ve üretimin bütün sektörleri başta Rusya olmak üzere diğer Sovyet cumhuriyetlerine bağlıydı. 1991’de SSCB dağıldıktan sonra Ukrayna’da birçok fabrika ve işletme kaldı ve bunların yeni piyasa koşullarında ekonominin yeniden yaşama dönüştürülmesi ve canlandırılması yıllar aldı. Sektörlerde çeşitlenme aşamalı olarak gerçekleşti, Rusya ve Asya pazarlarındaki güçlü talebe bağlı olarak metaller ve kimyasallar sektörlerinde oluşan üretim artışları sayesinde ekonomide düzelme 2000’li yıllarla beraber başladı. Özelleştirme sonucu ülke ekonomisi canlandı ve tesisler tekrar çalıştı. Ülke ekonomisinin belkemiğini oluşturan metalurji ve kimya sektörünün dışında, uçak ve diğer motorlu taşıt üretimi gelişmiş durumda. 2015 yılında 37,2 milyar dolarlık ihracat, 36,4 milyar dolarlık ithalat gerçekleştiren Ukrayna’nın ihracat ve ithalatında ilk sırada Rusya yer alıyor. İhracatta, Rusya’nın ardından Türkiye ve Mısır; ithalatta ise Rusya’nın ardından sırasıyla Çin, Almanya, Belarus ve Polonya geliyor.

Bu yıl yüzde 2 büyüme öngörülüyor

Doğal gaz konusunda Ukrayna, tüm Avrupa gibi Rusya’ya bağlı; petrol konusunda da Rusya’ya ve Asya ülkelerine bağımlılığı söz konusu. Sanayinin doğalgaza dayalı olması, Ukrayna’nın Rusya’ya bağımlı kalmasına sebebiyet veriyor.  Ülke ekonomisinin yüzde 3’lük bölümünü oluşturan Kırım’ın Rusya’ya katılması sonrasında Ukrayna,  özellikle 2014 yılının ikinci yarısından itibaren ciddi ekonomik sorunlar yaşadı. 2014 yılında GSYİH’da yüzde 6,6, 2015 yılında da yüzde 9,9 oranında bir daralma oldu. Dünya Bankası tarafından yayınlanan ‘Global Ekonomik Perspektifler’ raporunda Ukrayna ekonomisine ilişkin 2017 beklentilerine yer verildi. ‘Ukrayna’nın GSMH’si güvenlik alanındaki iyileşmeler ve reformların sonuçlarına bağlı olarak artacak’ denilen raporda, 2017 yılı büyüme beklentisi olarak yüzde 2 gösteriliyor. Öte yandan Dünya Bankası ülkede 2018-2019 yıllarında ise yüzde 3’lük büyüme bekliyor.

Yabancı yatırımcıya kolaylık

Ukrayna’da hız kazanan yeni reform süreci,  iş çevrelerine de yansıyor. Yolsuzlukla mücadele, mali düzenlemeler, tarım, vergi ve kamu yönetimi reformları gibi birçok yenilik, ülkedeki yabancı işletmelerin ekonomik faaliyetlerini önemli ölçüde kolaylaştırmayı amaçlıyor. Reform sürecini izlemek üzere oluşturulan Ulusal Reformlar Konseyi, Tarım Politikası ve Gıda Bakanlığı, Bölgesel Kalkınma Bakanlığı, Altyapı Bakanlığı ve Enerji ve Kömür Sanayi Bakanlığı olmak üzere dört ana bakanlığa sistematik kontrolü sağlamak için kuruldu. 2016 yılının Kasım ayında, güncellenmiş Doing Business Yol Haritası, Ukrayna Bakanlar Kurulu tarafından onaylandı. Yol haritası, Ukrayna’nın Doing Business sıralamasında ilk 20 ekonomi arasında yer almasını sağlayacak 46 madde içeriyor. Dünya Bankası’nın hazırladığı ve 189 ülkedeki yatırım ortamının elverişliliğini ölçen “Doing Business 2016” raporunda Ukrayna 83. sırada yer alıyor.

Öte yandan Ukrayna Parlamentosu yabancı yatırımcılara kolaylık sağlayan yasayı 7 Eylül 2017 tarihinde onayladı. Böylelikle Ukrayna’da yabancı yatırımcıların yurtiçi devlet tahvilleriyle yapılan işlemlerden doğan gelirleri vergiden muaf oldu. Ukrayna’da yabancı yatırımcıların tahvil işlemlerinden elde ettikleri gelirlerden vergi alınmayacak. Bu şekilde ülkedeki yatırım ikliminin iyileştirilmesi amaçlanıyor.

AB ile Ortaklık Anlaşması ne getiriyor?

11 Temmuz 2017 tarihinde AB Konseyi’nin Ortaklık Anlaşması’nın onaylanmasına ilişkin kabul ettiği kararla, Ukrayna-AB Ortaklık Anlaşması’nın 10 yıllık serüveni de tamamlandı ve anlaşma tüm hükümleriyle 1 Eylül 2017 tarihinde yürürlüğe girdi. Ortaklık Anlaşması ile bağlantılı son derece önemli bir gelişme, Ukrayna’nın Haziran 2017’de vatandaşları için Schengen Alanı’na vizesiz seyahat imkânı elde etmesi oldu.

Ortaklık Anlaşması, AB ile Ukrayna arasındaki işbirliğini ve ticari ilişkileri derinleştirerek ortaklık kurmanın yanı sıra Ukrayna için kapsamlı bir reform gündemi ortaya koyması bakımından büyük önem taşıyor. Ukrayna-AB Ortaklık Anlaşması, AB’nin diğer ülkelerle imzaladığı benzer anlaşmalara kıyasla daha fazla alanı kapsıyor. Ortaklık Anlaşması kapsamında, Ukrayna’nın; demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, iyi yönetişim, ticaret ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında yapısal reformlar gerçekleştirmesi öngörülüyor. Çevrenin korunması, sosyal kalkınma, ulaşım, tüketici hakları, fırsat eşitliği, eğitim ve kültür, sanayi ve enerji gibi alanlarda Ukrayna ile AB arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi de Ortaklık Anlaşması kapsamında hedeflenenler arasında. Tüm bunlara ek olarak anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte; iki ortak arasında dış politika ve güvenlik, yargı, vergilendirme, bilim, teknoloji, eğitim ve dijital teknoloji alanlarında işbirliğinin ivme kazanması amaçlanıyor.

Anlaşma, Kiev cephesinde AB üyeliği yolunda tarihi bir adım olarak değerlendirilse de AB’nin bu konuda herhangi bir taahhütte bulunmaktan kaçındığı dikkat çekiyor. Ukrayna siyasi eliti, ülkenin 10-15 yıl içerisinde AB’ye üye olabileceği beklentisini taşıyor. Buna karşın Almanya, Hollanda ve Fransa gibi önde gelen AB ülkeleri, Ukrayna’nın olası AB üyeliği konusunda beklenti yaratılmaması uyarısında bulunuyor. Ukrayna’nın karşı karşıya olduğu jeopolitik zorluklar, yapısal sorunlar, Rusya faktörü ve AB’nin içerisinde bulunduğu durum, böyle bir olasılığı daha da zorlaştırıyor.

STA, ticaret hacmini 20 milyar dolara çıkarır

Ukrayna ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin geçmişine baktığımızda 25 yılın geride kaldığını görüyoruz. Son 25 yıllık süreç içinde Türkiye, Ukrayna’nın en önemli ticari partnerleri arasında yer aldı.  Türkiye son dönemlerde, Ukrayna pazarında pek çok ürün ve sektörde önemli bir tedarikçi konumuna yükseldi. Türkiye’nin elverişli bir coğrafi konuma sahip olması ve ayrıca Ukrayna’ya ulaşımının uygun ve gelişmiş durumda bulunması, iki ülke arasındaki ticaretin gelişmesine katkı sağlıyor.

İki ülke arasında önemli bir husus olan Ukrayna ile Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) müzakerelerine ise halen devam ediliyor. STA’nın hayata geçirilmesiyle birlikte 2023 yılında 20 milyar dolarlık iş hacmine ulaşmak iki ülkenin en büyük hedeflerinin başında geliyor.

2011-2013 döneminde yaklaşık 6.7 milyar dolar mertebesinde seyreden ticaret hacmi, son üç yıldır düşüş eğiliminde. TÜİK verilerine göre 2016 yılındaki karşılıklı ticaret hacmimiz 3,8 milyar dolar oldu. 2016 yılında Ukrayna’ya ihracatımız 1.2 milyar dolarken, ithalatımız 2.5 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2016 yılı ihracatımızda önceki yıla göre yaklaşık yüzde 12’lik bir artış meydana geldi, ithalatımızda ise geçen yıla göre yaklaşık yüzde 26’lık bir düşüş yaşandı.

Bu dönemde Türkiye’nin ithalatında ağırlıklı olarak madenlerin yanı sıra buğdaygiller, gübreler, tohum ve yağlı tohumlu bitkiler, gıda endüstrisinin atıkları yer aldı. Türkiye’nin ihracatında ise sebze, plastik, polimerler, tohum ve yağlı tohumlu bitkiler, kombi, makine, demiryolu dışındaki kara yolu taşımacılığı araçları, siyah maden ve demir çelik ürünleri ön plana çıktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti ilişkileri güçlendirdi

Günümüzde ülkeler arasındaki ekonomik bağların ve ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi için hem Cumhurbaşkanlık hem de Başbakanlık düzeyinde görüşmeler yapılıyor. En son 8-9 Ekim 2017 tarihlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye-Ukrayna Yüksek Düzeyli Stratejik Konseyi’nin (YDSK) altıncı toplantısı vesilesiyle Ukrayna’ya yaptığı ziyaret iki ülke arasındaki ilişkileri bir adım daha öne taşıdı. Siyasi ve ekonomik ilişkilerin ele alındığı toplantı sonrasında Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, geleceğe yönelik eylem planlarının bulunduğu ortak bildiri açıkladı. Taraflar arasında Yatırımların Karşılıklı Tanıtımı ve Korunması Anlaşması ile Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması imzalandı. İlgili bakanların da katıldığı görüşmelerde genel olarak siyasi, ekonomik, savunma sanayisi iş birliği dahil olmak üzere askeri ilişkiler ele alındı, son dönemlerde artan kültürel ve eğitim alanındaki iş birlikleri masaya yatırıldı. Turizm ve enerji alanlarındaki ilişkilerin de detaylı şekilde görüşüldü.

Geçen yıl çipli kimlikle seyahat anlaşması imzalandı

Türkiye’nin Ukrayna ile ilişkileri her geçen gün gelişiyor. İkili diplomatik ilişkilerin 25’inci yıl dönümünde olan Türkiye-Ukrayna arasında, bugüne kadar siyasi, ekonomik, kültürel, eğitim, turizm, güvenlik, askeri ve medya alanlarında iş birliği ile ilgili pek çok anlaşma ve protokol imzalandı. Ukrayna ile aramızdaki ticaretin temel dayanağı, 1992 yılında imzalanıp 1994’te yürürlüğe giren ‘Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşmasıdır.’ Bu anlaşma çerçevesinde kurulan ‘Türkiye-Ukrayna Karma Ekonomik Komisyonu’ toplantıları da başlatıldı. İki ülke arasında ticari ve ekonomik konularda bugüne kadar imzalanmış çok sayıda anlaşma ve protokol mevcut.

Bu yıl son olarak Türkiye ile Ukrayna arasında “Vatandaşların Karşılıklı Seyahatlerine İlişkin Usullere Dair Anlaşma” imzalanarak, iki ülke vatandaşlarının zaten vizesiz olan karşılıklı seyahatlerinde pasaport olmadan yeni cipli kimlik kartlarıyla ülkeye girişlerine olanak sağlandı. Öte yandan Türkiye, 2014’te Rusya’nın Kırım’ı yasadışı ilhak etmesini ve ülkenin doğusundaki Donbas bölgesinde ayrılıkçıların ilan ettiği sözde yönetimi tanımayarak Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğinden yana olmaya devam ediyor.

Türkiye’ye gelen turist sayısı 2016 yılında arttı

İki ülke arasında turist sayılarında yaşanan artışlar son yıllarda dikkat çekiyor. 2016 yılında Ukrayna’dan Türkiye’ye gelen turist sayısı yüzde 50 artarak, 1 milyonun üzerine çıktı. Aynı dönemde Türkiye’den Ukrayna’ya giden turist sayısı ise yüzde 24 artarak 240 bine çıktı. Turizmde tarafların karşılıklı olarak vizeleri ve pasaportları kaldırarak, sadece kimlik ile karşılıklı seyahatin yolunu açmasıyla, bu artış trendinin daha da artacağı öngörülüyor.

Türkiye ile Ukrayna arasındaki uçak seferleri de yaz aylarında artırılıyor. Türk Hava Yolları haftalık 50 sefer yaparken, yaz aylarında toplam sefer sayısı 180’e çıkıyor. 2016 yılının Ekim ayından itibaren Ankara-Kiev arasında seferler başlatılırken, iki ülke arasındaki deniz yolculuğu seferlerinin sayısı da artıyor. Yakın zamanda ise Antalya’dan Ukrayna’nın bir şehrine doğrudan uçuş yapılması hedefleniyor.

Uzay ve savunma sanayiinde aktif olarak projeler geliştiriliyor

Uzay ve savunma sanayii alanlarında yüksek teknolojilere sahip olan Ukrayna ve Türkiye, bu endüstrilerde aktif olarak işbirliğini geliştiriyor. Özellikle Türkiye ile Ukrayna arasında çeşitli askeri, teknolojik ve savunma alanlarında ortak projeler içeren stratejik bir sanayi ittifakı oluşturma ihtimalinden bahsediliyor. Uzay ve savunma sanayii işletmelerinin teknolojik ve entelektüel kaynakları ile iki ülke arasında ortak projelerin yapılması mümkün. Her iki ülke, ortaklaşa küresel pazara girme umutlarıyla, uzay roket endüstrisinin ve askeri-sanayi kompleksinin ileri teknoloji alanlarında bilimsel ve teknik işbirliğine girip stratejik ortaklık geliştirmeyi çok önemli görüyor.

Öte yandan, Türk özel sektörünün dış faaliyetlerinde önemli yer tutan müteahhitlik hizmetleri alanında Ukrayna, iş hacmi açısından BDT ülkeleri arasında Rusya, Türkmenistan, Kazakistan ve Azerbaycan’ın ardından 5’inci sırayı alıyor. 2017 yılının ilk çeyreği itibarıyla bu ülkede toplam tutarı 5.6 milyar doları bulan 167 proje üstlenen Türk müteahhitlik firmaları için önümüzdeki yıllarda bu alanda da büyük iş potansiyelinin bulunduğunu söylemek mümkün.

Geleceğe dönük ise Ukrayna’da yeni bir özelleştirme dalgasıyla birlikte, Türk şirketlerinin yakın zamanda liman ve enerji altyapısına, kömür madenlerine ve stratejik açıdan önemli diğer devlet işletmelerine yeni yatırım olanakları olduğu vurgulanıyor.

600 Türk işletmesinden 303 milyon dolarlık yatırım

İki ülke arasında atılan iş birliği adımlarını ve mevcut potansiyeli değerlendiren Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Andrii Sybiha, ilişkilerde yarar odaklı ve somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı. İkili stratejik ortaklık kapsamında atılan somut adımların ve uygulanan projelerin ticari etkileşimi de artırdığına dikkati çeken Sybiha, “Özellikle geçtiğimiz 4 yılı değerlendirecek olursak, bu yılın başından bu yana ikili ticaret anlamında olumlu yol kat ettik. Bu yılın başından beri yüzde 16’lık bir artış kaydettik. Ekonominin belli alanlarında da güzel sonuçlar elde ettik. Savunma, havacılık alanlarında iş birliğimizi yoğunlaştırdık. Ukrayna için Türkiye’nin yeri ayrıdır. Türkiye, ticari ortak olarak Ukrayna için ilk beşte yer alıyor. Ukrayna’ya yatırım yapan ülkeler arasında ise ilk 10 içinde bulunuyor” dedi.

Türkiye’nin Ukrayna’ya 303 milyon dolar yatırım yaptığını söyleyen Büyükelçi Sybiha, Türkiye’de Ukrayna sermayesi ile 600 işletmenin faaliyet gösterdiğini dile getirdi. Büyükelçi Sybiha, iki ülkenin ekonomik kapasitesinin çok daha fazla olduğunu, bu potansiyelin tam olarak kullanılabilmesi için de iki ülke arasında serbest ticaret anlaşmasına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Türkiye ve Ukrayna’nın ticari ilişkilerini ‘kazan-kazan’ formülüne göre inşa etmesinin önemli olduğunu aktaran Sybiha, “Birbirimize ihtiyacımız var. Aynı zamanda birbirimizi tamamlıyoruz. Bu iş birliğimize devam ederek üçüncü pazarlara birlikte açılabiliriz” ifadesini kullandı.

“İhracat yapılan ürünlerin çeşidi artırılmalı”

İki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin gelişmesi için görüşmeleri süren Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) büyük öneme sahip olduğunu dile getiren DEİK Türkiye-Ukrayna İş Konseyi Başkanı Ruşen Çetin, “Bu görüşmelerin en kısa sürede tamamlanmasını ve anlaşmanın yürürlüğe girmesini umut ediyoruz. STA ile ikili ticaret ve karşılıklı yatırımlar alanında görülen duraklamanın atlatılacağı ve karşılıklı ticaret hacminin önce 10 milyar dolara, ardından da 20 milyar dolara ulaşacağını tahmin ediyoruz” dedi.

Çetin, “geniş ve yüksek büyüme potansiyeline sahip bir pazar olan Ukrayna’da Türk firmalarının yatırıma yönelmeleri, ikili ilişkilerimizin geleceği açısından çok önemli. Bu çerçevede, kimya sanayii, havacılık ve uzay teknolojileri, savunma sanayii, bilişim, turizm ve otel işletmeciliği yatırımlar için cazip sektörler olarak öne çıkıyor.

Sözleşmelerde Ukraynaca ya da Rusça geçerli

Ukrayna pazarına ilgi duyan firmalarımızın Ukrayna’daki dağıtım ağlarını gözden geçirmeleri ve güçlendirmeleri, gelişen pazarda yerlerini sağlamlaştırmaları açısından önem taşıyor. Yine firmalarımızın pazardaki konumlarını iyi tespit ederek, marka ya da ürünü rakiplerinden farklı kılacak çalışmalarla mallarını pazara sunmaları, malın katma değerini yükseltecektir.

İhracatı amaçlayan firmaların Ticaret Müşavirliği’nden aldıkları adreslere ürünlerini tanıtıcı Rusça ya da Ukraynaca bir mektup göndermeleri ve bu mektubu yine aynı dillerde hazırlanmış kataloglarla desteklemeleri ilk irtibatın kurulmasında büyük önem taşır. Ukrayna’da resmi dil Ukraynaca olmakla birlikte ticari işlemlerde ve günlük hayatta Rusça kullanılır. İngilizce dilinin ticari iletişimde yeri pek yoktur. Firmaların yaptıkları sözleşmelerde geçerli olan dil Ukraynaca ya da Rusçadır.

Orman ürünleri zengini Ukrayna, mobilyada üretim üssü oluyor

Coğrafi konumu, Avrupa Birliği ve Bağımsız Devletler Topluluğu ile yürürlükte bulunan Serbest Ticaret Anlaşmaları çerçevesinde yaklaşık 800 milyon nüfus gibi önemli bir pazara hitap etmesi ve ülkedeki ucuz işgücü ile birlikte Ukrayna, mobilya sektörü açısından önemli bir üretim üssü olarak değerlendiriliyor. Hacmi 600 milyon doları bulan Ukrayna’daki mobilya sektöründe, aksam ve parçalar ile ağaç işleme makineleri potansiyeli de dahil edildiğinde toplam 1 milyar doların üzerinde bir pazar oluşuyor.

Ukrayna’da mobilya sektöründe yaklaşık 3 bin firma üretim faaliyeti gösteriyor ve bu üreticilerin çoğunluğu küçük ve orta ölçekli işletmelerden meydana geliyor. Ülkede mobilya sektörü Kiev, Odesa, Harkov, Hmelnytsky, Poltava, Zaporojje ve Dnipropetrovsk şehirlerinde yoğunlaşıyor. Üretilen ürünlerin yüzde 40’ı ev mobilyaları, yüzde 37’si ofis mobilyaları, yüzde 18’i mobilya aksesuarları ve yüzde 5’i ise özel mobilyalardan oluşuyor. Son yıllarda Orta ve Batı Ukrayna’da çok sayıda Türk firmasının ağaç ürünleri üretimine dönük irili ufaklı üretim tesisi açtığına tanıklık ediyoruz ve bu yönelim devam ediyor. Bununla birlikte Danimarkalıların bile mobilya üretimi yaptığı, asgari ücretin yalnızca 120 dolar olduğu Ukrayna’da Türk firmalarının potansiyeli kullanmaktan çok uzak olduğunu açıklayan yetkililer, özellikle orman ürünlerinde ara malı üreten ve mobilya gibi katma değerli üretim yapan Türk firmalarının Ukrayna’yı ve Ukrayna’da üretim yapmayı gündemlerine almalarının, önümüzdeki dönemde daha sık olacağını ön- görüyorlar.

Ukrayna’nın ithalatı 1 milyon doları aştı

Ukrayna ile Türkiye, ağaç işleme makineleri ticaretinde ilişkilerini yıllar itibarıyla sürdürüyor. Ukrayna 2015 yılında toplam 34 milyon 340 bin dolarlık ağaç işleme makineleri ithalatı gerçekleştirdi. Bunun 1 milyon 58 bin dolarını ise Türkiye’den yaptı.

Ukrayna’nın Türkiye’den yaptığı ithalatta 2015 yılında bir önceki yıla göre küçük de olsa bir artış yaşandı. 2014 yılında Türkiye’den 913 bin dolarlık ağaç işleme makineleri ithalatı yapan Ukrayna, 2015 yılında 1 milyon 58 bin dolarlık makine ithalatı gerçekleştirdi. Ukrayna’nın Türkiye’den aldığı ağaç işleme makineleri arasında en büyük payı, 763 bin dolarla testere makineleri oluşturuyor. Bu grubun ardından en büyük payı 179 bin dolarlık ithalatla planya, freze veya keserek parlatma makineleri alıyor. Ağaç işleme makineleri ticaretinde potansiyelin 2015 yılında 27 mil-yon 793 bin dolar olduğu hesaplanıyor.