Avrupa’nın tarih, sanat ve bilim ülkesi Çekya

aimsaddergisi-reklamalani

Avrupa’nın refah düzeyi yüksek, eğitimi kaliteli, doğası ve tarihini iyi korumasıyla bilinen turizm cenneti ülkesi Çekya, dünyaya mal olmuş birçok sanatçı ve bilim insanını yetiştiren, insanlığa katkı sunmuş pek çok icadın anavatanı bir ülke.

İhracata dayalı güçlü ekonomisi, madenleri, bozulmayan büyülü mimarisi ve doğal güzellikleri ile Çek Cumhuriyeti, sadece ticaret veya seyahat için değil, yaşamak için de çok cazip bir ülke.

Çek Cumhuriyeti ya da resmî kısa adıyla Çekya, denize kıyısı olmayan bir Orta Avrupa ülkesi. Kuzeyinde Polonya, batı ve kuzeybatısında Almanya, güneyinde Avusturya ve doğusunda Slovakya ile komşu. Tarihî Prag kenti, ülkenin başkenti ve en büyük kenti olmasının yanı sıra, çok ilgi çeken bir turizm merkezi olarak dikkat çekiyor. 

Bohemya ve Moravya olmak üzere iki bölgeden oluşan ülke, yeryüzü şekilleri bakımından bölgesine göre değişiklik gösteriyor. Batı bölgesi Bohemya, yüksek olmayan dağlar ile çevrili ve nehir, havzalar ve platolarla kaplı. Doğu bölgesi olan Moravya ise oldukça dağlık ve ormanlık bir alan. Ülke topraklarının yüzde 30’u da ormanlık alanlarla kaplı. En yüksek noktası Krkanese Dağları’nın zirvesi olan Çekya, karasal bir iklime sahip olduğu için kış ayları sert ve soğuk geçiyor. Çek Cumhuriyeti, dünya üzerindeki en az dindar nüfusa sahip ülkelerden biri ve halkın yüzde 20’si bir yaratıcıya inanıyor.

Krallıktan demokrasiye…

Aslen 9’uncu yüzyılın sonlarında kurulan Çek devleti, ilk olarak Büyük Moravya İmparatorluğu’nun bir parçası olan Bohemya Dükalığı olarak biliniyordu.

1004 yılında ise Kutsal Roma İmparatorluğu’nun bir parçası olarak resmen tanındı ve 1198’de Bohemya Krallığı oldu. 1526 yılına gelindiğinde ise Avusturya Arşidüklüğü ve Macaristan Krallığı ile birlikte Bohemya Krallığı da Habsburg monarşisine yavaş yavaş entegre edildi. 1’inci Dünya Savaşı sonrasında, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun çöküşüyle birlikte ise Çekoslovakya kuruldu. 1 Ocak 1993’te ise Çekoslovakya, Slovakya ve Çek Cumhuriyeti olarak iki bağımsız devlete bölündü.

Bağımsızlık günü 28 Ekim

28 Ekim, ülke için oldukça önemli bir tarih. 28 Ekim 1918’de Çekoslavakya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’ndan ayrılarak bağımsızlığını ilan etti. 28 Ekim 1918 Pazartesi günü Viyana’dan, Avusturya-Macaristan’ın ateşkes önerisini kabul ettiği haberi ulaştı ve ABD Başkanı Woodrow Wilson tarafından bu haber duyuruldu.

Bugün sadece ülkenin bağımsızlığı değil, aynı zamanda monarşiden demokrasiye geçişleri de kutlanıyor. Bu nedenle Çekler için oldukça önem teşkil eden bir gün. O yıllarda Avrupa’da sadece Fransa ve İsviçre’nin cumhuriyetle yönetildiği düşünüldüğünde, bu günün önemi daha iyi anlaşılıyor.

Yüksek yaşam standardına sahip

Ülkenin ihracat odaklı bir ekonomisi olduğunu söylesek yanlış olmaz. Çek Cumhuriyeti gelişmiş, gelir düzeyi yüksek bir ekonomiye ve yüksek yaşam standartlarına sahip ülkelerden biri, bir Avrupa ülkesi. Üstelik bunu kısa sürede, komünizmle uzun yıllar yönetilmesinin sonrasında başardı.

Sanayiye dayalı bir ekonomiye sahip Çek Cumhuriyeti, Avrupa ülkeleri arasında en fazla uranyumu üreten ülke konumunda. Uranyumun yanı sıra kömür, antimon, cıva ve az miktarda da petrol üretiliyor. Tarım ürünleri ise tipik bir karasal iklim ülkesi olması nedeniyle buğday, arpa, yulaf, çavdar, mısır ve patates şeklinde sıralanıyor. Çek Cumhuriyeti’n dünya çapımda meşhur ürünleriyse kristal, cam işlemeleri ve granat taşı. Çek biraları da tüm dünyada biliniyor. 1991’de Volkswagen Grubu tarafından satın alınan Çek Cumhuriyeti menşeili Skoda Auto, en eski otomobil üreticilerinden biri. İnternet erişimi ve hız açısından dünyanın en iyi 10 ülkesi arasında Çek Cumhuriyeti de yer alıyor.

Çek ekonomisin performansı dış talebe dayanıyor. 2014’te Euro bölgesinde yaşanan toparlanma ve iç talepteki artış, Çek ekonomisini pozitif yönde etkiledi. 2015 yılında ekonomide yüzde 5,3, 2016’da yüzde 2,6, 2017’de 4,29 büyüme gerçekleştiren ülkede, 2018’de yüzde 3,5 oranında artan GSYH’nin, 2019 yılında yüzde 3 oranında artarak 277 milyar dolar olması bekleniyor.

Hedef 5 milyar dolar ticaret hacmi

Türkiye-Çek Cumhuriyeti İlişkileri, Çekoslovakya’yla 1924’te diplomatik ilişkilerin kuruluşundan bugüne kadar, ülkenin Almanya işgali altında bulunduğu 1939-1945 dönemindeki kesinti ve takip eden Soğuk Savaş yıllarının durağanlığı bir yana bırakılırsa, daima dostane oldu. Çekoslovakya’nın demokrasiye geçtiği 1989’dan itibaren de iki ülkenin ilişkisi istikrarlı bir şekilde gelişti. Çekoslovakya’nın bölünmesinden sonra 1 Ocak 1993’te kurulan Çek Cumhuriyeti, Türkiye tarafından aynı gün tanındı. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecini destekleyen Çekya ile İkili ticaret hacmi 2018’de 3,651 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Hedef ise bu rakamın 5 milyar dolara ulaşması. Türkiye’nin Çek Cumhuriyeti’ne başlıca ihraç kalemlerini otomobiller, karayolu taşıtları için aksam ve parçalar, mücevherci eşyası ve aksamı ve gıda müstahzarları oluşturuyor. Bu ülkeden ithal edilen ürünler ise otomobiller, karayolu taşıtları için aksam ve parçalar, santrifüjler, canlı büyükbaş hayvanlar, otomatik bilgi işlem makineleri olarak öne çıkıyor. Enerji, iki ülkenin yatırım ilişkilerinde lokomotif görevi üstleniyor. Çek firmaları ağırlıklı olarak Türkiye’de enerji sektörüne ilgi gösteriyor ve yatırımlarını bu alanda yoğunlaştırıyor. Ayrıca ilaç sektöründe faaliyet gösteren Çek firmaları da bulunuyor.

Doğası ve tarihi mekânlarıyla turistlerin tercihi

Doğal ve tarihi güzellikleriyle baş döndürücü bir gezi vaat eden Çekya, pek çok turistin tam da bu nedenle tercih sebebi. Doğaseverler için tam bir cennet olan Çek Cumhuriyeti’nde ormanlar, nehirler ve dağların yanı sıra, koruma altına alınmış 25 peyzaj alanı ve dört milli park yer alıyor. Turizmin büyük bir önem taşıdığı ülkede, ziyarete açık UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiş 12 anıt ve yüzyıllar önce inşa edilmiş binalar, kuleler, köprüler ve kaleler mevcut.

2004’te Avrupa Birliği üyesi olan ülkenin başkenti Prag, tarih kokan bir şehir olmasının yanında, kelimenin tam anlamıyla canlı bir tarihi şehir. Bu nedenle bir turizm üssü de olan Prag; Prag Kalesi, köprüleri, meydanları, katedralleri ve temiz havası, tüm dünyadan turistler için cazibe noktası olarak ön plana çıkıyor.

Kuklalar ve kukla sergileri, çocuklar ve yetişkinler için oldukça popüler ve her yıl ülke çapında kukla festivalleri organize ediliyor. Prag’daki kukla müzesinde her gün çeşitli şovlar sahneleniyor ve dünyanın en büyük kukla koleksiyonu yine burada yer alıyor.

Tüm şehirleri bir açık hava müzesini andıran Çekya, bunu iyi korunmasına ve kimliğini sürdürebilmesine borçlu.

Küresel Barış Endeksi’nde 7’inci

Prag’ın yanı sıra Pilsen, Brno, Ostrava da ülkenin diğer büyük şehirleri olmalarının yanında, ekonomiye katkı sunan ve turistlerin ilgisini cezbeden şehirler olarak ön plana çıkıyor. Oldukça güvenli ve suç oranının düşük olduğu ülke, Nitekim, 2018 yılı Küresel Barış Endeksi’ne göre de 7’inci sırada yer alıyor.

Prag’da mimar Frank Gehry tarafından tasarlanmış ve ünlü dans partnerleri Fred Astaire ile Ginger Rogers’a saygı olarak ‘Dans Eden Ev’ takma adıyla anılan bir mimari harikası bulunuyor. UNESCO Dünya Mirası listesinde olan Krumlov Kalesi, ülkenin en popüler ikinci turistik yeri ve kaleye giriş, nisan ayının ilk haftasından kasım ayına kadar devam ediyor. Ana uluslararası havalimanı Václava Havla olan Çek Cumhuriyeti’nin benzer hizmet sunan 6 havalimanı daha var. Ülkedeki toplam havalimanı sayısı ise 46.

Çekler, birçok alanda önemli icatların mucidi

Çekler, birçok faydalı icadın sahibi. İlk topraklanmış paratoner, modern pusula, gemi pervanesi, fotogravür, küp şeker, ark lambası, plastik patlayıcı semtez ve yumuşak kontakt lens, Çek mucitlerin keşfi.

Bu mucitlerin şüphesiz en önemlileri olan Profesör Frantsek Burian ve Arnold Jirásek,  1’inci Dünya Savaşı’nda, vücudu yanan askerlere yardım etmek için plastik cerrahiyi ilk bulan kişiler olarak tarihe geçtiler. Genetik bilimci Gregor Mendel, Poster sanatının en önemli ismi ressam Alphonse Mucha, yazar Franz Kafka, artı ünlü tenisçiler Martina Navratilova ve Ivan Lendl Çeklerin dünya çapında gurur kaynağı isimler olarak tarih sahnesinde yerlerini koruyor.

AB üyesi Çekya’ya sektör ihracatı düşük

Çekya, ağaç işleme makineleri alanında toplam ithalatı 2016’da 69 milyon 481 bin dolarken, bu rakam 2017’de 78 milyon 932 bine, 2018’de ise 104 milyon 990 bin dolara yükseldi. Türkiye’nin Çekya’ya ağaç işleme makineleri ihracatı ise 2016’da 27 bin dolar, 2017’de 71 bin dolar, 2018’de ise 8 bin dolar olarak gerçekleşti. Bu sektörde ciddi oranda bir ithalat gerçekleştiren Çekya’nın Türkiye’den çok düşük oranda ithalat yaptığı gözlenirken, bu düşük olan mevcut ihracatın 2018’de bitme noktasına geldiği görülüyor. Çekya’nın toplam ağaç işleme makineleri ihracatındaki en önemli kalem ‘çeşitli makina işlemlerini bu İşlemler arasında alet değiştirmeden yapan makinalar’ olurken, bu ürün grubunu ‘testere makinaları’, ‘yarma, dilme veya soyarak yaprak halinde açma makineleri’ ve ‘planya, freze veya keserek kalıplama makineleri’ takip ediyor. Burada, Avrupa Birliği üyesi olan ülkenin ağaç işleme makineleri sektörü ithalatında Avrupa’ya ağırlık verdiğini söylemek mümkün.