Sektörün Sesi

Dışarıdan aldığımız makinelere teşvik istiyoruz’

Dışarıdan aldığımız makinelere teşvik istiyoruz’

Testere üretimi alanında Türkiye’deki 6 firmadan biri olan Adaçam Makina’nın Genel Müdürü Hasan Korlar,  “Kullandığımız makinelerin en kalitelileri Avrupa’da üretiliyor. Hükümet sadece yerli makinede teşvik veriyor. Dışarıdan aldığımız makineler için de teşvik istiyoruz” dedi.

Sakarya’nın Arifiye ilçesinde 2012 yılından bu yana testere üretimi gerçekleştiren ve bu alanda Türkiye’deki 5-6 firmadan biri olan Adaçam Makina Genel Müdürü Hasan Korlar, ağaç işleme makinesi sektörünün en önemli sorunlarının kalifiye eleman sıkıntısı olduğunu söyledi. Meslek liselerinde bileme ustası bölümü bulunmadığını belirten Korlar, testereleri bileyecek kalifiye eleman bulunmadığı için uzun süreli kullanılamadığını, bunun da ekonomiye zararı olduğunu dile getirdi. Meslek liselerinde bileme ustası bölümü açılması gerektiğini ifade eden Hasan Korlar, herkesin atasından gördüğü şekliyle bu işi yaptığını, ancak bu konuda bir bilgi kirliliği olduğunu kaydetti. 

Ham maddeyi dışarıdan aldıklarını anlatan Korlar, “Bu maddeler Türkiye’de üretilemiyor, bu konuda yetersiziz.. Ben Almanya’daki fabrikaları da gezdim, gördüm. O teknoloji Türkiye’de yok. Geniş bir teknolojileri var. Çin’in teknolojik bakımdan yeterli olmasına rağmen testerelik çeliği üretmekte zorlanıyor olması, Avrupa’nın bu teknolojide çok ileride olduğunu gösteriyor. Kullandığımız makinelerin en kalitelileri Avrupa’da üretiliyor. Hükümet sadece yerli makinede teşvik veriyor. Dışarıdan aldığımız makineler için de teşvik istiyoruz” diye konuştu. 

Adaçam Makine Genel Müdürü Hasan Korlar ile üretimlerini, iç pazarı, Türkiye ekonomisini ve beklentilerini konuştuk.

Firmanızı kısaca tanıtabilir misiniz?

Adaçam Makina, Coşkun Korlar ve Hasan Korlar tarafından 2012 yılında aile şirketi olarak kuruldu. Coşkun Korlar 4 yıl önce aramızdan ayrıldı. Firmamızda şu anda 12 kişi istihdam ediliyor ve yerli piyasanın yanı sıra, yurtdışı pazarlara da açılıyoruz.  

Ürünlerinizden bahseder misiniz?

Mobilya ve ahşap sektöründe paletçilerin, kerestecilerin kullandığı kesici takımları ve testereleri üretiyoruz. Üretimimizde her ağaç türüne uygun testere ve diş modeli var. Kesim kalitesini artırmak için isteğe göre uçlarına stellit de yapıyoruz. Biz makine üretmiyoruz, ahşap sektöründe kullanılan makinaların kesici takımlarını üretiyoruz.  Bunları Almanya’dan yarı mamul olarak alıp burada kendimiz diş açıyoruz. Stellit isteyenlere, sitellit yapıyoruz. Şerit testere, daire testere ve stellitli testereler üretiyoruz.

Neden ham maddeyi ithal ediyorsunuz?

Ham maddeyi Almanya’dan ithal ediyoruz. Dünyaca ünlü çelik üreticisi Bilstein grubuna bağlı Hugo Vogelsang ve Stahlwerk Unna firmalarından yarı mamul almaktayız. Ayrıca markalaşmaya da giderek, ürünlerimiz için Hugo ve Class olarak patent aldık ve bu şekilde piyasaya sürmekteyiz. Bu markalar, kullanılan hammaddelere göre ayrılıyor. Bazısı yumuşak ağaçta, bazısı sert ağaçta kullanılıyor. Sert ağaçlarda ufak diş, yumuşak ağaçlarda da geniş dişi tercih ediyoruz. Her ağaca uygun diş modellerimiz var. 

Yılda ne kadar üretim yapıyorsunuz? Yıllık cironuz nedir?

100-150 ton arasında ithalatımız var, yarı mamul olarak ham mamulü Almanya’dan temin ediyoruz. Daha sonra fabrikamızda üretip satıyoruz. İç pazarın yanı sıra,  Azerbaycan, Gürcistan, Ukrayna, Bulgaristan gibi ülkelere de ihracat yapıyoruz.  Üretimimizin yüzde 5’i ihracat. Daha çok iç pazara yönelik çalışıyoruz. Ama ihracata da yavaş yavaş yönelmeye başladık. Yıllık ciromuz da 5-6 milyon TL civarında.

‘Müşteri ilişkilerimiz sayesinde iç pazardan memnunuz’

İç pazar sizi tatmin ediyor mu peki?

Biz iç pazardan çok memnunuz. Zaten sektörde fazla firma yok bu alanda, 5-6 firma var. Rakiplerimizin tamamı da İstanbul’da. Biz  perakendede biraz güçlüyüz. Müşteriyi sürekli ziyaret ediyoruz. Türkiye çapında gitmediğimiz bölge yok. Türkiye’de 81 ilin 70’inde müşterilerimiz var.

Türkiye ekonomisini ve size etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ağız alışkanlığı, herkes işler kötü diyor; ama bizim işlerimiz her gün artıyor. Satış problemimiz yok. Bunun da nedeni müşteri ilişkileri ve kaliteden taviz vermeme. Pazara inerseniz, müşteriye hizmet verirseniz, onların sıkıntılarını dinlerseniz kalplerine yerleşirsiniz. Pazarlama müdürümüz sürekli müşteri ziyaretinde ve talepleri dinliyor. Müşteriye ürün satmaya değil, müşteri ile dost olmaya gidiyor. Onun da dönüşü olumlu oluyor.

Avrupa’da Türk makinelerinin kaliteli olduğu ama fiyatının daha düşük olduğu algısı var. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Makine anlamında kaliteli üretim yapılıyor. Her ne kadar Avrupa’yı tam yakalayamasak da kaliteli firmalarımız var. Yalnız, Uzakdoğu’dan gelenler fuarlarda fiyatları kırıyorlar. Böyle de bir durum var.

Önümüzdeki dönem için hedefleriniz neler? 

Yenilikleri takip ediyoruz. Sektör, daha kaliteli ürün üretebilmek için stellite biraz daha ağırlık verdi. Testerelerin ucuna elmas takıyoruz, üretim kalitesi daha iyi olsun diye. Elmaslı ürünleri tercih ediyorlar şu anda.

Sektörün çatı kuruluşu AİMSAD’ın faaliyetlerini nasıl buluyorsunuz? Talepleriniz var mı?

AİMSAD’ın Türkiye’yi, sektörü ve firmaları tanıtımda daha da çaba sarf etmesini arzu ediyoruz. Özellikle yurt dışı fuarlar ve sektör temsilcileriyle karşılıklı ikili ilişkiler sağlanması konusunda çaba göstermesi temennimizdir. Üyeler arasında samimiyetin ve karşılıklı ticaretin gelişmesi için daha sık toplantılar ve seminerler yapılmalıdır. Üyelere sağlanan fuar yerleri iskontoları, hastane, kargo gibi diğer alanlarda da üyelere avantaj sağlayacak indirimler sağlanması konusunda çalışma yapılmalıdır.

‘Bileme ustası yetişmiyor, okullarda bölüm açılmalı’

Sektör olarak sorunlarınız ve beklentileriniz nelerdir?

Sektörde kalifiye eleman sıkıntısı hat safhada. Verdiğimiz ürünleri kullananlar kullanmayı bilmiyorlar. Bileme ustası yetişmiyor. Çünkü testereler bilenerek kullanılıyor. Sektörde yeterince kalifiye eleman yok. Bu yüzden, verdiğimiz ürünler uzun süreli kullanılamıyor. Bu milli servet, yurt dışına para gidiyor sürekli. Daha uzun süreli kullansalar, dönüşüm olsa, tekrar biz uç taksak, ekonomiye katkı sağlanmış olur. Çünkü gerçekten bilinçsizce bir kullanım ve tüketim var testerede. Bunun okulu yok, şerit testere bileme olarak. Bölümü yok. Herkes, atasından gördüğü şekliyle devam ediyor. Biz bu alanda okullarda bölüm açılmasını talep ediyoruz. Gerçi kim ders verecek, onu da bilmiyoruz. Çünkü mesela katalog çalışması yapıyoruz şu anda. Faydalı bilgiler koymak istiyoruz ama doğru bilgiye de ulaşamıyoruz. Bilgi kirliliği ve boşluğu var. Herkesin bir ustası var ama ne kadar doğru yapıyorlar o tartışılabilir.

Kullandığımız makinelerin en kalitelileri Avrupa’da üretiliyor. Hükümet sadece yerli makinede teşvik veriyor, destek veriyor. Biz bunlardan yararlanamıyoruz. Sektörde üretilen yerli makineler bizim taleplerimizi karşılamıyor. Dışarıdan aldığımız makineler için de teşvik istiyoruz. Bu teşvikler faizsiz olursa işimize gelir.

‘İyi bir bileme ustası 6 bin TL maaş alabilir’

Gençlerin, meslek lisesi öğrencilerinin maaşların düşük olması nedeniyle AVM’lerde daha kolay işleri tercih ettiği söyleniyor. Ne düşünüyorsunuz?

Çalışanlarımızda asgari ücret alan yok.  AVM’de hep asgari ücrette kalır. Burada kendini geliştirirse, yükselebilir. Bileme ustası 2000 dolar bile talep edebiliyor, yurt dışında. İyi bir bileme ustası, burada da 6 bin TL kazanabilir. Çünkü bileme ustası iyi olursa bir fabrikanın, testere tüketimi az olacak. Bir de üretimi aksamayacak. Şeritte bir kırılma, aksama, fabrikada bir durma olmayacak. Bunu göz önünde bulundurursak, iyi bir ustaya, iyi bir para veriyorlar.