İç Anadolu’da bir kültürel vaha: Eskişehir

aimsaddergisi-reklamalani

Açık hava müzesini andıran sokakları, Porsuk Çayı, tarihle bu günü iç içe en doğal haliyle barından yapısı, ülke ekonomisine katkıları ile Eskişehir hem keyifli bir gezi, hem ticaret, hem de yaşamak için tercih edilesi bir Anadolu kenti…

Eskişehir, İç Anadolu bölgesinin en farklı kenti desek, yanlış olmaz. Anadolu toprakları ortasındaki bu kent, insana Avrupa’da olduğu hissini veriyor. Tarihi, sanatı, şehir planı, kültürel hayatı ile Eskişehir, adının aksine Türkiye’nin şüphesiz en modern şehirlerinden…

Tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve izlerini her köşesinde taşıyan Eskişehir, Kurtuluş Savaşı’nda harabeye dönmesinin ardından Cumhuriyet’le birlikte bugünkü modern halini aldı. Selçukludan beri adı değişmeyen Eskişehir güçlü ekonomik yapısı, tarihi ve kültürel mekanlarının çokluğu, modernliği ve gelişmiş madenciliği ile Türkiye’nin her alanda kendini geliştirmiş bir kenti.

Türkiye’nin en kalabalık 25’inci şehri Eskişehir’in nüfusu, 2019 yılı TÜİK istatistiklerine göre 887 bin 475.

Ortasından Porsuk Çayı geçen şehir, içerisinde Osmangazi Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi’nin bulunması nedeniyle aynı zamanda bir öğrenci kenti. Türkiye’de Eskişehir ve Sivrihisar dolaylarında yetişen bir çoban köpeği olan akbaş da şehre ait önemli değerlerden biri. Sanat kurumları ve tesisleri ile kültür ve sanatta gelişmiş bir şehir olan Eskişehir’de, Anadolu Üniversitesi ve büyükşehir belediyesi bünyesinde iki adet senfoni orkestrası bulunuyor.

Ayrıca her yıl düzenlenen Uluslararası Eskişehir Festivali ile şehirde müzik, tiyatro, resim ve sinema dallarında sergiler ve gösteriler yapılıyor.

Adını tarihten, modernliğini Kurtuluş Savaşı’ndan aldı

Bugünkü Eskişehir, eski ve orta çağlarda Yunanca Dorylaion, Latince Dorylaeum ismi ile tanınan bir kentti. Arap kaynaklarında ise şehrin adı Darauliya, Adruliya ve Drusilya olarak geçiyor. Dorylaion, antik kaynaklarda önemli yolların kavşak noktasında kaplıcaları ile ünlü, ticaret ile zenginliğe kavuşmuş bir Frigya (Phrygia) şehri olarak geçiyor. Özellikle Bizans çağında önem kazanan kentte imparator Justinianos’un yazlık sarayının varlığından söz ediliyor. 19’uncu yüzyılda birçok gezgin ve bilim adamı, bölgeye yaptıkları gezilerin ve araştırmaların sonucunda, Eskişehir’in 3 kilometre kuzeydoğusunda, Porsuk Çayı’nın kuzeyinde yer alan, bugünkü adıyla Şarhöyük ören yerinin antik Dorylaion şehri olduğunu saptadılar. Burası 17 metre yüksekliğinde, 450 metre çapında Orta Anadolu’nun orta büyüklükteki höyüklerinden biri. Burada 1989 yılında itibaren Kültür Bakanlığı ve Anadolu Üniversitesi adına Prof. Dr. A. Muhibbe Darga başkanlığında bir ekip tarafından arkeolojik kazılara başlandı. Halen devam etmekte olan kazılarda, höyükte şimdilik Osmanlı Dönemi’nden ilk Tunç Çağı’na kadar geri giden sürekli bir yerleşmenin olduğu belirlendi. Dorylaion-Şarhöyük, Bizans’ın Selçuklulara karşı korunmasında büyük rol oynadı, ancak 1176’da Selçuklu Sultanı II. Kılıçaslan’ın Bizans İmparatoru Manuel Komnenos’u mağlup etmesinden sonra Selçukluların egemenliği altına girdi. Bundan sonra uzun bir zaman yıkık ve terkedilmiş olan Dorylaion-Şarhöyük’ün yakınında, harabenin güneyinde yeni bir yerleşme kuruldu. Dorylaion harabelerine Eskişehir adı verildi ve bu ad, günümüze uzandı. Kurtuluş Savaşı’nın 5 önemli meydan muharebesinin 3’ü Eskişehir’de geçti. Atatürk’ün önderliğindeki TBMM, galibiyetlerin ilkini 1’inci İnönü Savaşı ile Eskişehir topraklarında kazandı; fakat kent, Kurtuluş Savaşı’nın kilit noktalarından birini oluşturduğundan, savaşta maddi-manevi çok yıprandı. Atatürk, kentin zafer kazanılmasındaki katkıları nedeniyle kentin imarıyla yakından ilgilendi ve Cumhuriyet döneminde yapılan yatırımlarla kısa zamanda modern bir kent yaratılmaya çalışıldı. Eskişehir 2013 yılında Türk Dünyası Kültür Başkenti ve UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Başkentliği unvanlarını taşıyor.

İhracatında makine imalat sanayi zirvede

Sosyo-ekonomik gelişmişlik açısından Türkiye’nin en önemli şehirlerinden birisi olan Eskişehir, ekonomisi ile de ön plana çıkıyor. Eskişehir ekonomisinin yüzde 54’ünü hizmet, yüzde 39’unu sanayi ve yüzde 7’sini ise tarım sektörü oluşturuyor. Eskişehir sanayi işletmelerinin sektörel dağılımı incelendiğinde, ilk sırada yüzde 13,37 ile makine ekipmanlar, ikinci sırada yüzde 12,89 ile gıda ürünleri ve üçüncü sırada ise yüzde 11,33 ile metal ürünleri sektörü yer alıyor. Ulusal üretimde Eskişehir’in payına bakıldığındaysa uçak motoru, dizel lokomotif ve kompresörün tamamını bu kent üretiyor. Türkiye’deki boraks, kriko ve buzdolabının yarıdan fazlasını üreten kent, çamaşır kurutma makinelerinin de yüzde 50’sini üretiyor. 2018 yılı verilerine göre 1 milyar doların üzerinde ihracat yapan ve ülkemizde en fazla ihracat yapan ilk 20 ilden biri olan Eskişehir, son 5 yılda sürekli dış ticaret fazlası verdi. İhracatında yüzde 93 ile en yüksek payı imalat sektörü alıyor. Kayıtlı adresleri başka yerde olan veya Eskişehir dışındaki gümrükleri kullanan işletmelerin yapmış olduğu ihracatlar, resmi ihracat rakamlarına yansımıyor. Bu sebeple, resmi veriler Eskişehir Sanayi Odası’nın (ESO) ihracat rakamları ile farklılık gösteriyor. ESO verilerine göre Eskişehir, son 4 yılda 8 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirdi. Yine bu verilere göre, makine imalat sanayi yüzde 46,2 pay ile en fazla ihracat gerçekleştiren sektör oldu.

Tarihi Odunpazarı Bölgesi

Bursa, Ankara ve İstanbul gibi önemli şehirlerden hızlı tren ya da karayolu ile kısa sürede ulaşılabilen Eskişehir’de tarihi yapı, park gibi gezi noktalarının yanı sıra, üniversiteli öğrenci nüfusunun yoğunluğu nedeniyle birçok eğlence mekanı bulunuyor. Eskişehir’in adından da anlaşılacağı üzere çok sayıda tarihi mekanı bulunuyor. Bunların başında, en eski yerleşim bölgesi olan Odunpazarı geliyor. Bölgede gezip görebileceğiniz birçok tarihi konak, çeşme, müze var. Bu bölgede bulunan Tarihi Odunpazarı Evleri, Kurşunlu Camii ve Külliyesi, Eskişehir Balmumu Müzesi, Atlıhan El Sanatları Çarşısı, Şelale Park, Lületaşı Müzesi, Çağdaş Cam Sanatları Müzesi, Cumhuriyet Tarihi Müzesi ve Alaaddin Camii ile adeta bir açık hava müzesine giriş yapıyorsunuz. Bölgeyi dolaşmak, 1 gününüzü alabilir. Bölgenin en dikkat çeken bölümü ise elbette Tarihi Odunpazarı Evleri. Şehrin en eski evlerinden olan yapılar, geleneksel Osmanlı sivil mimarisinin güzel örneklerinden.

Porsuk Çayı ve Adalar

Sakarya Irmağı’nın en uzun kolu olan Porsuk Çayı, Eskişehir’in içinden, aslında birçok noktasından geçiyor. Bunlar içerisinde en ünlü olanı, yerli halk tarafından Adalar olarak adlandırılan bölge. Porsuk Çayı çevresinde birçok kafe ve restoran var. Burada bahar ve yaz aylarında gondol ve bot turları düzenleniyor. 

Sazova Bilim Sanat ve Kültür Parkı

Son yıllarda Eskişehir’de inşa edilen parkların en ünlüsü Sazova Parkı. Eskişehir-Kütahya yolu üzerinde yer alan park, özellikle çocuklu ailelerin keyifli vakit geçirebilecekleri büyük bir alan. Masal Şatosu, Korsan Gemisi, Eskişehir Hayvanat Bahçesi, ETİ Sualtı Dünyası, Japon Bahçesi, Sabancı Uzay Evi, Bilim Kültür Merkezi, Türk dünyasında öneme sahip 32 serin minyatürlerinin yer aldığı Esminyatürk gibi birçok önemli nokta, bu parkta yer alan önemli bölümlerden. Buradaki tüm mekanları gezmek istiyorsanız, 1 tam gününüzü ayırmanız gerekiyor.

Kurşunlu Camii ve Külliyesi

Odunpazarı bölgesinde yer alan Kurşunlu Camii, Eskişehir’in tarihi ve önemli dini yapılarından biri. Çoban Mustafa Paşa tarafından 1525 yılında yaptırılan külliyenin cami kısmı, halen şehrin önemli dini yapılarından. Külliyenin diğer bölümleri Lületaşı Müzesi, El Sanatları Çarşısı, Osman Yaşar Tanaçan Fotoğraf Müzesi ve Sıcak Cam Üfleme Atölyesi olarak hizmet veriyor.

Atlıhan El Sanatları Çarşısı

Odunpazarı Bölgesi’nde yer alan Atlıhan El Sanatları Çarşısı, şehrin bir diğer tarihi ve turistik noktası. İki katlı çarşıda, başta lületaşından yapılmış yöresel eşyalar olmak üzere, hediyelik birçok şey bulabilirsiniz.

Balmumu Heykeller Müzesi

Odunpazarı semtinde, tarihi evlerin birinde yer alan bu müzenin tam adı Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi. Müzede Yılmaz Büyükerşen ve öğrencilerinin yaptığı 200‘e yakın balmumu heykel sergileniyor.

Kentpark’da plaj keyfi!

Kenarından Porsuk Çayı geçen park, Türkiye çapında ünlü, çünkü içerisinde Türkiye’nin ilk yapay plajı yer alıyor. Plaj ve burada yer alan havuzlar, özellikle havaların sıcak olduğu günlerde her yaştan ziyaretçinin yoğun ilgisi ile karşılaşıyor.

Eti Arkeoloji Müzesi

Bölge tarihi hakkında bilgi almak isterseniz Eti Arkeoloji Müzesi‘ni ziyaret edebilirsiniz. 1945 yılına dayana tarihi ile mekan, bölgenin en önemli müzelerinden.ETİ sponsorluğunda yenilenen müzede dijital uygulamalar da dikkat çekiyor.

Şelale Park

Eskişehir manzarasını doyasıya seyredebileceğiniz bu park, adını içerisinde yer alan yapay şelaleden alıyor. Çocuk ziyaretçilerin de keyifli vakit geçirebilecekleri çeşitli bölümlerin yer aldığı parkta yer alan kafede, Eskişehir’in yöresel lezzetlerinden çibörek başta olmak üzere çeşitli yiyecekleri bulabilirsiniz.

Taşbaşı Çarşısı

Taşbaşı, Eskişehir’de özellikle yerli halkın alışverişlerinde tercih ettiği yerlerden biri. Şehrin tam merkezinde yer alan bu çarşıda yer alan dükkanlar, klasik Anadolu çarşıları tarzında en fazla iki katlı yapılardan oluşuyor.Çarşı kuyumcular, aktarlar, kumaşçılar gibi çeşitli sokaklara ayrılmış durumda. Hamamyolu Caddesi, İki Eylül Caddesi, Reşadiye Camii gibi birçok önemli yer, bu çarşının çevresinde yer alıyor.

İki Eylül Caddesi

Eskişehir’i tam merkezinde yer alan ve araç trafiğine kapalı olan İki Eylül Caddesi, İstiklal Caddesi’ni andırıyor. İki önemli tramvay hattının kesişim noktası olan bu caddede restoranlar, çok katlı mağazalar ve çeşitli dükkanlar yer alıyor. Caddenin bir ucunda, Porsuk Çayı’nın da olduğu Adalar Bölgesi yer alıyor.

Alaaddin Camii

1267 yılında inşa edilen Alaaddin Camii, şehrin en tarihi ve önemli yapılarından. Anadolu’da az sayıdaki Anadolu Selçuklu eserleri arasında gösterilen bu yapı, seneler içinde orijinalliğini kaybetse de günümüzde halen yerli halk tarafından tercih edilen önemli bir cami. Cami, Eskişehir Arkeoloji Müzesi açılıncaya kadar 1944-1951 yılları arasında müze olarak kullanılıyordu.

Devrim Otomobili

Eskişehir’den bahsedip de Devrim otomobilinden bahsetmemek olmaz. Devrim Otomobili, Türkiye’nin ilk ve tek yerli otomobili. Türk sanayi ve teknoloji tarihinde çok büyük öneme sahip bu otomobilin hikayesi, bilindiği üzere maalesef hüzünlü. Günümüze kadar ulaşmayı başaran tek otomobil, günümüzde şehrin merkezinde, Porsuk Çayı‘nın hemen kenarında yer alan TÜLOMSAŞ fabrikasının ilerisinde özel bir müzede sergileniyor. Fabrikadaki görevliler eşliğinde bu alanı ziyaret edebilirsiniz.

Eskişehir’den ne alınır?

Eskişehir gerek yemek kültürü, gerek tarihi, gerekse de madenleri sayesinde, pek çok hediyelik eşya seçeneği sunuyor. Buradan pipo, sigara ağızlığı, tespih, biblo gibi lületaşından ürünler, cam süs eşyaları, met helva, nuga helva, sorkun çömleği veya leblebi kurabiyesi alarak dönmenizi tavsiye ederiz.

Eskişehir’de nerede kalınır?

Eskişehir’de otellerin birçoğu tren istasyonuna yakın olan Üniversite Bulvarı ve İsmet İnönü I. caddelerinde bulunuyor. Şehrin birçok gezi noktasının yer aldığı Odunpazarı’ndaki butik otellerde konaklamak da keyifli olabilir. Eğer Eskişehir’e arabanız ile gelecekseniz ve gelmişken termal su ve spa gibi imkanların bulunduğu lüks bir tesiste konaklamak isterseniz Odunpazarı’nı tercih edebilirsiniz.

Eskişehir’de ne yenir?

Eskişehir’e gelip de bunları yemeden dönmeyin: Çibörek, balaban köfte, kuzu sorpa, met helva, göbete (Tatar böreği), yufkalı büryan, kıygaşa, cevizli haşhaşlı ekmek ve leblebi kurabiyesi.