İhracatçıların hedefi Çin pazarı

aimsaddergisi-reklamalani

Ege İhracatçı Birliklerince (EİB) Türkiye’nin ihracatı açısından büyük potansiyel taşıyan Çin pazarı ve sunduğu fırsatlar ile ilgili ihracatçıları bilgilendirmek amacıyla “Hedef Pazar: Çin” semineri düzenlendi. EİB Koordinatör Başkanı Jack Eskinazi, “Bizler Çin pazarında senelerdir olmamız gereken yerde maalesef olamadık” derken yaklaşık 18 milyar dolar dış ticaret açığı verdiğimizi belirtti.

EİB tarafından Türkiye’nin ihracatı açısından büyük potansiyel taşıyan Çin pazarının sunduğu fırsatlar ile ilgili ihracatçılara yönelik “Hedef Pazar: Çin” semineri gerçekleştirildi. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi’nin katılarak açılış konuşmalarını yapacağı seminerde; daha önce Pekin Ticaret Müşavirliği görevini yapan Mustafa İlker Özdem, Şanghay Ticaret Ataşesi olarak görev alan Aykut Aymelek’in yanı sıra, Çin Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen eğitim programlarına katılan EİB Şube Müdürü Can Karadeniz ile EİB personeli Şef Özlem Gökkan konuşmacı olarak yer aldı.

Çin’in, Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler sıralamasında 17. sırada olduğunu belirten Eskinazi, “Çin çok önemli bir potansiyele sahip. İhmal ettiğimiz bu pazarda yerimizi alabilmemiz için çalışmaların ilkine başladık. Bizler Çin pazarında senelerdir olmamız gereken yerde maalesef olamadık. 2018 yılında 2,9 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Aynı dönemde Ege İhracatçı Birlikleri üyelerinin Çin’e ihracatı ise; 295 milyon dolar oldu. Çin’den yaptığımız ithalatımız ise; 20,8 milyar dolar seviyesinde. Yaklaşık 18 milyar dolar dış ticaret açığı veriyoruz. Bu dış ticaret açığını kapatmak için Çin pazarına yoğunlaşmamız gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

Çalışmaları sıraladı

2019 yılını Ege İhracatçı Birlikleri olarak “Çin Yılı” ilan ettiklerini hatırlatan Eskinazi, şöyle devam etti:

“Birliklerimizce 3 yıldır yürütülen ‘Türk Gıda Ürünlerinin Japonya ve Güney Kore pazarlarında Tanıtılmasına Yönelik Turquality Projesi’ne 2019 yılında Çin’i eklemek istiyoruz. Bu amaçla, Ticaret Bakanlığına başvuruda bulunduk. Dünyanın en büyük ve alım gücü son yıllarda sürekli artan Çin pazarı ile ilgili pazar araştırması yaptırılması bir diğer projemiz. Çin Halk Cumhuriyeti bürokratlarının katılımıyla birliğimizde ‘Çin Ülke Günü’ organize edilmesini planlıyoruz. Ege İhracatçı Birlikleri olarak etkinliklerimizin daha sağlıklı şekilde yürütülmesi, daha etkin tanıtımlar yapılması ve daha iyi bağlantılar kurulabilmesi için Çin’de Türk Ticaret Merkezi gibi bir yapının içinde Ticaret Bakanlığı desteği ile ofis açmak düşüncemiz var. İçinde bulunduğumuz 2019 yılının ilk 6 ayında Çin’e yönelik iki ya da üç adet ticaret ve alım heyeti organize etmek istiyoruz. Sosyal medyanın en etkin iletişim kanallarından biri haline geldiği günümüzde Çince sosyal medya hesapları oluşturup bunları güncel bir şekilde kullanmak istiyoruz. 26-28 Eylül tarihlerinde Guangzhou/Çin’de düzenlenecek Food2China Expo Fuarı’na bir milli katılım organizasyonu düzenlemek için harekete geçtik. Çinliler biliyoruz ki, dünyayı gezmeyi, farklı lezzetleri denemeyi çok seviyorlar. Bu nedenle, Çinli davetlilerin katılımlarıyla ülkemizde gastronomi turu düzenlemek istiyoruz.”

Kiraz vurgusu

Ege Bölgesinin verimli topraklarında yetişen zeytin, zeytinyağı, yaş meyve sebze, kuru meyve, su ürünleri ve hayvansal mamuller, hububat, bakliyat, baharat ve birçok lezzetin Çinliler tarafından çok beğenileceğine inandıklarını dile getiren Eskinazi, Çin mutfağında önemli bir yere sahip olan kiraz ihracatı konusuna da özellikle eğileceklerini kaydetti.

“Hedef pazarı hedef eyalet olarak görün”

Daha önce Pekin Ticaret Müşavirliği görevini yapan Mustafa İlker Özdem de şunları söyledi:

“Çin çok büyük bir coğrafya ve nüfusa sahip. Bunu bir ülke olarak değil dev bir yapı olarak görebilirsiniz. Böyle dev bir coğrafyada eyalet eyalet bakmanızı tavsiye ederim. Hedef pazarı hedef eyalet olarak görmeniz gerekiyor. Çin, Şili’den vergisiz biçimde ciddi kiraz ithalatı yapıyor. Bizde gümrük vergisinin yüzde 10 seviyesinde olması sorun. Balık ve kiraz uzun süren bürokratik işlemlerden sonra Çin’e ihraç edilebilir hale gelmiştir. Halen süt ve süt ürünleri alabalık ve nar ürünleri için Çin’in teknik incelemeleri sürmektedir. Biz ihracatçılarımıza bazen anlatamıyoruz. Çin fakir ülke gibi bir yaklaşım var. Çin beklentilerinizin ötesinde zengin bir yer. Çin’de çok yer gördüm. Uluslararası kabulü olan paketlenmiş ton balığından meyve suyuna kadar birçok şeyi Çin’in en ücra köşesindeki markette görebilirsiniz.”

Şanghay Ticaret Ataşesi olarak görev alan Aykut Aymelek ise Çin’in çok büyük bir üretim ve dış ticaret ülkesi olduğunu, 2,26 trilyon dolar ihracatı ile dünyada birinci sırada bulunduğunu kaydetti. Aymelek, “Ama aynı zaman Amerika’dan sonra dünyanın en büyük mal alan ülkesi. Aynı zamanda mal alıp satmıyor. Aynı zamanda her gelir grubundan tüketici grubu var. İhracat açısından çok büyük potansiyel barındırıyor” diye konuştu.

Aymelek, Türkiye’den Çin’e ihracatı yasak olan ürünleri ise et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri ve kiraz hariç taze sebze ve meyve olarak sıraladı.