Ladin ve çam ormanları ile kaplı bir cennet: İsveç

aimsaddergisi-reklamalani

Yüzölçümünün yarısı ormanlarla kaplı, gür çam ve ladin ağaçlarına sahip İskandinav ülkesi İsveç, Avrupa’nın en büyük kereste üreticilerinden biri konumunda. İsveç, 2017’de yaptığı yaklaşık 67 milyon dolar ağaç işleme makinesi ithalatı ile Ağaç İşleme Makine ve Yan Sanayisi sektörü için önemli bir ihraç pazarı potansiyeli taşıyor.

İskandinav ülkesi İsveç, dünyanın en yüksek refah seviyesine sahip 6. ülkesi.Ülkenin resmi adı İsveç Krallığı. Resmi dili İsveççe olmakla birlikte nüfusunun yaklaşık yüzde 90’ı İngilizce konuşuyor.

140 kalesi, 1000 ortaçağ kilisesi, 28 milli parkı, 10 bin km‘lik bisiklet ve doğal yürüyüş yolu ile farklı zevklere sahip tüm turistlerin ilgisini çeken İsveç, yüzölçümü bakımından Avrupa’nın 5. büyük ülkesi durumunda.
Norveç ve Finlandiya ile sınırı bulunan ülkenin başkenti 14 adanın üzerine kurulmuş bulunan Stockholm. Ülkenin kuzeyinde son 100 yılda en düşük sıcaklık -53 derece olarak ölçülürken, güneyinde en yüksek sıcaklık +38 derece olarak ölçülmüş.

Coğrafi olarak neredeyse yüzde 50’si ormanlarla kaplı olan ve 97 bin 700 civarında irili ufaklı göle sahip olan bu doğa harikası ülkenin 2103 metre ile en yüksek noktası Kebnekaise zirvesi. Ülkenin kuzeyden güneye mesafesi 1574 kilometre, doğu batı aksında en geniş yeri 499 kilometre olarak hesaplanmış.

Avrupa Birliği üyesi bu küçük ülke, ulusal para birimi Kron’dan vazgeçmeyerek kendisini ekonomik olarak AB üyelerinden farklı yapılandırmış.NATO’ya üye olmayan demokratik bir ülke olarak anılan İsveç, bugüne kadar anayasal monarşi ile yönetildi.

Bu siyasi modelde, Kral’ın yetkileri tamamen törensel ve sembolik mahiyette ve devleti temsil ile sınırlandırılmış durumda.

Kral XVI. Carl Gustaf, 1973 yılından beri tahtta oturuyor. İsveç’te 14 Eylül 2014 tarihinde gerçekleştirilen genel seçim sonuçlarına göre Sosyal Demokrat İşçi Partisi yüzde 31,2, Ilımlı Parti yüzde 23,2, İsveç Demokratları ise yüzde 12,9 oranında oy aldılar. SDP ve Yeşiller Partisi’nden oluşan Hükümet, 3 Ekim 2014 tarihinde göreve başladı.

Aynı tarihte yapılan İsveç İl Meclisi ve Belediye Meclisi seçimlerinde koalisyonun büyük ortağı Sosyal Demokrat Parti yüzde 30’dan fazla oy toplayarak birinci parti oldu.

Hükümet kurulamazsa nisan’da erken seçim var. Ancak ülkede 9 Eylül 2018’de düzenlenen genel seçimlerin ardından partilerin hükümet kurma girişimi 4 kez başarısızlığa uğradı. Hükümet kurma girişimi son kez 16 Ocak’ta denenecek. Kurulacak herhangi bir koalisyon hükümeti güvenoyu alamadığı takdirde 21 Nisan 2019’da erken seçime gidilecek. Seçim sonuçlarına göre, sol blok 144, sağ blok 143 sandalye kazanmış, aşırı sağ ise 62 vekil çıkarmıştı.

Kıtanın en inovatif ekonomi ülkesi

1850 yılında Avrupa’nın kıyısında kalmış fakir bir tarım ülkesi konumundaki İsveç, 1970 yılında kişi başına düşen GSYİH bakımından dünyada üçüncü sıraya yükseldi. 1850-1970 döneminde dünyanın en hızlı büyüyen ve kalkınan ülkelerinin biri oldu. Yenilikçi ürünleri pazara sunma açısından İsveç, dünyada hatırı sayılır ülkelerden. Avrupa Komisyonu’nun açıkladığı Avrupa ülkelerinin yenilikçilik göstergelerine göre kıtanın en inovatif ekonomi ülkesi kabul ediliyor.

Ülke, başarılı bir sosyal refah ülkesi örneği sergiliyor. İsveç halkı 25 yıllık eğitim süresiyle dünyanın en uzun süre eğitim alan halkı. Lisede eğitim alan öğrencilere her ay 187 dolar para yardımı yapılıyor ve eğitim tamamen ücretsiz. İsveç’te doğum izni 480 gün ve babalar da bunun 60 gününü kullanabiliyor. Ülkedeki yükseköğrenim görmüş yetişkin oranı yüzde 87. Başkent Stockholm’un nüfusunun yaklaşık üçte biri ise göçmenlerden oluşuyor. Nüfus artış hızının çok düşük olması nedeniyle İsveç Hükümeti çocuk yapmak için aileleri teşvik ediyor.

Fakat ülkede yeterince çalışan nüfus bulunmaması, ekonominin sürdürülebilirliği konusunda risk yaratıyor. Yeterli sayıda çalışan nüfus olmaması halinde devlet hizmetlerinin aksayacağı ve işçi masraflarının artacağı belirtilirken, ortaya çıkan durumun İsveç’in bir sonraki hükümeti için en büyük sorunu teşkil edeceği kaydediliyor.

Bloomberg’de Amanda Bilner imzası ile yayınlanan bir araştırma-analiz yazısında ülkenin iş gücü nüfusunun 2025 yılına kadar yalnızca 207 bin kişi büyüyeceği,sistemin sürdürülebilmesi için bu rakamın çok daha yüksek olması gerektiği aktarılıyor.

Araştırmaya göre, ülkedeki iş gücü 2007 ila 2017 arasında 488 bin kişilik bir artış gösterdi ve bunun üçte biri kamu sektöründe istihdam edildi. Ülke nüfusunun önümüzdeki on yılda yüzde 10 büyüme göstererek 11 milyona ulaşması öngörülüyor.

Ekonominin hızlı büyümesinden dolayı İsveç’in gündeminde finansal sıkıntılar da bulunuyor. Bütçe fazlasına sahip olan ve kamu borçlarını 1977’den bu yana en düşük seviyelere çeken ülkede artık büyüme artmıyor. Hükümet okullar, hastaneler ve yaşlı bakım evleri gibi pek çok hizmeti işleten yerel yönetimlere sadece 580 milyon dolarlık ödeme çıkacağını duyurdu.

Dünyada bio-yakıta geçen ilk ülke

İsveç, dünyada petrolü bırakıp bio-yakıta geçme kararı alan ve uygulamaya başlayan ilk ülke. Ülke aynı zamanda çöpünü çöpe atmayan geri dönüşüm kralı olarak da anılıyor. Geri dönüşüme verdiği önem sayesinde, yılda sadece ortalama 461 kilogramlık işe yaramaz çöp üretiyor. Bu oran, 500 kilogram olarak belirlenmiş Avrupa ortalamasının gerisinde.

Fakat İsveç’in çevreyi koruma konusundaki bu hassasiyeti, beraberinde beklenmedik bir sıkıntıyı da ortaya çıkardı. İsveç’te çöplerin yakılması ve çıkan buharın türbinlere yönlendirilmesi yöntemiyle elektrik üreten 32 özel elektrik üretim tesisi, yakmak için yeterli çöp bulamamaya başladı. İsveç bundan dolayı İngiltere, İtalya, Norveç ve İrlanda gibi ülkelerden çöp ithal ederek enerji ihtiyacını karşılamaya çalışmaktadır.

Türkiye ile ticari ilişkiler

İsveç ile siyasi ilişkilerimizin resmi tarihinin 17. yüzyıl başlarına dayandığı söylenebilir. 1709’da Rusya ile savaşındaki mağlubiyetinin ardından Osmanlı İmparatorluğu’na sığınan XII. Karl (Demirbaş Şarl) ve ordusu, beş yıl boyunca ülkesini Osmanlı topraklarından idare etmiş.

İsveç ile Osmanlı İmparatorluğu döneminde 1737’de Ticaret Anlaşması ve 1739’da da “Barış, Birlik ve Dostluk İttifakı” imzalandı, ilişkilerimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ardından 31 Mayıs 1924 yılında imzalanan Dostluk Anlaşması ile kesintisiz ve gelişerek devam etti.

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk temsilcisi 1923-1926 yılları arasında Stockholm’de Maslahatgüzar sıfatıyla bulunan Laik Mukbil Bey’dir. O tarihten bugüne kadar Stockholm’deki Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği aralıksız faaliyet gösteriyor.

Türkiye ile İsveç arasındaki ilişkiler olumlu seyrediyor. AB dış politikasına somut katkı sağlayan üyeler arasında ilk sıralarda gelen İsveç, bu çerçevede AB üyelik sürecimize destek veren ülkeler arasında bulunuyor.

Ticari ilişkiler konusunda ise, 2017 yılında ihracatımız 1 milyar 415 milyon dolar, ithalatımız 1 milyar 777 milyon dolar ve ikili ticaret hacmimiz 3 milyar 192 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu rakamlar 2016 yılına göre ihracatımızda yüzde 16,4, ithalatımızda yüzde 20,2’lik olmak üzere ikili ticaretimizde de yüzde 18,4’lük bir artışa işaret ediyor.

Başlıca ihraç ürünleri tekstil ve hazır giyim ürünleri (ülkemiz tekstil ürünleri bakımından İsveç’in üçüncü tedarikçisi konumundadır), kara ulaşım araçları (motorlu taşıtlar ile aksam ve parçaları), elektrikli makina ve cihazlar olurken, başlıca ithal ürünleri, demir-çelik ürünleri, metal cevherleri, kağıt-karton, karton esaslı mamuller, sanayi makina ve cihazlar, plastikler ve mamulleri olarak sıralanıyor.


21 Aralık 2017 tarihi itibariyle ülkemizde 399 adet İsveç sermayesine sahip şirket ve 10 adet temsilcilik ofisi/irtibat bürosu faaliyet gösteriyor.
2002-2017 yılları arasında İsveç sermayeli firmaların ülkemizdeki yatırım miktarı 300 milyon dolar, aynı dönemde Türk firmalarının İsveç’teki yatırımları da 99 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye ile ticaret antlaşması var

İsveç, dış ticaretini AB ve DTÖ üyeliğinden kaynaklanan kurallara göre şekillendiriyor. AB’nin 28 üye ülkeleri arasında malların ticaretinde gümrük tarifesi bulunmuyor. Bu ülkeler arasındaki ticarette tarife dışı kısıtlamalar kalkmış durumda. İsveç için önemli bir diğer husus da, Avrupa Serbest Ticaret Birliği ve AB üye ülkeleri arasında 1 Ocak 1994’te yapılan anlaşma ile Avrupa Ekonomik Alanı kapsamında, AB üyesi olmayan Norveç, İzlanda ve Lihtenştayn ile de tek pazar oluşturuldu. Buna ek olarak AB üye ülkesi olması nedeniyle İsveç’in Türkiye ile gümrük birliği anlaşması da bulunuyor. 2017 yılında ülkemizi ziyaret eden İsveçli turist sayısı da 289 bin 134 kişi olarak belirlenmiş.

Ayrıca, dünyanın en eski üniversitelerinden olan, 1477 yılında kurulmuş Uppsala Üniversitesi’ndeki Türkoloji Bölümü yaklaşık 170 yıllık bir tarihe sahip. İsveç’te yaşayan yaklaşık 115 bin kişilik Türk toplumu ülkedeki en büyük göçmen gruplardan biri olarak ön plana çıkmakta olup, ikili ilişkilerimizin önemli bir unsurunu teşkil ediyor. İsveç Parlamentosunda, Türkiye kökenli 8 milletvekili bulunuyor.

Başlıca ticaret ortakları: Almanya, Norveç, ABD, Danimarka
Başlıca ihracat kalemleri: Elektrikli makine ve cihazlar, motorlu taşıtlar, kağıt mamulleri, demir ve çelik mamulleri, kimyasallar
Başlıca ithalat kalemleri: Petrol ve petrol ürünleri, kimyasallar, motorlu taşıtlar, gıda maddeleri, tekstil ve hazır giyim ürünleri.

Sektör İsveç’in ithalat pastasından daha büyük pay alabilir

İsveç coğrafi yapısı dolayısıyla yüzölçümünün yarısı ormanlık alana sahip bir ülke. Bu da İsveç’i Avrupa’nın en önemli kereste üreticilerinden biri haline getiriyor. Ağaç İşleme Makine ve Yan Sanayisi sektörü için İsveç önemli bir ihraç pazarı potansiyeli taşıyor.Ülkenin 2017 yılında ağaç işleme makine ve yan sanayisi konusunda toplam ithalatı 66 milyon 753 bin dolar seviyesinde bulunuyor. İsveç bu alanda en büyük ithalatı testere makinaları konusunda gerçekleştiriyor. 2017 yılında 29 milyon 553 bin dolarlık testere ithalatı gerçekleştiren İsveç’te, diğer önemli ithalat kalemi çeşitli makina işlemlerini alet değiştirmeden yapan makinalar konusu oluşturuyor. Sözkonusu makina grubunda İsveç’in 2017 yılı ithalatı 9 milyon 581 bin dolar seviyesinde bulunuyor.

66 milyon doları aşan ithalatın içinde Türkiye’den gelen makinaların payının 2017 yılında 50 bin dolar seviyesi ile sınırlı kalması, özellikle testereler grubunda Türk ihracatçıların alabileceği büyük yol olduğunu gösteriyor. Türkiye 2017 yılında İsveç’e büyük bölümü testereler olmak üzere 50 bin dolarlık ağaç işleme makineleri ihracatı gerçekleştirdi. Bir önceki yıla göre ihracat 5’e katlanırken, 2015 yılına göre de artış yüzde 38 seviyesinde gerçekleşti.