Sektörün Sesi

‘Makinemiz Avrupalı muadillerinden daha kaliteli’

‘Makinemiz Avrupalı muadillerinden daha kaliteli’

İzmir Torbalı’da bin 500 metrekarelik üretim tesisinde paletçilere yönelik makineler üreten Serhat Makina, ihracata odaklandı.

Türkiye’de Avrupa’ya göre bazı kalemlerde kat be kat daha kaliteli makineler üretildiğini söyleyen Serhat Makina Genel Müdürü Serhat Erpulat, “Bizim tomruk soyma makinemizin Avrupa’da, Amerika’daki muadilleri 55-70 kilovat enerji harcarken, bizim makinemiz 17 kilovat enerji harcayarak onların yaptığı işi yapabiliyor” dedi.  

1978 yılında, İstanbul’da bir torna atölyesi ile başlayan Serhat Makina, bugün İzmir Torbalı’da bin 500 metrekarelik üretim tesisinde devam ediyor. Daha önce gıda işleme makineleri üreten firmanın 2012 yılından beri ana üretim kalemi ağaç işleme makineleri. Tomruk soyma makinesinin yanı sıra, paletçilerin ihtiyaç duyduğu makineleri üreten Serhat Makina, iç pazardaki daralmanın etkilerini azaltmak için pek çok firma gibi ihracata odaklandı. Avrupalı ve Amerikalı muadillerinden daha kaliteli ve ucuz olduklarını söyleyen Serhat Makina Genel Müdürü Serhat Erpulat, “İhracat yapabilmek adına AİMSAD’a üye olduk. AİMSAD’ın sağladığı avantajlardan faydalanarak bu yıl WoodTech’e katıldık. İhracatın üretimimizdeki payı yüzde 5. Bu yıl yaptığımız atılımlarla, bu payı yüzde 10-20 gibi rakamlara çıkartmayı hedefliyoruz. Yakın olması dolayısıyla ilk hedefimiz Bulgaristan. Daha sonra Balkan ülkeleri ve Rusya” diye konuştu.

Serhat Erpulat ile firmanın hikayesini, ürünlerini, ekonomiyi ve hedeflerini konuştuk… 

Firmanızı kısaca tanıtır mısınız?

Babamın bıraktığı yerden devam ediyorum. Babam 1978 yılında torna atölyesi ile başladı. İlk açtığı dükkân İstanbul’daydı. Ondan sonra şartlar bizi İzmir’e, memleketimize geri gönderdi. Orada devam ettik. 2005 yılından beri ben devam ediyorum. 2012 yılından beri de ağaç işleme makineleri yapıyoruz. 2005-2012 arasında gıda işleme makineleri imalatı yapıyorduk. Daha sonra Torbalı’da tanıştığım Ayazlar Palet’in sahibi arkadaşım Tahsin Ayaz sayesinde bu sektörle haşır neşir olmaya başladık. Boylama makineleri, tomruk soyma makineleri ürettik, beraber projelerimiz oldu. 2012’den beri de ağaç işleme makineleriyle devam ediyoruz.

Bugün üretiminizin ne kadarını ağaç işleme makineleri oluşturuyor?   

Yüzde 90’ını. Artık gıdayı kapatacağım desem, yeridir. Harcamış olduğum bazı emekler var. Onları göz ardı edemiyorum.

‘Ahşap sektörü yeniliklere çok açık’

Neden ağaç işleme makinelerine yöneldiniz? 

Ahşap sektörü yeniliklere çok açık. Yaptığınız yeni bir şeyi hemen sindirebiliyorlar. Mesela ilk yaptığım, yeni bir makineyi o sene içerisinde 5-10 adet satabiliyordum. Gıda sektörü böyle değildi. Rakibiniz çok. Biraz da paslanmaz makineler yaptığınız için fiyatlar çok yüksek. O yüzden ahşap sektöründen gayet memnunuz.

Üretim tesisinizden bahseder misiniz?

Bizim 8 çalışanımız var. Bin 500 metrekare kapalı bir alanda çalışıyoruz. Kapasitemizle ilgili olarak şu makineden şu kadar yapıyorum, diyemem. Neyi bulursak, neyi yakalarsak, o günkü şartlar neyi gerektiriyorsa, onu üretiyoruz. Çok sıkıştığımız zaman fason imalatlar bile yapabiliyoruz.  Bizim büyük makinelerimiz var. Tomruk soyma makinesinden mesela yılda 7-8 adet üretebiliyoruz.  Daha alt kademe makinelerimiz var. Kalas boylama makinesi ve benzeri makinelerden de yılda 15-20 adet üretebiliyoruz.

Üretiminizde ihracatın payı nedir?

İhracat yapabilmek adına AİMSAD’a üye olduk. AİMSAD’ın sağladığı avantajlardan faydalanarak bu yıl WoodTech’e katıldık. İhracatın üretimimizdeki payı yüzde 5. Bu yıl yaptığımız atılımlarla, bu payı yüzde 10-20 gibi rakamlara çıkartmayı hedefliyoruz. AİMSAD’a üye olmak ve fuara katılmak bu atılımların ilk adımı.

İhracat için hedef pazarlarınız var mı?

Var. Yakın olması dolayısıyla ilk hedefimiz Bulgaristan. Nakliye, gidip gelmek daha rahat olduğu için. Daha sonra Balkan ülkeleri ve Rusya.

Makineleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Bizim makinelerimiz genel olarak palet imalatçılarına hitap ediyor. Sektöre giriş makinemiz de kalas boylama makinesi. Bu sektörde isim yaptığımız, tanınmaya başladığımız makine de bu makine. Bunun dışında paletçilerin ihtiyaçlarına göre çeşit çeşit makineler yapıyoruz. Kapak tarama makinesi,  bantlar, konveyörler… Bunun yanında yine Tahsin Ayaz’la birlikte bazı projelerimiz oluyor. Tomruk soyma makinesi ile beraber yürüttüğümüz projelerden biri.

 ‘İlla ki ihracat’

İç pazardaki daralmalarla ilgili ne düşünüyorsunuz? Sizin bununla ilgili ne gibi önlemleriniz var?

Çok büyük bir işletme değiliz. Bu nedenle bu tarz dalgalanmalar bir anda bizi etkilemiyor. Bazen krizi aşmak için fason işler yapıyoruz. Bunun dışında ihracattan başka yapabileceğimiz bir şey yok. İlla ki ihracat.

2020 için hedefleriniz nelerdir?

Üretim kapasitemizi artırmayı hedefliyoruz ama uçuk rakamları hedeflemiyoruz. Yüzde 5-10 daha büyüyebilirsek, bizim için yeterli.  8 çalışanımız var. 4-5 kişiye daha istihdam sağlayabilirsek, ne mutlu bize.

Türk makinelerinin kalitesini artırdığı ve Avrupa’da dikkat çektiği konuşuluyor. Sizin bu konuda düşünceniz nedir?

Kaliteli makineler yapıyoruz. İhracatta bizim de önümüzü açan büyük firmalarımız var. Onların yolundan gitmeye çalışıyoruz. Avrupa’dan bazı kalemlerde kat be kat daha kaliteli makinelerimiz olduğunu düşünüyorum. Örneğin; bizim tomruk soyma makinemizin Avrupa’da, Amerika’da muadilleri var. Oradakiler 55 kilovat, 70 kilovat enerji harcarken bizim makinemiz 17 kilovat enerji harcayarak onların yaptığı işi yapabiliyor.  Fakat biz o muadillerimize kıyasla çok ucuzuz. 

Bunu Türkiye şartlarına borçluyuz. Bizim imkanlarımız kısıtlı. Daha ucuz, daha az maliyetli, daha kaliteli şeyler üretmek zorundayız.