Sektörün Sesi

‘Sektör ucuz maliyete değil inovasyona odaklanmalı’

‘Sektör ucuz maliyete değil inovasyona odaklanmalı’

Üretiminde maliyete değil, fiyat-performans açısından en iyi ürüne odaklanan Saf Teknik’in Satış Uzmanı Abdurrahim Aktaş, “Fiyat-performans açısından en iyi ürünü ortaya çıkartıp daha yüksek karlılıkta satış yapmaya odaklanmaları ve karlılıklarını, inovatif ürün geliştirmeye harcamaları, firmalarımızı daha iyi bir konuma taşır” dedi.

Ağaç işleme makineleri sektörü, son yıllarda ivme kazanan, ayakta kalabilenlerin krizi fırsata çevirdiği, sıra dışı bir sektör.

Bursa’daki 1000 metrekarelik üretim tesisinde 5 yıldır mobilya ve metal sektöründe oluşan tozların emilmesi ve filtrelenmesi görevini üstlenen makineler üreten Saf Teknik, ürün gamına yeni kalemler eklemek için inovatif ürünler geliştirmeye devam ediyor.

Krizi fırsata çevirmeyi başaran firmalardan Saf Teknik Satış Uzmanı Abdurrahim Aktaş, genel olarak makine sektörünün en önemli sorunlardan birinin en ucuz imalatı yapmak olduğunu söyledi.  Bunun yerine, fiyat-performans açısından en iyi ürünü ortaya çıkartmanın önemine vurgu yapan Aktaş, “Bu şekilde daha yüksek karlılıkta satış yapmaya odaklanmaları ve bu yaptıkları karlılığı, inovatif ürün geliştirmeye harcamaları, bana kalırsa firmalarımızı daha iyi bir konuma taşır” dedi. 

İhracatta Avrupa pazarına odaklanan Saf Teknik olarak en büyük sıkıntıyı, Avrupa’ya ihracat yaparken sertifikasyon konusunda yaşadıklarını dile getiren Abdurrahim Aktaş, bu konuda eksikler olduğunu ve desteklere ihtiyaç olduğunu belirtti. Bazı sertifikaları almanın önemli olduğunu dile getiren Aktaş, testlerin ucuz olmadığını ifade etti.

Saf Teknik hakkında bilgi verebilir misiniz? 

Saf Teknik firması 2015 yılında kuruldu. Serdar Bey ve İsmail Bey birlikte kurdular. Toz toplama sektöründe faaliyet gösteriyoruz. 2019 yılı itibariyle negatif basınçlı ürünlerimizi çıkarttık. Bunların yurt dışı pazarlara satışına başladık.

Üretim tesisinizden bahseder misiniz?    

Üretimimiz Bursa’da yapılıyor. 20 çalışanımız var. 1000 metrekarelik bir tesis üzerine üretim yapıyoruz ama genişlemeye müsait bir alanımız var. Her geçen sene genişliyoruz. Ürünlerimiz mobilya ve metal sektöründe oluşan tozların emilmesi ve filtrelenmesi görevini yerine getiriyor.

Üretimin yüzde 50’si ihraç ediliyor

Üretiminizin ne kadarını ihraç ediyorsunuz? 

Bundan 2-3 yıl öncesine kadar iç piyasa ağırlıklı çalışıyorduk. İhracatın üretimimizdeki payı düşüktü. Şu anda ise daha çok yurt dışı ağırlıklı çalışıyoruz. Satışlarımızın yüzde 50’den fazlası bugün yurt dışına gerçekleştiriliyor. Avrupa bölgesine ihracat gerçekleştiriyoruz.

Avrupa dışında ihracatta hedef pazarlarınız var mı?

Amerika, Meksika pazarı var. Daha çok alım gücünün yüksek olduğu ülkelere çalışıyoruz. İngiltere. Avustralya gibi.

Bütün firmalar genellikle Ortadoğu pazarına odaklanıyor. Biz de bu pazarın dışında farklı pazarları, onların unuttuğu yerleri hedefledik. O ülkelere göre ürünler çıkartıyoruz ve pazarlamasına da yakında başlayacağız.

Makinelerinizin kalitesi hakkında ne söylersiniz?

Üretim konusunda mümkün olduğunca, kalite anlamında Türkiye standartlarının üzerinde üretim yapmaya çalışıyoruz. Ürünlerimizi sürekli elektronik olarak, mühendislik olarak geliştirmeye çalışıyoruz. Avrupa standartlarında makineler üretmeyi ve hatta Avrupa standartlarının üzerinde üretim gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.

‘Dünyada rekabetçi bir konumdayız’

Türk makinelerinin kalitesinin son yıllarda arttığı konuşuluyor. Siz ne düşünüyorsunuz?

Fiyat-performans açısından kesinlikle dünyada rekabetçi bir konumdayız. Kalite olarak hala yapmamız gereken çok şey var. Kesinlikle bir Çin değil Türk makineleri, bütün dünya bunun farkında. Türk makineleri ekonomik ürünler ve son 1-2 yıldır piyasalardaki likidite sıkışıklığından dolayı, daha da çok tercih edilmeye başlandı. Saf Teknik olarak bizim ürünlerimize gelecek olursak, Avrupa’daki muadillerimize kıyasla yarı yarıya daha uygun fiyatlıyız. Hatta bazı ürün gruplarında 4’te 1’i kadar daha uygun bizim makinelerimiz. Kalite anlamında Avrupalı muadillerimizle birebir aynı olmasak da çok yakınız.

Sizin firmanızı rakiplerinizden ayıran özellikleri nelerdir? 

Öncelikle, en büyük dezavantajımız ucuz olmamamız. Bu tabii diğer taraftan servis olarak müşterimize avantaj olarak dönüyor. Biz müşterilerimizi seçiyoruz. Fiyatlarımız biraz daha yüksek, ama karşılığını alıyorlar. Sorunsuz işleri kovalıyoruz. Karlılığımızı da ürün gruplarımıza yeni ürünler ekleyerek, sürdürüyoruz. Kendimizi geliştirmeye devam ediyoruz. Satış sonrası destek konusunda ve müşterilerimizle iletişimimiz konusunda iyiyiz.

Ucuz maliyete değil inovatif ürüne odaklanılmalı

Ağaç işleme makineleri sektörünün sorunları nelerdir?

Makine sektöründeki en önemli sorunlardan biri en ucuza odaklanmak, en ucuz imalatı yapmak. Maalesef, firmaların da böyle bir hedefinin olması. Onun yerine, en ucuz değil de fiyat-performans açısından en iyi ürünü ortaya çıkartıp daha yüksek karlılıkta satış yapmaya odaklanmaları ve bu yaptıkları karlılığı, inovatif ürün geliştirmeye harcamaları, bana kalırsa firmalarımızı daha iyi bir konuma taşır.

Bunun dışında, genel olarak en büyük sıkıntılarımızı, Avrupa’ya ihracat yaparken sertifikasyon konusunda yaşıyoruz. Bu konularda eksikler var. Destekler gerekiyor. Çünkü bazı sertifikaları almak önemli. Testleri yaptırmak ucuz değil.  Bunlar için destek olursa daha güzel olacağını düşünüyorum.

AİMSAD bizi güncel tutuyor, dijitalde desteğe ihtiyaç var

AİMSAD’ın faaliyetleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

AİMSAD’dan gayet memnunuz. Çalışmaları çok güzel, destekleri oluyor. E-postalarını takip ediyoruz, bizi güncel tutuyorlar. Dünyayla ilgili, dünyadaki ağaç işleme makineleri sektörüyle ilgili günceli bilmemizi sağlıyorlar. Aslında bu sektörün dünyadaki fotoğrafını bir nevi önümüze getiriyorlar. Biz de ona göre daha iyi pazarlama veya üretim kararları verebiliyoruz.

İnternet reklamları konusunda firmalara daha çok yardımcı olunabilir, diye düşünüyorum. Her firmanın seo hizmeti alması mümkün değil. Her firmanın internet reklamı yaptırması mümkün değil. Daha aktif, daha hızlı bir süreçten geçiyoruz. Dergi çıkarmak vs. bunlar güzel, ama daha hızlı bir şekilde müşterilere ulaşmak, yeni ürünleri aynı anda bütün dünyadaki müşterilere duyurabilmek adına seo, dijital reklamcılık üzerine daha çok yoğunlaşması gerektiğini düşünüyorum.